Mevzu emekliler ve emekçiler olunca bahane hazır; ‘Canım biz de vermek istiyoruz ama iktidar sorumluluğumuz gereği popülist bir yaklaşımla, içinde bulunduğumuz şartlar içerisinde makroekonomik dengeleri bozamayız!’

Güzel bahane ama bu bahane seçim süreçlerini kapsamıyor.

Nitekim, Kılıçdaroğlu’nun bastırmasıyla, seçimleri kaybetme korkusuyla emeklilere ilk kez bayram ikramiyesi uygulaması başlatan da bu iktidardı, EYT’yi çıkaran da…

Ufukta seçim görünmeyince vur abalıya misali, kendi elleriyle bozdukları makroekonomik dengelerin faturasını emekliye yüklüyorlar.

Farkında mısınız? Bugün emekçiye ve emekliye maaş verebiliyorsak ona şükredin durumuna düşürüldük.

Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘emeklilerimize büyük bir müjde vermek istiyorum’ diyerek başladığı konuşmasını ‘emekli bayram ikramiyeleri bayramdan önce hesaplara yatırmış olacak’ diye bitirmesi, artık bunu bile bir müjde olarak görüyor ve sunuyor alması pek hayra alamet değil.

Yani bundan böyle Cumhurbaşkanı her ay ‘müjde, bu ayda maaşlarınızı zamanında alacaksınız’ derse şaşırmayın.

Ve, emekli bayram ikramiyesi neden artmadı diye hayıflanacağınıza, alabildiğiniz orana şükredin.

Emekli bayram ikramiyesi, 2018’de başladı malumunuz.

O gün ciddi paraydı. Bir kurbanlık küçükbaş hayvana tekabül ediyordu.

Girin internete bakın, 2018 yılında Diyanet’in açıkladığı yurt içi vekaletle kurban kesim bedeli sadece 850 TL idi. Bin lirasını alan bir emekli, kurbanını kesiyor, üzerine kalan 150 TL ile de bayram şekerini alıp torunlarına harçlık dağıtabiliyordu.

Dahası, 2018 yılında net asgari ücret 1.603 TL idi. 1.000 liralık ikramiye, asgari ücretin tam yüzde 62.4’üne denk geliyordu.

Bugün asgari ücret 28 bin TL, bayram ikramiyesi 4 bin... Yani asgari ücretin 7’de 1’i…

İkramiyenin ilk çıktığı yıl en düşük emekli maaşı da bin lira civarındaydı.

Şimdi en düşük emekli maaşı 20 kat arttı, 20 bin liraya yani ilk bayram ikramiyesinin 20, mevcut ikramiyenin 5 katına çıktı.

Nereden bakarsanız bakın, neye göre hesaplarsanız hesaplayın, bu bayram emekli bayram ikramiyesinin 16-17 bin lira olması gerekiyordu.

Peki neden zam yok? Bin lira dahi yapılamaz mıydı? Nitekim bin liralık artış telaffuz edilmeye başlanmıştı. Ne oldu da arttıramadılar peki?

“Bin liralık artış vatandaşı memnun etmeyecekti, buna karşılık bütçeye ilave yük getirecekti. Vatandaşta karşılığı olmayacak bir artış için bütçeye ilave yük getirmek yanlış olurdu” dediler.

Savunmayı görüyor musunuz? Gerçeklikten ne kadar koptuklarının itirafı gibi…

O kadar kopmuşlar ki, emekliler için bin liranın ne anlam ifade edebileceğini bile anlayamıyorlar.

Anlayamadıkları veya anlamazlıktan geldikleri gerçek olan şu ki emeklilerimizin durumunun küresel standartların çok gerisinde kaldı.

Bakın, Uluslararası finans kuruluşu NATIXIS’in, 44 ülkenin emeklilik sistemlerini enflasyon, sağlık hizmetleri, gelir adaleti ve yaşam kalitesi gibi 18 farklı gösterge üstünden kıyasladığı bir araştırmanın sonuçlarına göre; Türkiye, emeklilerine sağladığı olanaklar ve emeklilerin refah düzeyi açısından en kötü beş ülke içinde, 44 ülke arasında 42. sırada ve sadece Kolombiya ve Hindistan’ı geride bırakabiliyoruz.

Lafa geldi mi dünya lideriyiz ama iş en temel insan haklarına gelince Afrika kabile devletleriyle yarışıyoruz.

Bu bayram mutlaka kıyıda köşede bir iktidar ittifakı mensubu ile karşılaşacaksınızdır. Hakkınızdır, sorun; Neden bizim ikramiyeyi arttırmadınız?

Adım gibi eminim ki bütçe dengesi falan diyecekler, efendim şu kadar borç ödedik savunması yapacaklardır.

O zaman siz de bir daha sorun; Yahu bu borcu ben mi yaptım da bedelini bana ödetiyorsunuz?

Ve bu borcu neyin karşılığında yaptınız, bu borcu nereye harcadınız?

Yine eminim ki klasik savunmaya geçecekler; Havaalanı yaptık, otoyol yaptık, tünel yaptık, köprü yaptık…

İyi de arkadaş bütün bunların parası hazinden ödenmeyecekti hani? Kasamızdan cebimizden 5 kuruş çıkmayacaktı hani? Nitekim siz bunların çoğunu yap-işlet-devret usulüyle yapmadınız mı?

Bunların maliyetinin en az altı/yedi katı fazlasını biz 25 yıl ,30 yıl, 40 yıl boyunca neden ödüyoruz?