Son 24 saattir gökyüzü âdeta kapaklarını kapattı, Sakarya’mız metrekareye yer yer 254,8 kilogramı bulan inanılmaz bir yağış miktarıyla sarsıldı. Kent genelinde etkisini sürdüren bu şiddetli sağanak, bir kez daha doğanın gücünü ve altyapımızın sınırlarını önümüze serdi. Valilik verilerine baktığımızda bilanço oldukça ağır: Tam 420 ihbar, geçici olarak hizmet dışı kalan baz istasyonları, kapanan yollar ve çöken köprüler…

AFAD, belediye ve Gençlik Spor ekiplerinin zamanında ve aralıksız müdahalesiyle şu ana kadar ne bir can kaybı ne de bir yaralanma haberi aldık. Sapanca’da, Karasu’da mahsur kalan 89 vatandaşımızın sağ salim kurtarılmış olması, bu karanlık tablonun içindeki en büyük tesellimiz.

Ancak bir fırtına geçtiğinde sadece suları tahliye etmek yetmez; resmin bütününe bakıp ders çıkarmak gerekir.

Fevziye Köprüsü’nün yıkılması, Yanık Köprüsü’nün çökme tehlikesiyle trafiğe kapatılması ve Karasu’da 20 baz istasyonunun birden devredışı kalması bize tek bir şey söylüyor: Aşırı iklim olayları artık "kırk yılda bir yaşanan istisnalar" değil, günlük gerçekliğimiz. İletişim kopuyorsa, köprüler yıkılıyorsa afet yönetimindeki fiziksel altyapımızı ve kriz anı haberleşme kapasitemizi daha dirençli hâle getirmek zorundayız.

Valilik dere yatakları ve taşkın riski olan bölgeler için uyarılarını yeniledi, 112’nin önemini bir kez daha hatırlattı. Vatandaş olarak bize düşen; yapılan uyarılara harfiyen uymak, kapatılan yolları ısrarla kullanmaya çalışmamak ve dere yataklarından uzak durmak.

Şimdi yavaş yavaş sular çekilecek, çamurlar temizlenecek ve yaralar sarılacak. Sahada sabahlayan tüm arama-kurtarma ve belediye çalışanlarına yürekten bir teşekkür borçluyuz. Ancak yağmur dindikten sonra da bu yaşananları unutmamalı; bir sonraki sağanak kapıyı çalmadan önce eksiklerimizi tamamlamalıyız.

Geçmiş olsun Sakarya. Allah beterinden korusun.