Kılıçdaroğlu’nun, Sakarya ziyareti ve grup toplantısı mesajları yerel ve genel gündemin nabzını tuttu.
Dün bir kısmını aktardık, bugün devam edelim.
Kılıçdaroğlu, fındık üreticilerinden sonra sair çiftçiye de önemli açıklamalar yaptı;
“Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesi... Bakın çiftçi kardeşlerim, Türkiye Büyük Millet Meclisi bu ülkenin çalışanına, üretenine sahip çıktı.
2006'da bir Tarım Kanunu çıktı. 21'inci maddesi diyor ki: “Her yıl milli gelirin en az yüzde 1'i oranında çiftçiye destek verilir.” Her yıl en az yüzde 1 oranda milli gelirin destek verilir.
Bugüne kadar hiçbir şekilde yüze 1 oranında destek verilmedi.
En son binde 28’e düşmüş durumda.
Bunu yapacağız, yüzde 1'i koyacağız.
Ziraat Odaları Birliği Başkanını davet edeceğiz. Gel kardeşim, bütçede yüzde 1 var mı, yok mu?
Bu para yerinde harcandı mı, harcanmadı mı?
Hesap vereceğiz, kime? Çiftçiye vereceğiz, çiftçi kuruluşlarına vereceğiz.
Niçin? Çünkü eğer bir kanun çıkmışsa, kanunu önce biz uygulayacağız başkaları değil.
Gene çiftçi kardeşlerim bizi dinlesinler, esnaf kardeşlerim de bizi dinlesinler. Allah nasip eder, Millet İttifakı hep beraber iktidar olduğumuzda ilk 1 hafta içinde çiftçilerin ve esnafın ister bankalardan, ister Esnaf Kefalet Kooperatifinden, ister Tarım Kredi Kooperatifinden aldıkları kredilerin faizlerini ilk bir hafta içinde sileceğiz.
Onlar kalkıp çetelerin faizlerini siliyorlar. Ya onlar üretiyor mu kardeşim?
Esnaf zaten perişan, çiftçi zaten perişan, pandemi dönemi geçirdi...
Zaten kredi vermişsin. Kardeşim dükkan aylarca kapalı kaldı, ticaret yapamadı. Bankadan kredi verdin, faiziyle veriyorsun. Elin oğlu faizsiz veriyor, sen faizle veriyorsun.
Tamamını sileceğim, hiç meraklanmayın o faizlerin tamamını sileceğim.
Kimin sırtına yıkacağız? Hiç endişe etmeyin, o 5'li çetelerin sırtına yıkacağım, hiç endişe etmeyin.
Çiftçi borcunu ödeyemedi. Sakarya'da biliyorum, bazı yerlerde ciddi sorunlar oldu. Hatta belli köylerin tamamına, neredeyse gayrimenkullerine, traktörlerine haciz uygulanmıştı. Onları kaldırdık ama bunu politik bir malzeme konusu da yapmadık ama kaldırdık.
Çiftçinin, üreticinin traktörüydü, hayvanıydı; bunlar kesinlikle haczedilmeyecek.
Bu konuda da kanuna açık ve net hüküm koyacağız.
Başka bir şey daha, bu da önemli. Bakın kırsalda çalışan kadınlar ve gençler kırsalda çalıştığı sürece, kadınların ve gençlerin sosyal güvenlik primini devlet olarak biz ödeyeceğiz.”
Kılıçdaroğlu, üniversite öğrencilerini de unutmadı;
“Bir şey daha: Sakarya aynı zamanda bir üniversite kentidir dedik.
Üniversite kenti demek, gençlerin gelip üniversitelerde okumaları demek. Onlar kendi ülkeleri için bilgi sahibi olacaklar, beceri sahibi olacaklar, yetişecekler ve Türkiye'ye hizmet edecekler.
Ama sınava girip sınavı kazanan, geliyor: "Acaba nerede kalacağım? Yurdum yok, hangi yurtta kalacağım?" Dolayısıyla bu da ciddi bir sorun olarak önümüzde duruyor.
20 yılda çözemediler.
