Geçtiğimiz günlerde bir dost meclisinde laf döndü dolaştı, Sakarya’nın kültürel canlılığına geldi. Şöyle bir dönüp arkama baktım; sanayisiyle büyüyen, tarımıyla üreten, iki üniversitesiyle on binlerce gence ev sahipliği yapan, doğasıyla büyüleyen bir Sakarya... Ancak bu kadar büyük, bu kadar potansiyelli bir metropolün gövdesine baktığınızda, ruhunun bir parça eksik kaldığını hissediyorsunuz. O eksik parça, bu şehrin kendi bağrından kopan, kendi kalıcı kadrosuna ve sahnesine sahip bir Şehir Tiyatrosu.

Evet, Sakarya’da turneler oluyor, misafir ekipler geliyor, salonlar dolup taşıyor. Sakaryalının sanata, tiyatroya ne kadar aç ve ilgili olduğunu o salonları dolduran kalabalıklardan zaten anlıyoruz. Ama misafir işlerle, taşıma suyla değirmen bir yere kadar dönüyor. Bu şehrin akşamları perdelerini kendi oyuncularıyla açacak, kendi genel sanat yönetmeni olacak, Sakarya’nın kültürel kimliğini Türkiye’ye taşıyacak kurumsal bir yapıya ihtiyacı var.

Tiyatro, bir şehrin hafızasıdır. Komşu illerimize bakıyoruz; Kocaeli, Eskişehir, Bursa... Yıllardır tıkır tıkır işleyen, kendi ekolünü yaratmış şehir tiyatrolarına sahipler. Sakarya, bugün sanayide ve şehircilikte kabuğunu kırıyorsa, bunu kültürel bir devrimle taçlandırmak zorundadır. Aksi takdirde, sadece binalardan ve yollardan ibaret, ruhsuz bir beton yığınına dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya kalırız. Çünkü kültür sanat, sadece bir "etkinlik" değildir; bir kentin yaşam kalitesidir.

Buradan Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Alemdar’a açık bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sayın Başkan, göreve geldiğiniz günden bu yana şehrin dinamiklerini harekete geçirmek için gayretinizi görüyoruz. Ancak bir şehre bırakılabilecek en büyük miras, onun kültürel temelini atmaktır. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın kurulması yönünde atacağınız bir adım; bu şehirde büyüyen yetenekli çocukların ellerinden tutacak, üniversite gençliğine muazzam bir sosyal alan açacak ve Sakarya’nın adını ulusal çapta sanatsal başarılarla duyuracaktır.

Bu karar, bütçe meselesinden ziyade bir vizyon ve irade meselesidir. Sakarya’nın bu potansiyeli de, bu sanatsal birikimi de fazlasıyla vardır.

Sayın Yusuf Alemdar’ın vizyonunun, bu şehrin entelektüel sermayesini görmezden gelmeyeceğine inanıyorum. Gelin, Sakarya’nın o eksik parçasını tamamlayın ve bu şehre kendi şehir tiyatrosunu hediye edin. İnanın, Sakarya halkı o ilk perdede sizi ayakta alkışlayacaktır.