Sakarya’nın Erenler ilçesi, yıllar içinde hızlı ve düzensiz büyümenin ağır bedelini ödeyen yerleşim alanlarından biri haline geldi. Yükseklik farkı gözetilmeden ardı ardına dikilen yapılar, adeta semanın çizgilerini paramparça ediyor. Fotoğraflarda görülen manzara, bu kaotik dönüşümün sessiz bir belgesi niteliğinde.

Geleneksel mimarinin izlerini taşıması gereken çatı örtüleri ve baca düzenlemeleri, yerini rastgele eklenmiş uydu antenlerine, çarpık bacalara ve izinsiz yapılan çatı eklentilerine bırakmış. Bu görüntüler, yalnızca estetik açıdan değil, aynı zamanda yangın güvenliği, havalandırma ve yapı sağlığı açısından da risk teşkil ediyor.

Görseldeki konutların büyük bir bölümü mimari karakterden yoksun. Cephelerde ne bir planlı renk uyumu ne de yerel dokuya sadakat göze çarpıyor. Bu durum, mahallenin ruhunu zedeliyor, toplumsal aidiyet duygusunu da zayıflatıyor. Bir şehrin belleği sokaklarında, pencerelerinde, kapı tokmaklarında yaşar; oysa Erenler’de bu izler silinmeye yüz tutmuş durumda.

1000126159

Özellikle ikinci fotoğrafta görülen tepelik alana doğru yoğunlaşan konutlar, topografyaya meydan okurcasına yükseliyor. Bu dikeyleşme, altyapı hizmetlerinin yetersizliğini perçinliyor. Kanalizasyon, ulaşım ve sosyal donatı alanları bu yığılmayı kaldıramayacak kadar zayıf.

Erenler ve benzeri bölgelerde, yerel yönetimlerin önceliği kentsel dönüşüm değil, kentsel onarım olmalıdır. Yapılaşma, mahalle dokusu ve sosyal yaşam bir bütün olarak ele alınmalı; rant odaklı değil, insan odaklı projeler ön plana çıkarılmalıdır. Ayrıca estetik, güvenlik ve çevre sağlığı açısından bina cephe düzenlemeleri, çatı sistemleri ve kamusal alanlar yeniden ele alınmalıdır.

Serkan Çağlar