Şöyle düşer;

Şirket muhasebeci alacaktır, duyuru yapılır, başvurular alınır ve mülakat başlar.

Tek bir soru sorulur adaylara, tek cümle ve oldukça basit; 2 kere 2 kaç eder?

Ne olacak canım, tabi ki 4 eder diyenlerin alayı elenir.

Doğru cevap yani istenen cevap; “siz kaç çıkmasını istersiniz efendim” olacaktır.

TUİK’in başına, ‘siz kaç çıkmasını istersiniz efendim’ diyeni getirirseniz, bu zam yağmuru altında enflasyonun nasıl olup düşük çıktığına hayret etmenize gerek kalmaz.

Enflasyon önemlidir

Enflasyon, turnusol kağıdıdır.

Enflasyon, takke düşünce görünen keldir.

Enflasyon, performansın, icraatın yegane ölçüsüdür.

Ve en önemlisi de devlet ve özel sektör patronlarının korkulu rüyası olan işçi/memur ücret artış oranının belirleyicisidir.

E düşmüyor meret, ne yapacaksın? Siz kaç çıkmasını istersiniz efendim diyeni bulacaksın.

Bir de kamuoyunu ‘siz ne yazmamızı istersiniz efendim’ diyen bir yandaş basınınız da varsa gerisi kolay.

Öyle oldu…

Baktılar ki düşüremiyorlar, kağıt üstünde indiriyor ve bunu da bir güzel yutturuyorlar.

Yutturuyorlar ki fiyatlar arttıkça, resmî enflasyonun düştüğü iddia edilen çok çok garip ülke...

Ve buna inanan garip bir kütle haline getirildik...

TÜİK dışında enflasyon verileri açıklayan iki kurum daha var malumunuz. ENAG ve İTO.

ENAG neredeyse TÜİK’in iki katı enflasyon açıklarken verilerini de ortaya koyuyor.

Ama TÜİK, yıllardır ‘siz kaç çıkmasını istersiniz efendim’ diyerek noter misali gönderilen oranı tasdikleyip yayınlıyor.

Olur mu öyle şey? Oluyor.

Nereden mi biliyoruz? TÜİK’in enflasyon sepetini açıklamamasından…

Evet, TÜİK Haziran 2022’den bu yana enflasyonu açıklarken kullandığı madde sepetini yani 400’ün üzerindeki maddenin var olduğu sepeti açıklamıyor.

Dolayısıyla biz TÜİK’in hangi marketten böylesine ucuz alışveriş yaptığını bilemiyoruz.

Şu marketi söyle biz de oradan alalım diyorsunuz, söylemiyor.

Şu sepetteki maddeleri kaça andın diye soruyoruz, cevap vermiyor.

Eskiden konunun muhatapları, bu enflasyon sepetindeki rakamları karşılaştırarak TÜİK'in enflasyon verisini değerlendirebiliyordu.

İşte bunun önüne geçmek için yani yanlış hesaplamaları anlaşılmasın diye artık sepeti açıklamıyor, açıklayamıyorlar.

Aslında bu yasal zorunluluk…

Nitekim bu konuda DİSK’in açmış olduğu iki yıl süren ama sonuçta kazanılan bir dava var.

Buna rağmen, mahkeme kararına rağmen TÜİK, verileri yayınlanmıyor.

Malumunuz Türkiye bir hukuk devleti…

Sayın Adalet Bakanı her gün, günde iki kere ‘Türkiye’de yargı bağımsızdır’ diyor. Ama biz bunu işleyişte bir türlü göremiyoruz.

İşte Anayasal bir kurum, işte mahkeme kararı, her şey ortada… Ama soran olursa Türkiye bir hukuk devleti, yargımız bağımsız falan…

Peki enflasyonu düşük gösterme ve bunun için hukuku bile çiğneme inadı nereden kaynaklanıyor?

İki temel sebebi var; Birincisi enflasyon, iktidar için bir prestij meselesi…

Kağıt üzerinde de olsa düşük göstermekle iktidar prestijini arttırıyor.

İkinci sebep de enflasyon işçi, memur, emekli ve çalışanların maaşlarını düşük tutma bahanesi olarak kullanılması…

Zaten bu sebeple her ne hikmetse sadece aralık ayında düşüyor.

Enflasyon hırsızdır, derler. Doğrudur. Siz uyurken cebinizden götürür.

Peki enflasyona sebep olanlar, yetmezmiş gibi enflasyondan bile çalanlar?

Şimdi asıl hırsız onlar diyeceğim ama Silivri soğuk…

En iyisi yorumu size barakayım!