Olup bitenler, yapılacak ilk erken ya da zamanında seçimde sandıktan çıkma umudunu yitiren iktidarın, rakiplerini farklı yöntemlerle al aşığı etme çabası olarak görünüyor.
Oysa bu strateji kazandırmaz, her şeyden önce halkın feraseti buna izin vermez.
Nitekim bunun örneklerinden birisi de yenilenen İstanbul seçimlerinde alınan farklı sonuçtur.
Ben olsam iktidarımı koruyabilmek için rakibim CHP’yi iç kargaşaya sürükleme, İmamoğlu-Yavaş gerilimini tetikleme, Kılıçdaroğlu’nu Özel’e karşı kışkırtma görüntüsü vermekten kaçınırım.
Bilirim ki bunun mutlaka halkta bir karşılığı olacak ve bana olumlu yansımayacaktır.
Nitekim yumuşak karın olarak görüp parti içi sıkıntıları kaşımak, aralarına çomak sokmaya çalışmak bir işe yaramadı.
Hatta birileri çok komik duruma bile düştüler.
Mesela yandaş basın müdavimi çubuklu soytarılar, istediklerini elde edemeyince oturuş biçiminden mana çıkarmaya çalıştılar.
Yok efendim Mansur Yavaş kuzineye uzak oturtulmuş da falan!
CHP’nin verdiği fotoğraf ve birlik görüntüsü bütün oyunları bozdu.
Bu strateji tutmayınca hemen başka planı devreye soktular. Neymiş de CHP’nin son kurultayı şaibeliymiş!
Şimdi bunun üzerinden hem CHP içine nifak sokmak hem de mümkünse adeta CHP’ye kayyum atamak derdine düştüler.
Ayıptır. Demokrasi adına yazıktır…
Herkesin kongresi kendinedir her şeyden önce, kendisini ilgilendirir…
Ve bütün partileri yakından izleyen birisi olarak söylüyorum, mevzu genel kurulsa bunu bu ülkede en demokratik biçimde yapan tek parti de CHP’dir.
Sair hangi partide İsmet İnönü gibi bir siyaset devini devirmek mümkündür?
Başka bir partide Özgür Özel seviyesinde bir milletvekilinin 17 yıllık genel başkanı devirmesi mümkün müdür?
CHP kurultayı şaibeliymiş! Bu iddiayı dillendirmeyi, siyaseten kullanmayı hadi bir nebze mübah sayalım da soruşturma açtırmak neyin nesi?
Dönemin CHP Bursa İl Başkanı, kendisine karşı yöneltilen, parayla oy kullandırma iddiası karşısında savcılığa başvurmuş. Bursa Savcılığı yetkisizlik kararı verip dosyayı Ankara’ya göndermiş.
Ankara’da bir yıl bekleyen dosya şimdi canlandırılıyor ve soruşturma açılıyor.
Sayın Cumhurbaşkanı da pardon bu girişi yapmak bile zoruma gidiyor AKP lideri de katıldığı il kongrelerinde bunu dilendirebiliyor.
Diyor ki; "2 sene öncesini hatırlayın. Eski genel başkanlarını yere göğe sığdıramıyorlardı. Sürekli övgü yağmuruna tutuyorlardı. ‘Türkiye'yi kurtaracak adam’ dedikleri Bay Kemal'i bir günde istenmeyen adam ilan ettiler. Şaibeli bir kurultayla Bay Kemal'i partiden tehcir ettiler."
Herkes Bay Kemal nezdinde kaybedenlerin acısıyla iktidarın ayak oyunlarına figüran olacaklarını zannetti ama öyle olmadı.
İktidarın, Kılıçdaroğlu ve Hamzaçebi’nin savcılığa gidip, “evet bu kurultay şaibelidir, delegelere parayla oy kullandırılmış” diyerek Özel’le kavgaya girişmeleri beklentisi boşa çıktı.
Kılıçdaroğlu da Hamzaçebi de bu tuzağa düşmediler, savcılığa gitmeyeceklerini bildirdiler.
Kılıçdaroğlu, Özel’i, Özel de Kılıçdaroğlu’nu suçlamadı.
Özel de bu tuzağa düşmedi.
Ama taraf olduğu genel kurulda mağlubiyet psikolojisi ile hareket edecek, yenilginin kuyruk acısıyla iktidarın bu oyununa figüranlık yapacak birileri illa bulunur.
Nitekim CHP’li eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Özgür Özel’in yeni genel başkan seçildiği 4-5 Kasım 2023 tarihli CHP kurultayının iptali için Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı.
Lütfü Savaş, CHP'den ihraç edilmesinin hıncını alma hırsıyla hareket ediyor, bu kesin…
Ama mevcut hukuk sistemiyle mahkemeye sirayet eden bu suçlama CHP’yi zor duruma düşürebilir.
Lakin bu durum iktidarın işine yarar mı?
Bence yaramaz.
Bu milletin feraseti devreye girer ve gereğini yapar.