Görüyorsunuz İmralı görüşmesi Cumhur ittifakını bile böldü. AKP ve MHP bu konuda yalnız kaldı.

Haliyle kendi içinde bile bir ittifak, bir görüş birliği sağlayamayan hükümetin, ülkede birliği bütünlüğü sağlama iddiası havada kaldı.

Olsun. AKP ve MHP yeter diyenler, yanılır.

Her ne kadar, Özbek asıllı CIA casusu Ruzi Nazar’ın "Kürdistan'ı kurmak istiyorsak, Kürtleri kışkırtmak en kolay iş. Mühim olan, Türkleri uyutacak birilerini bulmaktır. Bize iki adam lazım; biri dindar Müslümanları uyutacak, diğeri milliyetçilere ninni söyleyecek" tanımına uyuyorlarsa da her iki parti de tabanlarını ve geniş seçmen kesimlerini ikna edemedi.

Peki ‘Kürtleri kışkırtmak en kolay iş’ iddiası? O da pek tutmadı.

Ben meslek hayatının 7 yılını Kars, Erzurum ve Şanlıurfa’da halk ile iç içe geçiren bir öğretmen olarak halen süren ilişkilerimden ve yaptığım görüşmelerden bunu görüyorum. İnanmıyorsanız yapın bir anket, sizde görün.

Peki, ben bir Türk milliyetçisi olarak bu zokayı zaten yutmam da Kürtlerin bir kısmı neden yutmuyor?

Onların tamamı bölücü örgüt ve bebek katili yanlısı değil de ondan…

Ve aklı başında olanları, bu ülkede bir Kürt sorunundan ziyade, bir vatandaşlık sorunu olduğunu görüyor, yaşadıkları sıkıntının kendilerine has olmadığını, etnik kökenlerinden kaynaklanmadığını dahası hayatlarını devletin değil, feodal yapının kararttığını biliyorlar.

Kendilerini kimlerin sömürdüğünü, kimlerin hak ve hukuklarını gasp ettiğini, kimlerin kendilerine insan gibi davranmadığını ve bunun sebeplerini de gayet iyi biliyorlar.

Hesapta feodal yapı ile mücadele edeceği iddiasıyla yola çıkan PKK’nın işe ilk kundaktaki bebekleri öldürerek başladığını unutmuyorlar.

‘Yahu bunlar Kürt hamisi olduklarını iddia ediyorlar ama alayının etnik kökeni Ermeni, bunlar mı bizim hakkımızı hukukumuzu koruyacak’ soruları ben oradayken de soruluyordu.

Biraz daha okumuşları da ‘Asala bitti, PKK başladı, bu bir tesadüf olabilir mi’ diyor, bağlantıyı kuruyordu.

Şimdi sorularına yeni sorular eklediler.

‘Önceleri bizi feodal yapı ile gütmeye (yönetmeye) çalışanlar, Doğu-Güneydoğu ilişkileri ve bizim sorunlarımız söz konusu olduğunda feodal yapıyı muhatap alanlar, şimdi de terörist başını mı muhatap alacaklar?’

Öyle ya Doğu-Güneydoğu halkına illa bir çoban mı lazım?

Ve bu insanları bir terör örgütü ile ilişkilendirmek, sorunlarının ancak terörist başını ikna etmekle çözüleceğine inanmak, hangi aklın eseri…

Yıllarca bu akıl -kimine göre devlet aklı- ‘silahı bırakın, sorunlarınızı silahla değil siyasetle çözün’ demedi mi?

Şimdi zarfta DEM ama mazrufta terör örgütü ile pazarlık yapmak, isteseniz de istemeseniz de Kürt siyaseti hareketinin en önemli lideri Demirtaş’ı içeride tutup, bölücü terörist başı bir katili muhatap almak, hangi akılla izah edilebilir?

Bu ülkede bir Kürt sorunu varsa, -ki bence yok, sorunlar Kürt/Türk ayrımı yapmıyor- o sorunun muhatabı, bu kesimin partileri, siyasi ve sivil kuruluşları değil de neden bir terör örgütü oluyor?

Yıllarca terör örgütünü muhatap almasınlar diye yırtınanlar bugün neden kendileri bir terör örgütünü muhatap alıyor?

Bölgede, bugüne kadar terör örgütünü benimsemeyen, işbirliği yapmayan aksine devletin yanında duran aşiret ve korucu ailelerine şimdi ‘biz yanılmışız, artık bebek katilini sizin muhatabınız’ demek bu kadar kolay mı?

Şimdi bu saatten sonra bu saçma açılım anlayışınızdan vaz geçseniz bile o bebek katili bundan böyle Kürtlerin muhatabı ve temsilcisidir. Bu unvanı ona siz verdiniz. Bölge halkını bebek katilinin kucağına siz ittiniz ya da oturttunuz.

Bugüne kadar sadece bölücülerin başı olan katile bütün Kürtlerin temsilcisi payesini verdiniz.

‘Kürtlerin hamisi bölücü örgüt ve katil lideri değildir’ şeklindeki dış dünya tezimizi de bizzat çürüttünüz.

Yıllardır örgütü muhatap alan dış dünyaya da eşi benzeri bulunmaz bir koz verdiniz.

Bu akıl hangi akılsa, o aklınızı seveyim sizin!