İBB davasında herkesin trajik bir hikayesi var. Bunlardan bir tanesi de benim çok değer verdiğim siyasetçilerden Erkut Erdoğdu.

İyi yetişmiş bir maliye uzmanı. Uluslararası muhasebe ve denetim standartları, mali analiz, bilgisayarlı modelleme, finansal modelleme ve nicel çözümleme konularında uzman…

Ama bir suçu var CHP’de siyaset yapmak. Ve haliyle iktidarın ekonomik ve mali icraatlarını eleştirmek…

Aykut Erdoğdu da bu hengameden nasibini aldı, aylardır tutuklu.

Dosya kapsamında ifadesi ilk sırada alındı.

Rüşvete aracılık etmekle suçlanıyor. Hakkındaki deliller de 2 etkin pişmanlık ifadesi, 1 banka dekontu bir de baz kayıtları…

İfadesinden özetle aktarayım;

“Sayın Başkan, samimi soruyorum: İçeride bir şahıs var ve hapisten çıkmak istiyor. Defalarca ifade veriyor; o olmadı, bu olmadı diyor, en sonunda bir ifade veriyor ve hapisten çıkıyor. Sizce bu şahıs, adalete yardımcı olmak için mi bunu söylemiştir, yoksa hapisten çıkmak için mi?

Adam o işten kurtulmak için birinin adını veriyor; o çıkıyor, ben hapse giriyorum.

İkinci beyan kimin? Dördüncü evre bir kanser hastasının. Ya Allah’tan korkun; zaten söylemese tutuklanacak, Allah göstermesin içeride can verecek.

Birinci delil, o ne olduğu belli olmayan 'etkin pişmanlık' meselesi.

İkincisi bir banka dekontu; bir şirketin bir çalışanı para çekmiş. Ya ne bileyim ne çekmiş, benimle ne ilgisi var bu işin?

Üçüncüsü telefon baz kayıtları...

Nerede telefon baz kaydı var? Bir tane otelde telefon baz kayıtları var. O otel, benim beş senedir kaldığım, çalıştığım, bir nevi ofis olarak kullandığım bir otel. Kurultaylarımızı falan orada yaptığımız bir yer.

İkinci baz kaydı nerede? İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde... Ben o bölgenin milletvekiliyim, o partinin Genel Başkan Yardımcısıyım. Allah nasip etmiş, Büyükşehir’i kazanmışız; orası Büyükşehir Belediye Başkanı’nın makam odası. Ya Sayın Başkan, bu delillerle biri tutuklanır mı?”

Aykut Erdoğdu’nun avukatları da savunmalarıyla tüm iddiaları çökerttiler.

Erdoğdu’yu şöyle savundular; “Telaşlı bir karşı tez üretme çabası var. Çünkü bu HTS meselesi önemli.

İtirafçı ifadeleri bu HTS’lerle şekillendi. Oysa eğip bükemeyeceğiniz, üstünü örtemeyeceğiniz bir kuralı hatırlamak istemiyorsunuz. Aynı baz istasyonundan sinyal almak, iki kişinin yan yana, aynı odada veya aynı sokakta olduğunu kanıtlamaz. Hele ki İstanbul gibi bir şehirde Erdoğdu’nun ışınlandığı iddia ediliyorsa!

Kaynaklarınızın size anlatamadığı HTS/Baz kayıtlarına saniye saniye bakalım. Saat 11:25:05: Telefon Fatih'te, Sirkeci Feribot İskelesi civarındaki "ISTSIRFERIBOTIS" baz istasyonuna bağlanıyor. Saat 11:25:24 (Sadece 19 saniye sonra): Aynı telefon bu kez Haliç'in karşı yakasından, Beyoğlu Kemankeş'teki baz istasyonundan sinyal veriyor. Saat 11:38:20: Telefon hala Beyoğlu'nda. Saat 11:38:43 (Sadece 23 saniye sonra): Telefon bu kez İstanbul Boğazı'nı aşıyor ve Üsküdar'daki baz istasyonuna bağlanıyor.

Bu veriler “delil" olarak sunulmuş.

Erdoğdu 19 saniyede Fatih'ten Beyoğlu'na nasıl geçti? 23 saniye içinde Beyoğlu'ndan Üsküdar'a hangi doğaüstü güçle uçtu?

Arkadaşlar, haberiniz vardır; insanlar uçamıyor, henüz bunu başaramadık. İstanbul gibi deniz gören, açık alanların ve yüksek binaların olduğu yerlerde telefonunuz o an en az yoğun olan, en güçlü sinyali veren kilometrelerce ötedeki bir istasyona saniyeler içinde bağlanabilir. Bu bir telekomünikasyon gerçeğidir.

İşin uzmanlarının hazırladığı raporlar da mahkemeye sunuldu. Bilim aynı noktada sabit duran bir cihazın sinyal gücü anlık olarak dalgalanabilir diyor. Bu dalgalanma, telefonun saniyeler içinde bir baz istasyonundan kopup kilometrelerce ötedeki diğerine bağlanmasına neden olur. Telekomünikasyon literatüründe daraltılmış baz alanı diye, insanların nokta atışı yan yana olduğunu ispatlayan sihirli bir yöntem yok. Yayın gücü, anten yönelme açısı, ışın genişliği ve eğim gibi karakteristik teknik veriler olmadan, sadece GPRS loglarına bakarak "Bunlar aynı yerde buluştu" demek niyet okuma çabası. Tüm kurguyu bu fizik kurallarına aykırı, sorunlu HTS'ler ve ne hikmetse bu hatalı HTS'lerle uyumlu hale getirilmeye çalışılan itirafçı ifadeleri üzerine kuruyorsunuz. Bununla olmaz, olmayacak; göreceksiniz.”

Öyle anlaşılıyor ki "HTS ile kimse tutuklanmadı’ diyen yeni Adalet Bakanı’nın Erkut Erdoğdu’dan haberi yok.