EĞİTİM bir ülkenin medeniyet göstergesidir. Hukuk da öyle... Zira eğitimle adalet mekanizması sarmaş dolaş giderler. İyi bir eğitimin olmadığı yerde adalet duygusu da barınamaz. Adalet, hakkın, hukukun, insani değerlerin ve eğitimin en üst düzeyde yaşandığı yerlerde yeşerir.
Son yıllarda ülkemizde hem adaletin hem de eğitim sisteminin yerlerde süründüğünü söyleyebiliriz. Ülke gençliği, ilkokuldan üniversite sıralarına kadar büyük bir özveri ile devletin kendilerine sunduğu eşit olmayan şartlarda eğitimlerini tamamlıyor. Sonunda KPSS denen bir eleme sistemi çıkıyor karşılarına… Onu da aşanlar bu defa, devletin değil hükümet edenlerin “mülakat” duvarına tosluyor…
Yani, bin bir emek ve özveriyle buralara kadar gelen gençliğin ümitleri, kaldırılacağına seçim vaadi olarak söz verilen “mülakat” sisteminde yerle yeksan oluyor…
Sonunda başka ülkelere başlayan beyin göçü… Bunu beceremeyenler ise “Ne iş olsa yaparım abi!” modunda, nasibini gördüğü eğitimin dışında aramaya çalışıyor… Ama ya ümidini yitirenler?
Henüz, ROKETSAN mühendisi Yusuf Serdar Yücel’in, derece yapmasına rağmen hâkimlik mülakatından elenen avukat Mert Akdoğan’ı, üslerinin psikolojik baskısına uğradığını söyleyen Mithat Can Yalman’ın intiharı çare olarak seçmelerini unutmadık…
ÜNİVERSİTELERİMİZİN DURUMU!
Geçen ay Londra merkezli uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education, ‘Dünya Üniversite Sıralaması’ listesi yayınladı. İlk 10 sırada İngiltere ve ABD’deki üniversiteler yer alırken, bizden ilk 500 içinde sadece 3 üniversite yer alabildi.
Bunlar da 351-400 bandındaki Koç Üniversitesi, Orta doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi idi.
Sıralamanın 500-1000 bandında ise sırasıyla İstanbul Teknik, Bilkent, Boğaziçi, Çankaya, Hacettepe, Bahçeşehir, Özyeğin ve Yıldız Teknik üniversiteleri yer aldı. Böylece ilk 1000 içinde sadece 11 üniversitemiz yer alabildi listede.
Listeyi oluşturan kuruluş şu kriterleri baz aldığını açıkladı:
1-Öğretme (öğrenme ortamı), 2-Araştırma ortamı (hacim, gelir ve itibar), 3-Araştırma kalitesi (alıntı etkisi, araştırma gücü, araştırma mükemmelliği ve araştırma etkisi), 4-Uluslararası görünüm (personel, öğrenciler ve araştırma), 5-Sanayi (gelir ve patentler).
Türkiye’de 2024 Ocak ayı itibariyle 209 üniversite bulunuyor. Bu kurumların 131’i devlet üniversitesi, 78’i ise özel-vakıf üniversitesi statüsünde...
Demek ki, burada nicelik (sayı) değil nitelik (kalite) önemlidir. Yani, “Ülkemizde 209 üniversite bulunuyor” diye hava atmak bir anlam ifade etmiyor…
Anlayacağınız, adalette sınıfta kaldığımız gibi eğitimde de karnemiz oldukça zayıf… Bu eğitim ve dolayısıyla yerlere düşürülen bu hukuk sistemiyle hangi adaletin ve hangi ümidin peşinde koşacağız?
Varın siz açıklayın…
ANLAMLI SÖZ
“Eğitim, gerçeklerin öğretilmesi değildir. Düşünmek için aklın eğitilmesidir…”
ALBERT EİNSTEİN