Söz veriyorum, Sakarya'dan bütün Türkiye'ye söz veriyorum: Yapamadılar 20 yılda, 1 yılda yurt sorunu çözeceğiz. 1'er kişilik, 3'er kişilik odalar, geniş bant internet erişimi; sıcak suyu, soğuk suyu olacak, çalışma imkanı olacak, çalışma yerleri olacak ve gençler üniversiteyi kazandığında hiçbir anne ve babam "oğlum, kızım nerede kalacak" diye bir endişe duymayacak.
Çünkü biz halkı düşünüyoruz, insanı düşünüyoruz.
Onların, evlatlarımızın daha iyi şartlarda okumalarını istiyoruz. Anne ve babanın gözü arkada kalmasın istiyoruz. Yapmadılar, yapamadılar, biz yapacağız; 1 yıl içinde bitireceğiz.”
Tank Palet Fabrikası da gündemindeydi elbet;
“Bir şey daha: Yazmışsınız oraya "Tank-Palet vatandır, satılmaz" diye.
Güzel... "Tank-Palet bizimdir, bizim kalacak" diye.
20 milyar dolarlık bir yatırımdır Tank-Palet, büyük bir üretim üssüdür ve biz o Tank-Palet Fabrikası'nda 5 model tank ürettik. 5 model tankın deneme atışları yapıldı, 5 model tank da başarılı oldu. Denemenin yapıldığı yer Ankara'dır. HAVELSAN, ASELSAN, Makine Kimya Enstitüsü Kurumu gibi kurumlar, bu tankların yapımına her türlü desteği verdiler, iş bölümü yaptılar. Fakat tank ürettik ya, birisinin hoşuna gitmedi. Tank-Palet fabrikasını aldı, Ethem Sancak'a verdi. Ethem Sancak tank üretir mi? Hayatta belki hiç tank da görmemiştir ama verdiler. Ethem Sancak da dedi ki: "Ben yaparım ama benim param yok." Para nerde? Katar'da. Katar'ı da ortak edin. E peki Katar tank üretiyor mu? Katar'da tank üretmiyor. Buradan açık ve net söylüyorum, açık ve net söylüyorum: Allah nasip eder iktidar olduğumuzda, 1 hafta içinde o Tank-Palet Fabrikası'nı alacağım, şanlı ordumuza aynen iade edeceğim.
Eğer siz en önemli merkezinizi, savunma sanayi açsından en önemli fabrikanızı bu hâle getirirseniz, bunun vatanseverlik ile bir ilgisi yoktur. Ya üretmişler, 5 modeli üretmişler. Hatta tank motoru fabrikasını kurmak için de ayrı bir şirket kuruldu, o da yapıldı. Ama "hayır, bunların hiç birisi olmasın" dediler. Alacağız, alacağız ve iade edeceğiz.”
Gençleri de unutmadı;
“Bu ülkenin kaderini değiştirecek olanlar sizlersiniz. 7,5 milyon genç ilk kez sandığa gidecek, oy kullanacak. 7,5 milyon genç; bu ülkeye demokrasi mutlaka ve mutlaka gelecektir.
Ayrıca gençler şunu da söyleyeyim: Sizin hayalleriniz, bütün hayalleriniz benim hedefim olacaktır. O hedefi gerçekleştireceğim. Hiç endişe etmeyin, hiç endişe etmeyin... Hep beraber motorları maviliklere süreceğiz. Bu ülkeye barışı, bu ülkeye huzuru, bu ülkeye kardeşliği getireceğiz. Kimse kimsenin inancıyla, kimse kimsenin kimliğiyle, kimse kimsenin yaşam tarzıyla kavga etmeyecek. Biz insanı insan olarak göreceğiz ve başımızın tacı yapacağız. O nedenle gençler, ülkenin geleceği, ülkenin kaderini sizler belirleyeceksiniz. Sandığa gidin. Tek isteğim, tek isteğim... Sakın ola ki umutsuzluğa kapılmayın. En zor koşullarda bile Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkeyi bu ülkenin gençlerine emanet etti.”
Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarından vatandaşın istifade ettiği kesin, her kesim alacağını aldı yani.
Ama bir kesim var ki, bütün insicamı bir gafla bozma derdindeler. Vay efendim Sakarya Muharebeleri ile ilgili gaf yapmış!
Ne oldu? Tarih mi değişti? Başa mı döndük? Kıyamet mi koptu?
Elbette tarih değişmedi ama görünen o ki Kılıçdaroğlu ve 6’lı masa hepinizin geleceğini değiştirecek!
Tarih yazacak, tarih!