Sevgili okurlar,
“Yaşadığımız kentin kültür değerleri” konusunda, “neler biliyoruz, neleri bilmiyoruz sorusuna” nasıl cevap verebiliriz ki?
Sakarya’nın, Bizans hakimiyetinde olduğu yıllar ve öncesi hakkında çok şey bilmiyoruz ki!..
“O dönemden kalma ve kentin en önemli tarihi simgelerinden biri olan Jüstinianus taş köprüsü, tarihe ışık tutsa da, bilgi ve belgelerin azlığı” ortadır!
M.S. 558-560 Yıllarında yapılan köprünün, bugüne kadar ayakta kalması büyük bir şanstır..
Zira, “bu eserler ortak insanlık mirası” olarak bilinir..
“Tarihe ışık tutan bu köprünün, onarılması ve gün yüzüne çıkarılması, ziyarete açılması”, fevkalade önemlidir.
Sakarya İl sınırları içinde kalan toprakların, “Orhan Gazi’nin komutanlarından Konuralp ile Akçakoca tarafından fethi” biliniyor..
Kısaca, tarihi bilgilerimizi yoklarsak, Sakarya topraklarının, Osman Gazi ve oğlu Orhan Gazi döneminde,( 1304-1306) komutanları Akçakoca ve Konuralp tarafından fethinin gerçekleştirildiğini görürüz..
O tarihlerde yapılan Orhan Gazi Camii ve diğer camiler, Bizans ile sınırı işaret eder.
Yani, “bu camiler, salt birer ibadethaneden öte, bu toprakların tapusu ve bizlere miras”, tarihi işaret taşlarıdırlar..

ATATÜRK VE CUMHURİYET
Bu topraklarda yaşayanlar olarak, “bunu bir kere bilme mecburiyetimiz” var!..
Daha sonra,” Düşman işgaline uğrayan bu toprakların hikayesini” çokça yazdık..
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının destansı İstiklal Mücadelesi hakkında”, lütfen çocuklarımızı, evlatlarımızı bilgili kılalım!..
Bugün bile, “Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları hoyratça bilgi kirliliğine neden olup, bizi içten vurup, etkisizleştirmenin yollarını” aramaktadırlar.
Ne yazık ki, “Atatürk ve Cumhuriyet’i kirli siyasetlerine alet edenler, gemiyi azıya almışlardır” dikkat ediniz!
“Bu topraklar, öyle kolay kazanılmadı, kolay da Türk Milleti’nin yurdu” kılınmadı..

SAKARYA YEREL KÜLTÜR DERNEĞİ
İşte bu noktada, “Sakarya Yerel Kültür Derneği’nin düzenlediği konferans”, çok anlamlı idi..
Türk Tarih Kurumu başkanlığını yapan, Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun, “Sakarya’da engin bilgi dağarcığını açarak, konferansa katılanları bilgilendirmesi ve soruları cevaplaması”, yüreklere su serpti.
“Yalan ile gerçeklerin ters-yüz edildiği bir dönemde, böyle bir konferansa imza atan Sakarya Yerel Kültür Derneği başkan ve yöneticilerini” tebrik ederim.
“Başta Kültür İşleri Başkanı iş insanı Ahmet Pekşen’in özverili çabası”, her şeyin üzerinedir.
Seçkin bir davetli huzurunda, “siyasetten uzak, sadece insanımızı bilgilendirmek için büyük özen gösteren Halaçoğlu, örnek harekete ile büyük takdir” toplamıştır..

KÖR SİYASETLERE ALET OLMAYINIZ!
Siyaset, her şey değildir!
Hele, “kör siyasetlere alet olmayınız, bu siyaset ehline itibar” etmeyiniz!
Siyaset, “birilerinin yaşam felsefesi, çıkar kapısı” olabilir!
Ama, “bu toprakları, bu topraklar üzerinde yaşayanları, kimse siyasetlerine alet” etmemelidir..
Buna tevessül etmenin bile,” bedeli ağır” olur!
“Atatürk’e laf etmek, Cumhuriyet değerlerini yok saymak, Türk’e kefen biçmek, aşağılamak, kimsenin haddi” değildir..
“Türk Milleti’nin sessizliğini, kimse fırsat olarak” görmesin!
Biline ki, “Türk’ün sillesi, tokadı fena” olur!
Bu topraklarda, “Yüz yıldır kardeşçe yaşayanların arasına, kimse fitne, fesat ve ayrılıklar” sokamaz!
Birlik ve beraberliğimiz esastır!

YALANLARA İTİBAR EDENLER?
Bu manada, Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Hocamız, “Yunan galip gelseydi” diyenlere, “Lozan’ı hiçe sayanlara, bir gecede cahil olduk saçmalıklarına, engin tecrübe ve birikimi ile cevap” verdi.
Muhterem Hocamız Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “sadece bu bilgiler ile yetinmeyip, Osmanlı dönemi, Sultan Abdülhamit, Balkanlar, Ege Adaları, sözde Ermeni soykırım iddiaları ve birçok konuyu açıklığa kavuşturarak, muhacirlik” konusunu irdelemiştir.
“Tarikat şeyhlerini dinlemeye koşanlar, asıl bilge insan, bilim adamı, tarihçi, siyasetçi kişiliği ile Halaçoğlu’nu dinlemeye” gelmeliydiler?
“Yalanlara itibar edenlerin, yürekleri” yeter mi?
Sanmam!
Biline ki, gerçekler ve doğrular tektir!
Yusuf Cinal yazıyor, 19 Eylül 2026