Sakarya’da ve Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca kişi umutla bekledi: TOKİ kura sonuçları. Başvurular tamamlandı, heyecan doruktaydı. Ancak sonuçlar açıklandığında binlerce kişi “benim adım yazılmadı” dedi. Hayaller yarım kaldı.
TOKİ’nin son sosyal konut kampanyası, “500 bin konut yapacağız” hedefiyle ilan edildi. Resmî rakamlara göre Sakarya’da 6 bin 633 konut için yaklaşık 85 bin başvuru yapıldı. Yani her konut için 13 kişi birbiriyle yarışmış oldu. Şubat ayı boyunca gerçekleşecek kura çekiminde hak sahibi olanlar belirlenecek. Ama, bu hesapla çıkarırsanız, geriye kalan 79 bin kişi konut hayalinden uzaklaştı.
Artan kira fiyatları, azalan gelirler ve daralan fırsatlar… Günümüz Türkiye’sinde konut piyasası dar gelirli aileler için ulaşılması zor bir arena haline geldi. Kira artışlarının önlenmesi ya da dengelenmesi için TOKİ’nin projeleri bir nebze umut veriyor olabilir ama uygulanabilirliği tartışmalı.
500 bin konut müjdesi büyük, kulağa hoş geliyor. Ama yıllardır süren sosyal konut projeleri, milyonlarca başvuru ve dar gelirli bir nüfusun içinde bulunduğu konut yetersizliğini çözmekte zorlanıyor. Üstelik kura sistemi, kesin çözüm değil bir şans oyunu gibi algılanıyor. Bu da birileri için sevinç, büyük çoğunluk için ise hayal kırıklığı demek. Sakarya örneğinde bile görüldüğü üzere 6 bin küsur konut için on binlerce kişi yarışıyor.. İnsanlar artık “Ben de hak sahibiyim” demiyor; “Ben de denedim, yine çıkmadı” diyor. TOKİ’nin hedefi konut üretmek olsa da bu hedef, gerçek ekonomik koşullarla paralel yürümüyor. Fiyatlar, maaşlar, kira ve tasarruflar her geçen gün değişiyor. Kura ile ev sahibi olan az sayıda kişi var elbette; ancak büyük çoğunluğun ekonomik gerçekliği bu projelerin sınırlı etkisini sorgulatıyor.