BİLDİĞİM kadarıyla dünyada 57 İslam ülkesi bulunuyor. Bu ülkelerin, insani değerlerde, dürüstlükte, ahlakta, kültür düzeyinde ve adalet kavramında, dünyadaki diğer ülkeleri geride bırakması gerekmiyor mu?

Bir İslam ülkesinde yaşamın kalitesi ne ile ölçülür?

Mesela belirleyici kriterlerle oluşturulan İslam Endeksi’nde bu ülkeler kaçıncı sırada?

Nedir o kriterler?

En başta adalet, hukuk, ekonomi, güvenlik, eğitim gibi değerler baz alındığında -ne yazık ki- bu karnede adımız en sonlara kalıyor.

Bir Müslüman ülkesi nasıl olmalı?

Kısaca adil olmalı, adaletli olmalı, dürüst olmalı, çalmamalı, çırpmamalı, aşırmamalı, insan canına kıymamalı, hak yememeli, dürüst olmalı, adaletli olmalı, sözünün eri olmalı ve ona her zaman ve her yerde güvenilmeli değil mi?

Yani İslami değerler baz alındığında, ülkelerde bu değerlerin ne ölçüde yaşandığı, ne derece uygulandığı sorgulandığında bir liste çıkıyor ortaya…

Ne gariptir ki, listenin başında bir İslam ülkesi değil de gayrimüslim ülkeler yer alıyor!

Yeri geldiğinde Müslümanlığı kimseye kaptırmayan ülkeler, dini liderler neredesiniz? Neden bu değerleri, dereceleri gayrimüslimlere kaptırdınız?

ABD merkezli “İslamicity” adlı bir İslam kuruluşunun hazırladığı “İslamilik Endeksi”nin ilk 40 sırasında bir İslam ülkesinin adı yok ne yazık ki…

Cezayir, Fas, Tunus, Mısır, Arabistan, Türkiye, İran, Pakistan, Özbekistan, Türkistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Lübnan, Arabistan neden listenin sonlarında?

Oluşturulan listenin ilk 5 ülkesine bir göz atalım:

Danimarka, İrlanda, Hollanda, İsveç, İzlanda listenin ilk 5’inci sırasını paylaşmış durumda. Ve liste şöyle devam ediyor:

Avustralya, Kanada, İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya,  İsviçre, Amerika, Norveç, Hollanda…

İSLAM ÜLKELERİ NEREDESİNİZ?

Görüldüğü gibi 15 ülkeyi yukarıya aldım… Listeye 40’ıncı sıradan sonra birkaç İslam ülkesi giriyor… Türkiye’nin de aralarında bulunduğu diğer İslam ülkeleri ise 50’li rakamlardan sonra listede yerini alabiliyor.

Meğer, demokrasi, insan hakları, adalet, güvenlik, eşitlik, liyakat, dürüstlük gibi değerlere ne kadar yabancılaşmış İslam ülkeleri…

Dolayısıyla da mutluluk endeksinde de gerilerde kalıyorlar…

Dünyada 2 milyarlık bir nüfusa sahip olan İslam dünyasının mutluluğa, güvenli, adaletli ve huzurlu ve mutlu ortamlara ihtiyacı yok mu?

Bu ülkeleri yöneten liderlerin görevi değil mi bu değerleri yükseltmek?

Bu ülkelerin din işlerine bakan kurumların görevi değil mi bu değerlere göre vatandaşları eğitmek ve donatmak?

Bir İslam ülkesi için “yüz karası” anlamına gelecek olan bu listenin oluşmasında hepinizin suçu var! Çünkü hayatı zehir ediyorsunuz… Çünkü hayatı çekilmez, yaşanılmaz kılıyorsunuz… Çünkü adaleti, hukuku, dürüstlüğü, liyakati, hakkı, baz almıyorsunuz.

Kendi egolarınız, koltuk sevdalarınız ve doymayan dünya malı iştahınız ile insanlara dünyada iken cehennem azabı yaşatıyorsunuz…

Durum ve sonuç, aynen de böyledir…

İki kere iki; eşittir dört… Ağzınızla kuş tutsanız, beş etmez…

****************

ANLAMLI DİZELER

“İki laf söylemiştim, tepkide bulunmuşlar.

Ben atlara demiştim, eşekler anlamışlar.

Biliyorum çüş desem, hepsi birden sinecek;

Dur bakalım bu sefer, kaç eşek tepinecek...

Benim vatan sevgimle, hiç kimse yarışmasın;

Ben kurtlara seslendim; çakallar karışmasın!”

OZAN ARİF

*****************