Sevgili okurlar,
Ülke gündemi malum!
Şu sıralar " FON Skandalı" ile yatıp, kalkıyoruz!
Bu konuda, "gerek iktidar ve gerekse muhalefet cenahından" açıklamalar geliyor..
Hani halk deyimi ile " tencere dibin kara, senin ki benden kara" misali, bir durum yansıtılıyor..
Bugüne kadar, "iktidar tarafındaki yolsuzlukları saymaya kalksak", ne işe yarar ki?
"Biz yaptık oldu, bitti" anlayışını temsil edenlerin, "utanmazlıklarını", bizzat haykıranları bilmiyor muyuz?
AK Parti içinde yer alan bir eski İstanbul milletvekili, (adı bende saklı)," AK Parti'yi para, kadın ve yolsuzluk, sorumsuzluk yıkacak ve güc zehirlenmesi" diyerek, "bir daha siyaset içinde olmayı düşünmediğini",
açıklamıştı..
Şöyle geriye dönüp baktığımızda, "yine iktidar partisi içinde yer alan, üç bakanın azledilmesi kadar, çok önemli metropollerin belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması üzerindeki sır perdesi" kalktı mı?
Yine, yakın zamana geldiğimizde, "iktidar partisi içinde ki kadın milletvekillerinin, adlarının yolsuzluklara karışmasını", kim, nasıl izah edecektir?

BALLLI FON?
Kısaca, yine halk deyimi ile "bal tutan parmağını yalıyor" söylemi, hafızalarımıza kazınmıyor mu!
Ya, nereden, nereye değil mi?

Sadece, "sanal ortama baksanız, durumu anlamanıza" yetişir!
Şu," FON krizinde götürülen paralar ile neler alınıp, alınamayacağını", meslektaşımız gazeteci, yazar Fatih Altaylı açıkladı..
Okumamış ve görmemişseniz, lütfen aktüalitenizi güncelleyiniz!
Demem o ki, "siyaset te, bir başka kavganın izleri, açık ve seçik" görülüyor..

İKTİDARDAN KİM GİTMEK İSTER?
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan cephesinde, "iktidardan gitmemek için yoğun bir gayret ve çalışma" var!
Haksız da, değiller!
Kim,"İktidardan gitmek", ister ki?
İşte, "Cumhur İttifakı ortağı MHP'nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, bu FON Krizi, pardon skandalı" ile ilgili olarak," hükümetin, pardon, kabinenin arkasındayız" demeyi ihmal etmedi.
Neden acaba?
Bu arada, " Terörsüz Türkiye " projesi, gündemden düştü değil mi?

Gerçi "TBMM"(Türkiye Büyük Millet Meclisi) açılıyor ya?
Bu sistemde, "işlevi", ne ki?

Ya,"FON Skandalı" ile ilgili, ne tür gelişmeler var?
Adı, "bu skandala karışan hanfendi, götürdüğü paraları" iade etti mi?
İstifa etti ya, yeterli mi bulunulundu?

Ya," diğer siyasiler için düzenlenen şafak operasyonlarına" neden başvurulmadı?
"Eşitlik vurgusu" unutuldu mu?
Bilinçli, bir koruma mı?
Kafalar, karışık değil mi?

OPERASYON MERSİN'E, BİRİLERİ TERSİNE?
Alın size, yeni bir haber?
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer gözaltında!
Malum operasyonlar sürüyor!
Konuyla ilgili olarak, "Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel", kameralar karşısına geçerek "önemli açıklamalarda" bulundu..
Özel, "Mersin operasyonu, asrın yolsuzluğunun üstünü örtmeye matuf bir girişimtir. Belediyelere yönelik sürdürülen operasyonların, ne hukuk ile ne demokrasi ile ne de insan hakları ile bağdaşdığını söylememiz mümkün değildir. Bunların ar damarları çatlamış, utanmaları kalmadı" diyerek, "seçilmişlerin arkasında olduklarını" belirterek, "siyasi operasyonlara karşı olduklarını ve yapılanları kınadıklarına" dikkat çekti.
Durumun, özeti bu!
"Siyaset arenası", gerçekten çok kirli!
Bu kirliliği, sandık paklar ya?

MEMLEKETİM SAKARYA!
Memleketim Sakarya, yoğun yağmur, sel baskınları ile gündeme geldi..
Gerçekten, yağışlar korkuttu!..
Ama, "Sapanca Gölü" için sevindik!
Sapanca Gölü'nün, "su seviyesinin artması, gelecek açısından korkuları" yok etti.
Fakat, "göl suyunu har vurup, harman savurur" gibi tüketmemeliyiz!
"Başta Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar olmak üzere, bazı ilçe belediye başkanlarını alanlarda, sele maruz kalan bölgelerde çizmelerini giymiş, yağmurluklarını kuşanmış ve kimi de şemsiye altında" gördük..

AFETLERE KARŞI!
Sakarya milletvekilleri, neredeydiler acaba?
"Bu afet bölgelerine uğrasalar, sele maruz kalan vatandaşları dinleseler, yılların ihmallerini görseler ve alınacak tedbirler için, hazırlanacak raporları takip için", iyi olmazmıydı?
"Sakarya Nehri, Mudurnu çayı ve Maden ve diğer dereleri ile Sakarya, bir sel afet bölgesi olduğu kadar, bir deprem" bölgesidir de!
Demek ki, "hem sele karşı, hem de deprem ve diğer afetlere karşı", hazırlıklı olmalıyız!

ÇÖZÜMSE MESELE YOK!
Bu hazırlıkları yapacak, adresler belli!..
Yapılacak iş, "sele maruz kalan bölgelerde, yapılacakların tez elden yapılması" ve bir daha ki sefere," çok yağmur yağdı" mazereti altına sığınılmamasıdır!..
"Yağmur suyu, pislikleri temizledi, yanlış, eksik hizmetleri.." açığa çıkardı

"Çizme giyip, yağmurluk kuşanmak, şemsiye altında alanda poz vermek, kepçe,kamyon göstermek.." çözüm değil!
Çözümse, mesele yok!
Büyük geçmiş olsun!
Ülkemizde bunlarda yaşanıyor vesselam!
Yusuf Cinal yazıyor, 3 Ekim 2026