İktidar partisinin CHP’ye yönelik suçlamalarına yönelik hep söylerim; Evi camdan olan başkasının evine taş atmayacak.

Nitekim grup toplantısında CHP lideri Özgür Özel de aynı uyarıyı yaptı. “Bak, evi camdan olan komşusunun küçücük camına taş atmayacak” diye başladığı konuşmasında İBB’nin iktidar partisi mensuplarınca nasıl kullanıldığın örneklerini verdi.

Hatırlarsınız, İBB devralındığında İBB‘nin 827 aracının İBB’nin faaliyet alanı dışındaki kurumlara ve kuruluşlara, kişilere tahsis edildiğini öğrenmiştik.

Özel, bu araçların markalarını, plakalarını, tahsis belgelerini ve kimlere tahsis edildiklerini aktardı.

Mesela 59 araç, AKP İl Başkanlığı’na, ilçe başkanlıklarına, gençlik kollarına tahsis edilmiş.

Listede dönemin 37’nci Ağır Ceza başkanı Akın Gürlek, dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Erkan Kandemir, Mustafa Ataş da var.

Numan Kurtulmuş’a iki adet araç tahsis edilmiş, biri kendine biri korumalarına, dönemin gençlik kolları, kadın kolları, özel kalem müdürlerine kadar…

Özgür Özel, para boyutuna girmemiş ama onu da siz tahmin ya da araştırın artık.

Bugün üst model bir araç, yıllık, kimisi şoförlü olmak üzere bir belediye kasasına yani milletin cebine kaça mal olur? Ve onu 827 ile çarpın…

Şimdi Özel; “Böyle bizim evde küçük bir cam bulup camı kırmaya çalışanlar, komple camdan evde oturuyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir tekini ispat edemedikleri iddialar bir yanda, sadece ve sadece 827 tane aracı kendi siyasi çıkarları doğrultusunda bir yerlere vermişler. Ondan sonra tutmuşlar Cumhuriyet Halk Partisi‘ne laf ediyorlar” derken haksız mı?

Hele ki “Dünyada bu kadar tehdit, bölgemizde bu kadar krizler varken; Türkiye iç barışını ve huzurunu sağlamak zorundadır. Ancak iç barışımızı dinamitleyen, milletin huzurunu kaçıran, ekonomimizdeki krizi daha da derinleştiren hukuksuzluklar sürmektedir. Artık yargı kararları partisine göre alınır hale gelmiştir. Özellikle belediye soruşturmalarında yazılı olmayan ama herkesin kabul ettiği ‘CHP’li ise soruştur, AKP’li ise geçiştir’ kuralı işlemektedir” sözleri, günümüzde yaşananların ifşası değil mi?

Özgür Özel İzmir’deki yolsuzluk iddia ve operasyonlarına da değindi.

Neydi o İZBETON olayı?

İzmir Belediyesi, kamudan beş kuruş çıkmadan kentsel dönüşüm yapmayı hedefleyen kooperatif modeli geliştirmişti. Ancak, kötü ekonomi yönetimi sebebiyle inşaat maliyetleri 10 katına çıkınca sekteye uğramış, bunu fırsat bilen iktidar da burada soruşturma başlatmış, eski başkan ve yönetimi dahil gözaltılar, tutuklamalar yapmıştı.

200 kişinin gözaltına alındı, 150 kişi tutuklandı. Kamu zararı oluşmadığı anlaşılınca bütün tutuklular tahliye edildi.

Özgür Özel son durumu şöyle aktardı;

“Murat Kurum’un atadığı İzmir Çevre Şehircilik Müdürlüğü’nün raporu ile bir kooperatif için başka iddialar çıktı. Soruşturma tekrar açıldı, Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya’ya ‘Siz bu kooperatifi denetlemeliydiniz’ denildi.

Büyük bir hukuki tartışma. Kesinlikle olamayacak bir durum. TOKİ’de kaçıp giden müteahhitten dolayı hangi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bürokratını alıp da içeri atmışsın?

Soyer ve Heval Savaş Kaya ile önceki İzmir İl Başkanımız Şenol Aslanoğlu’na tutuklama. Pazartesi günü duruşma, ilk dosyadan tahliye ve yeni iddiadan tutuklama…

Sebep? İzmir’de o köpürttükleri, attıkları o büyük yalanın altından bir şey çıkmadı.

Şimdi orada içeriye konulan bu arkadaşlarımızı ne diye koydular? Kendilerini kooperatifi denetlemedi diye koydular.

Bakın aynı madde, AK Parti Trabzon Büyükşehir. TİSKİ’nin Sayıştay raporu diyor ki ‘TİSKİ Genel Müdürü yıllar boyunca yönetim kurulu kararı olmadan araç kiralama işlemi yapmıştır. Bırakın tutuklamayı ifadeye bile çağırılmamıştır.’ Sayıştay diyor ki ‘MHP’li Gümüşhane Belediye Başkanı kendi ortağı olduğu şirketten belediyeye 2,8 milyon liralık alım yapmış karar olmaksızın. Bırakın yargı işlemi soru bile sorulmamış.’ Sayıştay Raporu 2023; MHP’de olan ‘Amasya Belediyesi, ilgili ihale mevzuatına aykırı bir şekilde belediye bütçesinin yarısıyla otel yaptırmış. Onaysız malzeme kullanıp, kamuyu zarara uğratmış. Herhangi bir yargı işlemi yok.’ Sayıştay 2023; ‘AK Partili Kağıthane Belediyesi, ortada bir sözleşme yokken hazine arazisine konut yapmaya kalkmış. Sonra vazgeçip tasfiye maliyetiyle kamuyu zarara sokmuş. İfadeye dahi çağrılmamış.’ 2023 AK Parti Ordu Büyükşehir Belediyesi… ‘Ünye Limanı, Fatsa İskelesi ihale mevzuatına aykırı şekilde belediye şirketine dolgu yaptırılmış, soru dahi sorulmamış.’

İşte tam karşımızda; bir ikili hukuk sistemi.”

Evet, ikili hukuk sistemi gerçekten de…