Bugünlerde Sakarya’nın sokaklarında, o aşina olduğumuz caddelerde farklı bir hava seziyorum. Havada sadece baharın kokusu değil, ağır bir geçim derdinin isi var. Hani Karl Marx o meşhur eserinin girişinde, "Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor..." der ya; işte bugün Sakarya’nın meydanlarında, Uzunçarşı’da, fabrikaların önünde dolaşan o hayalet, artık görünmez olmaktan çıktı.

Bu hayalet; emeğiyle geçinenlerin, ömrünü bu şehre vermiş emeklilerin ve sabah dükkanını "Bismillah" diyerek açan ama borçla kapatan esnafın öfkesidir.

Meydanlar Dolu, Fabrikalar Ayakta

Görüyoruz, duyuyoruz, içindeyiz... Sakarya sadece bir sanayi kenti değil, bugün bir direniş kenti haline geldi.

Fabrikalarda İşçiler: Bandın başında sadece ter dökmüyorlar, artık hak arıyorlar. "Emeğimizin karşılığı bu değil" diyen işçilerin fabrikalardaki eylem sesleri, şehrin dört bir yanında yankılanıyor.

Meydanlarda Emekliler: Her gün Gar Meydanı’nda, bankların üzerinde omuz omuza veren emeklilerimiz, artık hayatlarının sonbaharında huzur değil, adalet arıyor.

Çarşıda Esnaf: Komşumuz, dostumuz olan esnaf, artan maliyetler karşısında çaresizce kepenk indiriyor. O inen her kepenk, aslında bu şehrin ekonomisinden kopan bir parçadır.

Özgür Özel ve Binlerin İtirazı

İşte böyle bir atmosferde CHP Lideri Özgür Özel, Sakarya meydanındaydı. Binlerce Sakaryalı meydanı hınca hınç doldurdu. O kalabalığı sadece bir "siyasi buluşma" olarak görmek büyük hata olur. O meydandaki binler; sesinin duyulmasını isteyen işçiydi, cebinde çay parası olmayan emekliydi, yarınından endişe eden gençti. Özgür Özel’i karşılayan o muazzam kitle, aslında mevcut düzene karşı Sakarya’nın ortak çığlığıydı.

Marx Haklı mı Çıkıyor?

Marx, toplumsal dönüşümleri anlatırken o meşhur tespitini yapar:

"İnsanların maddi yaşam koşullarını belirleyen şey bilinçleri değildir; tam tersine, insanların bilincini belirleyen şey toplumsal varlıklarıdır."

Yani bugün Sakarya halkının meydanlara dökülmesi, o bilincin uyanması bir tercih değil, bir zorunluluktur. Boş tencerenin, ödenemeyen faturaların ve her geçen gün eriyen maaşların yarattığı "maddi gerçeklik", bugün Sakarya’yı ayağa kaldırmıştır.

Netice itibarıyla; Sakarya bugün susmuyor, kabuğuna çekilmiyor. İşçinin grevi, esnafın sessiz kepengi ve emeklinin yorgun ama dik duruşu tek bir noktada birleşiyor. O sokaklarda dolaşan hayalet artık ete kemiğe büründü ve Sakarya’nın meydanından haykırıyor: "Böyle gitmez, gitmeyecek!"