ABD, fırsatlar ülkesi olarak tanımlanır ve pek çok genç kendini ABD’ye atmak için çırpınırdı ya artık gerek kalmadı.

‘Ah hiç değilse bir küçük Amerika olsak’ hayalleri kurardık ya, bırakın küçük ABD olmayı, ABD’nin ta kendisi olduk.

Evet, artık fırsatlar ülkesi biziz. Eğitim ve istihdamda bütün hayallerin gerçekleştirilebildiği bir ülkeyiz.

Taa okul öncesi döneminden itibaren çocuklarının üzerinde titreyen aileler, çocuklarının geleceğinin temellerini iyi atabilmek için varını yoğunu harcayan aileler için ‘Hızır Aleyhisselam’ yetişti.

Ailenizin hızırı Mıhyeddin Yakışır, okul öncesinden üniversite diplomasına kadar hatta dileyene yüksek lisans ve doktora diploması veriyor. Hem de ‘iş garantili’ vallahi!

E nasıl oluyor?

Şöyle oluyor. Hani ‘tek adam’ sistemine geçtik ya bu Mıhyeddin de tek başına neredeyse bütün unvanları eline geçirmiş. O Gazi Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve Ege Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı…

YÖK Eğitim Öğretim Daire Başkanı, Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme Değerlendirme ve Yerleştirme Hizmetleri Daire Başkanı, Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü, Ege Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı, İnönü Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Fizik Bölümü Başkanı, Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Çukurova Halk Eğitim Merkezi Müdürü, Süleyman Demirel Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı, Adana Seyhan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü…

Dolayısıyla çocuğunuzun taa anasınıfından üniversiteye oradan yüksek lisans ve doktoraya kadar bütün eğitimi Mıhyeddin’in elinde…

O aynı zamanda Turkcell Yönetim Direktörü olduğu için kullandığı telefona tanımlı e-imza ile tüm bu yetkililerin işlemleri yapabiliyor.

Çocuklarınızı eğitimin her kademesine yerleştirebiliyor, diplomalarını verebiliyor.

Mıhyeddin şişeden çıkan cin gibi maşallah! Size dileğinizi soruyor ‘ne vereyim ablama/abime’ diyor ve gerçekten de veriyor.

Üniversite sınavını hiç kazanamamış çocuklarınızı, istediği üniversitenin istediği bölümüne kaydedip diploma sahibi yapıyor. Yüksek lisans ve doktora dahil…

Ve sonra atamalarını bile yapabiliyor.

E uyuşturucu satıcısı torbacıyı bile narkotik şube başkomiseri yapabilen Mıhyeddin çocuklarınızı diplomalı işsiz bırakacak değil ya.

Sadece diploma mı? Değil elbet. Elinden her iş geliyor Mıhyeddin’in.

Eline geçirdiği e-imza ile neredeyse bütün kamu sistemlerine sızabildiği için ehliyet de veriyor.

Bitti mi? Bitmez…

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Göç İdaresi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sistemlerine sızabildiği için vatandaşlık ve kimlik de veriyor.

Bu Hızır’ın bizim bildiğimiz Hızır’dan tek farkı bütün bu işleri ücreti mukabilince yapması…

E o kadar da olmasın mı yani?

Bu ülkede çocuğunuz normal yollardan avukat/mühendis olduğunda bedava mı oluyor.

Bu ülkede normal yollardan ta okul öncesinden üniversiteye oradan yüksek lisans ve doktoraya ulaşmak, dershane, özel okul, özel ders, kitap parası, kira parası şu bu derken size kaç mal oluyor, bir hesaplayın bakalım.

Dolayısıyla Mıhyeddin’in sizden aldığı para anasının ak sütü gibi helal olsa gerektir.

Nakitten tasarruf edemiyorsanız da vakitten ettiğiniz tasarrufu öpün de başınıza koyun.

Çocuğunuz yıllarca dirsek çürütmüyor, yıllarca üniversite okuyorum ayağına işten kaytarmıyor, Binali Başkan’ın dediği üniversiteye gidip ‘kızlı erkekli’ takılmıyor. Bundan iyisi Şam’da kayısı değil mi?

Dolayısıyla Mıhyeddin Yakışır’ı bu ülkeye kazandıran sistemi icat edenlere, ülkemizi fırsatlar ülkesi haline getirenlere teşekkürü borç biliyorum.

Bir teşekkür de yargı sistemimize…

Çetenin lideri Ziya Kadiroğlu’nu, 2002 ve 2005 yılında KPSS sınavında sahtecilik, 2010 ve 2012 KPSS’lerde joker aday yerleştirme, 2016’da 48 kişiye sahte öğretmen diploması düzenlemek suçlarından yargılayıp hepi topu 5 yıl içeride yattıktan sonra tekrar ülkemize ve toplumumuza kazandırdıkları için…

Bu Mıhyeddin ve Ziya Hoca olmasaydı, gençlerin hayallerini gerçekleştirebildikleri fırsatlar ülkesi olamazdık.

Haliyle böylelerini baş tacı etmek ama öbür yandan da tweet atmak suretiyle ülkemizin ‘itibarını’ zedeleyen hainlerle mücadelemizi sürdürmek zorundayız.

Bize bu yakışır.

Bir de Timur Soykan’ın dediği gibi ‘bu rejime Mıhyeddin Yakışır…’