Bize kızan ‘bu ülkenin tek derdi CHP’mi’ diyenler var.

CHP’ye kızan ’Bu ülkenin İmamoğlu’ndan başka derdi yok mu’ diyenler var.

Peki, ne yapalım?

Sen ekonomiyi yaz, CHP’de ekonomiyle uğraşsın. Ekonomi yerle bir olmuş, onu konuşsun.

İyi de ekonomiyi yerle bir eden kim? Ben mi? CHP mi?

Elbette ki iktidar.

Peki, ekonomi iktidarın umurunda mı?

Ekonomi iktidarın sorumluluğunda ama umurunda mı?

Bu arkadaşlar ‘yahu bırakın şu muhalefetle uğraşmayı da ekonomiyi düzeltin’ diyorlar mı?

CHP’ye yönelik bu antidemokratik ve hukuksuz uygulamalar, bu operasyonlar hazineye kaç milyar dolara patladı diye sorguluyorlar mı?

Ekonomistler anlatıyor.

Ekonomi denilince ilk akla gelen isimlerden Ali babacan da canlı yayında aktardı;

Karar TV'de konuşan Babacan, operasyonların ekonomiye doğrudan maliyetini kalem kalem açıkladı:

"Dolardaki artışın dış borca etkisi 1 trilyon TL
Dolardaki ve faizdeki artışın Hazine'ye etkisi 1 trilyon TL
TCMB tarihinde ilk defa yüzde 60 faizli likidite senedi çıkarmak zorunda kaldı
Bu operasyon yapılmasaydı emeklilerin bayram ikramiyeleri 4 bin TL'ye değil 30 bin TL'ye çıkarılabilirdi
Borsadaki şirketler 40 milyar dolar değer kaybetti
TCMB 50 milyar dolardan fazla döviz sattı"

Kamuoyunda süreç yalnızca TCMB rezerv kaybı üzerinden tartışılıyor ancak gerçek kayıp bunun çok ötesinde…

Bu sadece Merkez Bankası'nın döviz rezervlerinin erimesi değil; dış borç, hazine yükü, şirket değerleri ve faiz maliyetleriyle birlikte toplamda Türkiye'nin kaybı 143 milyar doları aştı."

İşte CHP ile uğraşmanın maliyeti; 143 milyar dolar…

Hani, filler tepişir çimler ezilir derler ya, işte bu iktidar muhalefet tepişmesinin bu ülkeye yani hepimize maliyeti bu…

Buna bir de aylardır suçsuz günahsız yatan insanların yarın tahliye olduklarında haklı olarak talep edecekleri tazminatları ekleyin.

İşte bunu da biz ödeyeceğiz.

Uyanın artık, iktidar CHP ile kavga etmenin keyfini sürerken, yaşanan ekonomik maliyetin faturası yine bize çıkacak.

Bakın iktidar yalakası iş dünyası bile uyanmaya başladı.

Neden olmadığımız krizin faturasını niye biz ödeyelim diye sorgulamaya başladılar.

Reuters, İmamoğlu’nun tutuklanması iş dünyasını nasıl etkilediğine dair bir analiz yaptı; İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından birçok şirketin yatırım kararlarını askıya aldığını, bütçeleri kıstığını ve risk değerlendirmelerini gözden geçirdiğini aktardı.

Reuters’ konuşan sanayiciler ‘neden olmadığımız bir krizin faturasını biz ödüyoruz” diyerek isyan bayrağı çektiler. Kriz sebebiyle artan kredi maliyetleri yüzünden, Avrupa pazarının talep artışına göre hazırladıkları büyüme planlarını “gelişmelerin ardından hemen rafa kaldırdıklarını” söylediler.

İktidar uzun süre bir ekonomik maliyetin olmadığını, olmayacağını söyledi, hatırlarsınız.

Peki iktidarın bakanı, üç yıllık emeği güme giden Mehmet Şimşek ne diyor?

“İçerideki gelişmeler de üst üste geldi” diyerek İBB operasyonları sonrası rezerv kaybını doğruladı.

Bizler ‘hah şimdi arkası gelecek, Şimşek, ‘başlarım lan sizin operasyonlarınıza, benim kariyerimi ve kellemi ortaya koyduğum programın anasını bellediniz’ diye isyan edecek diye beklerken, Şimşek de ekonomi biliminin ırzına geçmeyi tercih etti.

‘Bu kadar uğraştın, rezerv biriktirdin ama bak ne oldu sonunda’ diyenlere; “Rezerv, iç ve dış şoklara karşı bir tampondur. Tabii ki rezervler kullanılmak üzere biriktirilir" cevabını verdi.

Yani biz üç yıllık sıkıntıyı, kemer sıkmayı ve onca ekonomik zulmü, biraz rezerv biriksin de iktidar biriken dövizi iç çekişmelerde heba etsin diye yaşamışız.

Demek ki ekonomi biraz daha düzgün olsa, kasa biraz daha dolu olsa hepimizi içeri atacaklar.

İşte ekonomiden ve demokrasiden anladıkları bu.

Ama tek suçlu CHP…

Bütün suçları da kuzu kuzu muhalefet yapmak yerine kutsal iktidarımızı eleştirmek suretiyle tahrik etmek!