Bizim söylediklerimize kapalı olanlar, haşa ‘Allah bir’ dememizden bile kuşku duyanlar için biz ne söylesek boş.
Dolayısıyla mümkün mertebe kendilerinden olanların varsa bir eleştiri onu aktarmaya çalırım. Ki daha etkili olur diye…
Destekçilerinden, yandaşlarından veya içlerinden kim ne demiş diye bakarken Ertuğrul Özkök’ün inanılmaz yazısına rastladım.
İnanılmaz çünkü Ertuğrul Özkök bu…
Yazı hayatımda tem cümlesini bile paylaşmadığım Ertuğrul Özkök…
Haliyle ondan gelen eleştiri önemli...
Aktarayım:
“Kim ne demiş diye
TÜSİAD artık söylenmesi gereken cümleyi söyledi:
“Bu sistem çökmüştür…”
Altını çizerek ve eksik kelimesini tamamlayarak ben de söyleyeyim.
“Güçlendirilmiş başkanlık sistemi çökmüştür.”
Çöken sistemin enkazı üzerinde yükselen anıt…
O enkazın üzerinde kalan tek anıt iyice güçlendirilmiş bir liderlik profilidir.
Peki bu sistemi çökerten ne oldu?
Darbe mi?
Ülkede bırakın darbe yapacak gücü, bu kelimeyi ağzına alacak insan kalmadı.
Sistemi kim çökertti? Üç harfliler mi?
Öyleyse kim çökertti? Dış güçler mi?
Güldürmeyin dünyada başkasının evine elini atacak mecali kalmış tek dış güç yok.
Öyleyse kim? Üç harfliler mi? CİN’ler yani.
140 bin camide bütün hocalar emirlerinde.
Diyanet desen, eli kılıçlı bir iç güç. Emirlerinde.
Bir okutuversinler kaçar gider o bilumum cin tayfası.
Eee kim kaldı geriye bu sistemi çökerten?
Sistemi dış güçler değil iç güçler çökertti.
İç güçler. Pardon iç güç. Geriye kalmış tek iç güç.
Güçlendirilmiş başkanlık sistemi.
Daha doğrusu “Güçlü tek adam Rejimine dönüşen” güçlendirilmiş başkanlık sistemi.
Teşhisi koyalım.
Sistemi, güçlendirilmiş başkanlık rejimi çökertti.
Bu sistemi içerden çökertebilecek hiçbir güç kalmadı.
Sistem kendi kendini çökertti.
Parlamentoyu devre dışı bıraktı, medyasını tamamen tek sesli gürültücü bir vuvuzelaya çevirdi.
Adaletini çökertti. Düşünce özgürlüğünü çökertti. Ekonomiyi çökertti.
Devleti dindarlaştırayım derken halkın dinini unuttu.
Şimdi yine TÜSİAD’a yükleniyorlar…
Ellerinde yeni nesil mühimmat olmayınca tozlu depolardan eski mühimmat çıkarılıyor.
Yine darbe hurafeleri servise sokulacak.
Adalet bakanı topa öyle şiddetle girdi ki şimdi vardiya, yargıda durumdan vazife çıkaracak zinde güçlerde.
Ama biraz duralım.
Sevdiğiniz kelimeyle ifade edeyim. Bir mantık ve akıl “ istişaresi” yapalım.
Ne yaptı TÜSİAD? Sadece eleştirilerini ve endişelerini dile getirdi. Ne var bunda?
Siz siyasiler istediğinizi söyleyeceksiniz de, yatırımları ile, ürettikleri ile, ihraç ettikleri ile, yarattıkları iş imkanları ile bu ülkenin kalkınmasında muazzam bir vatan görevi yapan insanların tek kelime söyleme hakkı olamayacak mı?
Ne yaptılar? Konuşmalarında tek kelime hakaret, iftira mı var?
Evet bu sistem çöktü.
Çökerten nedenlerden bir de işte bu. En küçük eleştiriyi darbe demagojisi, yetmezse tehditle, yetmezse maliyecisi ile, o da yetmezse yargı yoluyla susturma, sindirme alışkanlıkları.”
Evet sistem çökmüştür!
Erol Afşar
Bu içeriğe tepkiniz
Yorumlar (1)
Park54 uygulamasına son verirsin mi?
Ankete Katıl