İktidar ve yancılarına göre yeni açılım sürecinin temel gerekçesi, Ortadoğu’da yaşanan yeni gelişmelerin oluşturduğu tehdit karşısında bekamızı korumak ve bunun için de iç cepheyi sağlam tutmaktı.

İşte bu iç cepheyi sağlam tutmak için aman da ne kadar mücadele ettiklerini görüyorsunuz.

Bir yandan yeni geliştirdikleri terör kavramı çerçevesinde önüne geleni terörist ilan edip canına okuyorlar öbür yandan tartışmasız teröristlerle işbirliği yapıyorlar.

Önceki açılım sürecini de ‘aslanı kediye boğdurmak’ şeklinde tarif etmiştik. Şemdik Sakık gibi bir teröristin gizli tanıklığı ile başta genel kurmay başkanımız olmak üzere terörle mücadelenin kahramanlarını içeri tıkmıştık.

Bu açılım sürecinde de kurbanımız Ümit Özdağ oldu. Karşı fikirleri sebebiyle ve engel teşkil ettiği için adamı sürüm sürüm süründürdük.

Şimdi bıraktılar ama siyaset yasağı getirerek susturmanın gayretindeler.

Yani bugün de Ümit Özdağ gibi, terörle mücadelenin kürsü ve kalem kahramanını köpeklere yem ediyoruz.

Bunu yaparken de ölü diri ayırmıyoruz.

Önce bebek katili apo fesih açıklamasında, kurucu değerlerimize ve kurucu önderimiz Atatürk’e saldırmıştı malumunuz.

Şimdi sıra milli kahramanınız Talat Paşa’ya geldi.

Talat Paşa üzerinden tehcir politikamıza ve uygulayıcılarına hakaretler yağmaya başladı.

Bakıyorum da yeni açılım sürecinin yani bu şımarıklığın mimarı iktidarı geçin, muhalefetten de doğru dürüst tepki gelmedi.

Atatürk’ün kurduğu CHP bile, tartışmanın yaşandığı TBMM oturumunda bu ‘şımarmışlık’ ve gemi azıya alma sürecini destekledi.

‘Bize soykırım uyguladınız, soyumuzu kuruttunuz’ diyene sorulması gereken ‘ulan madem soyunuzu kuruttuk, sen niye sağ kaldın, hadi onu da geç bu ülkenin millet meclisinde konuşma hakkını nasıl elde ettin’ sorusuydu.

İşte bu soruyu sadece İYİ Partililer sorabildi ve maalesef CHP’li bir meclis başkanının yönettiği oturumda ceza aldılar.

Uluslararası bir teröristin, dünyaca tanınan bir katilin destekçisi bir partinin mensubu kalkmış hem de TBMM çatısı altında Talat Paşa’ya katil diyor ve gıkınız çıkmıyor öyle mi?

Bunu en iyi bilmesi gereken sizsiniz beyler. Talat Paşa, Dürüst, Yürekli, Vatansever bir Türk Devlet Adamıdır. Talat Paşa Atatürk'ün yakın dostudur. Türk Yurdundan ayrılırken bile İttihatçı arkadaşlarına ve Teşkilatı Mahsusa üyelerine "Sarı Paşa'ya yardımcı olunuz vatanımızı kurtaracak yegane kuvvet ondadır" demiştir. Bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Milli kahraman ilan edilmiştir.

Madem ki Atatürk’ün kurduğu partisiniz, madem ki Atatürkçüsünüz, Talat Paşa’ya katil diyeni susturmak en başta size düşerdi.

İktidar ve yancılarına gelince…

Osmanlı çocuğunuz hesapta. En bariz hataları bile savunacak hatta bu uğurda Atatürk’ü ‘deccal’ ilan edecek kadar Osmanlıcısınız.

Yahu bu tehcir kararını alan Osmanlı Hükumetiydi.

Bu kararın uygulanması için görevlendirilen Talat Paşa da Osmanlı askeriydi.

Bir milletvekili Osmanlıya hakaret ediyor, Osmanlının politikasına cinayet diyor ve bu kararı uygulayan Talat Paşa’ya katil diyor, neredesiniz?

Sair milletvekillerine gelince…

Talat Paşa’yı milli kahraman ilan eden TBMM’nin üyelerisiniz.

Dolayısıyla bu hakaret içinde bulunduğunuz çatıya yapıldı, ekmeğini yediğiniz, sefasını sürdüğünüz çatıya…

Neden gıkınız çıkmıyor?

Son söz de iç cepheyi tahkim iddiasındaki iktidar ve yancılarına…

Görevi Türk Milleti'nin haysiyetini korumak olan TBMM'nin çatısı altında yeni ortağınız partinin milletvekili, alnımıza "Ermeni soykırımı" iftirasını yapıştırıp Talat Paşa'ya "katil" diyor...

Buna rağmen umudunuzu bir bebek katiline bağlamaya devam edece misiniz?