TÜRKİYE geçen hafta ortasında Kahramanmaraş’taki okul saldırısını konuşuyor... Ayser Çalık Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin, emniyetçi babasına ait olan 5 tabanca ve 7 şarjör ile birlikte yaptığı katliam, biri öğretmen 9 cana mal oldu...
Olay sadece ülkemizde değil, tüm dünyada büyük yankı uyandırdı...
Birinci sınıf bir emniyet müdürü düşünün... Topluma örnek olması gereken bir emniyetçi...
14 yaşındaki oğlunu poligona götürüyor ve atış talimi yaptırıyor...
Sonra, “Silahlar bir sandıkta kitliydi” diye bir yalana sarılıyor... Ertesi gün, oğlunun şarjöre mermi doldururken videoları çıkıyor...
EĞİTİM KURUMUNA KİLİT
YAŞANAN bu olaydan sonra Ayser Çalık Ortaokulu geçici bir süre için kapatıldı... Sonradan anlıyoruz ki, bu okulda görev yapan birkaç müdür yardımcı öğretmen, bozuk davranış içinde olan İsa Aras Mersinli’yi sıkı denetime tabi tuttukları için, babanın yaptığı baskı sonucu başka okullara tayin ediliyor.
Okul müdürünün, bu baskı ve tehdit durumunu İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, Valiliğe ya da olmadı Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirmesi gerekmez miydi?
Okul müdürü, meslektaşlarına sahip çıkacağı yerde, baskılara boyun eğiyor... Zaten, ayrılan o müdür yardımcılarından sonra okul iyice sarpa sarıyor; elini kolunu sallayan eğitim kurumunu tehdit ediyor.
ŞEHİT AYLA KARA ÖĞRETMEN
ÖĞRETMENLİĞİN ne derece sorumluluk gerektiren bir meslek olduğu Kahramanmaraş’taki üzücü olayda bir kez daha ortaya çıktı... Öğrencilerine siper olan Ayla Kara öğretmen, vücuduna aldığı 5 kurşunla susturuldu.
Onun öksüz kalan çocukları, “Annemizle gurur duyuyoruz” diyor. Ama ne yazık ki böylesine güzel insanları yaşatamıyoruz! Şimdi bir tedbirsizlik uğruna yitip giden 10 canın hesabını kim verecek?
Muhalefete laf yetiştirmekle meşgul olan ve Cumhuriyet değerlerine aykırı işlerle ön plana çıkan Bakan Yusuf Tekin acaba istifa etmeyi aklının ucundan geçirecek mi?
DEVLETİN VALİSİ BUNU YAPARSA
TÜRKİYE, 6 yıl önce kaybolan Gülistan Doku cinayetini konuşurken, her gün bir başka okludan bir başka şiddet olayına şahit oluyoruz...
Gülistan’ın kafasına kurşun sıktığı artık belli olan oğlunu, kendi elleriyle adalete teslim etmesi gereken Tunceli eski Valisi Tuncay Sonel, tersine olayı örtbas etmek için Adalet Bakanı Akın Gürlek’le diyalog kurmaya çalışıyor...
Tutuklu oğlu Mustafa Türkay Sonel ise, “Hamile kaldı, ben de kafasına sıktım!” diye konuşmuş. Bunu da, firari olan Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş söylüyor ve ekliyor, “Adalet için tüm bildiklerimi anlatmaya hazırım!”
HEM DERS HEM MİLAT OLSUN
ASLINDA, ülkemizde bu tip olayların yaşanması istenmiyorsa, bu olay bir milat kabul edilip çok ciddi tedbirler alınmalıdır.
Belki de bu olay aysbergin görünen kısmıdır... Belki de birçok okul buna benzer olaylarla için için kaynamaktadır.
Devletimiz çok ciddi denetim ve tedbirlerle okullarımızdaki yönetimleri ve özelikle de seçimlerde söz verdiği “liyakat” sistemini hayata geçirerek, her türlü kurum yönetimini de liyakat sahibine, hak edene teslim etmelidir.
Liyakat, işinin ehli demektir...
Seçimini liyakate göre değil de torpille göre yaparsanız, sonunda işte bu çürümüşlüklerle karşılaşırsınız.
************
ANLAMLI DİZELER
“Okullar açılır, çocuklar gülüşürdü eskiden.
Şimdi bir sessizlik çöktü!
Tebeşir kokusuna kan karıştı.
Bir öğretmen sustuğunda,
Bir nesil yetim kalır...”
CAHİT KÜLEBİ