MİLLİ takımımızın 2026 FIFA Dünya Kupası yolunda aldığı başarı ülkemizde bayram sevinci yaşattı. Siyasi çalkantılar, hayat pahalılığı, gerilim ve etrafımızı çepeçevre saran ateş çemberinden sonra bu başarı gerçekten hepimizi sevindirdi.
Amerika’daki finallere katılma hakkını elde ettik. Aradan tam 24 yıl geçtiğine göre, kolay elde edilen bir başarı değildi bizim için.
Geride kalan maçlar sonrasında iki rakibimiz kalmıştı... Biri Romanya, diğeri Kosova... Genç yeteneklerden oluşan ay-yıldızlı ekibimiz tıpkı 2002’deki takımı hatırlatıyordu... Lakin ikisini de 1-0 yenerken epey zorlandığımız, kalemizde büyük tehlikeler atlattığımız Romanya ve Kosova galibiyetleri bu işin henüz başlangıcı sayılır... Çünkü 2026 FIFA Amerika’da, 30’ün üstünde ve her biri daha güçlü rakiplerle karşılaşacağız...
Gerçi çeyrek ve yarı final maçları öncesi D Grubu’nda karşılaşacağımız Amerika, Paraguay ve Avustralya takımları, şu son elediğimiz Romanya ve Kosova’dan çok daha fazla tehlikeli değiller...
Şu an görülen aksaklıklarını gidermiş iyi bir iyi bir ay-yıldızlı ekibin, Haziran ayında yapacağı bu maçlardan başarı ile çıkacağına inanıyorum.
OYNADIĞIMIZ MAÇLARA BİR GÖZ ATALIM
Türk Milli Takımı, 2026 FIFA Finallerine bilet alabilmek için önce Avrupa Elemeleri E Grubu’nda 6 karşılaşma yaptı. İspanya’nın ardından grup ikincisi olan ay-yıldızlı ekibimiz, Plaf-off C Grubu’nda yaptığı son iki karşılaşmayla da yakın hedefe ulaşmış oldu.
Yaptığımız karşılaşmaları bir hatırlayacak olursak;
Avrupa elemeleri E Grubu:
1-İspanya-Türkiye: 2-2
2-Türkiye-Bulgaristan: 2-0
3-Türkiye-Gürcistan: 4-1
4-Bulgaristan-Türkiye: 2-6
5-Türkiye-İspanya: 0-6
6-Gürcistan-Türkiye: 2-3
Play-Off Turu C Grubu:
1-Türkiye-Romanya: 1-0
2-Kosova-Türkiye: 0-1
Görüldüğü gibi C Grubu’ndaki maçlarda İspanya karşısında fazla bir varlık gösterememişiz... Oysa finallerde Avrupa’dan, Afrika’dan ve Latin Amerika’dan çok güçlü rakipler gelecek...
Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile istikrarlı bir yükselişte ay-yıldızlı ekibimiz... Geçmişte Şenol güneş, Fatih Terim ve Mustafa Denizli ile yaşadığımız başarıların bin benzerini sergileyecek konuma geldi...
EN YAŞLISI HAKAN ÇALHANOĞLU
Üstelik 2002’deki Milli Takım ile şimdiki arasında yaş farkı da var... Yani, ay-yıldızlı ekibimiz bir yaş daha genç durumda... En yaşlısı Hakan Çalhanoğlu; o da 32 yaşında... Şu anki Milli Takım’ın yaş ortalaması 27... 2002’deki takımımızın ise 28 idi... Aradaki o bir yaş, aslında bir sporcunun fizik ve kondisyon gücünde çok şey ifade ediyor...
Üstelik o zamandan bu yana dünya futbolu büyük bir ivme kazandı... Teknik donanımın yanında sürat de önemli...
Amerika’da bizi çeyrek finale taşıyacak olan maçları vereyim:
1-14 Haziran Pazar: Avustralya-Türkiye
2-20 Haziran C.Tesi: Türkiye-Paraguay
3-26 Haziran Cuma: Türkiye-ABD
Karşılaşmalar, daha önce Japonya ve Güney Kore’de olduğu gibi pek alışmadığımız bir saat diliminde oynanacak... Yaşı benim gibi ilerlemiş olanlar hatırlar... Ta 1970’li yıllarda Muhammed Ali’nin maçlarına kalktığımız sabaha karşı saatlerde biraz uykusuz kalacağız...
İnşallah ay-yıldızlı ekip, bize o eski büyük sevinci yaşatsın da, her şeye değer...
Ve inşallah, dünyayı ateşe veren zalim Amerika güçleri, yakın coğrafyamızdaki başlattığı bu savaşta büyük bir dumura uğrayarak döner kıtasına... Dünyanın en kısa sürede barışa uyanması, akan kanların durması en büyük dileğimiz olsun.
Haydi çocuklar, siz aynı zamanda, zulme uğramış bu coğrafyayı temsil ediyorsunuz...
Başarılar ay-yıldızlı ekibe gelsin...
********************
ANLAMLI SÖZ
“Benim için iyi insan olmak, iyi futbolcu olmaktan çok daha önemlidir...”
LİONEL MESSİ