Dünden devam…

Başkan Lütfü Bayraktar, aday adayı olacağını ve tarafını açıkça ilan etti malumunuz.

Hatta o kadar açıkça ilan etti ki, gerçekleştirdiğimiz basın toplantısında fındık kelimesi 10 kere geçtiyse, AKP ve Reis adı 100 kere telaffuz edildi.

Olabilir.

Mesele aday olması değil, adaylığının konumunu ne kadar etkilediği ve kurumunu bu manada ne kadar istismar ettiğidir.

Evet, fındık ve FİSKOBİRLİK konusunda duyarlı kaynağımın, Lütfi Bayraktar’ın açıklamalarına verdiği cevabın ikinci ve son bölümü;

Kaynağım konuşuyor;

“Lütfü Bayraktar, birlik üyelerinin sahibi olduğu tesisleri, siyasette ismini parlatmak için kullanıyor, demiştim.

Verdiği cevap pek tatmin edici değil;

“Batı Karadeniz’deki üreticilerin büyük bir kısmının aileleri Doğu Karadeniz’den göçmüştür. Bu ailelerin çocukları ata topraklarıyla itibarı kesmemiş ve genelde yazları Doğu Karadeniz’i ziyaret etmektedirler. Doğal olarak bu ziyaretlerinde, kıymet verdikleri önemsedikleri ve dost bildikleri şahsıma da geçerken uğrayarak bizleri onurlandırmaktadırlar.” Diyor.

Erol Bey. İster gazeteci olsun, ister sıradan bir vatandaş olun, muhatabı olduğunuz bir kişiye, ya da siyasetçiye yada sivil toplum kuruluşu yöneticisine yönelttiğiniz sorulara aldığınız veya alamadığınız cevaplar, o kişinin topluma ve mensup olduğu makama olan saygısının notudur.

Gazeteciler sorularını sorar, aynı şekilde gelen cevapları da yayınlar.

Ama cevap bulmayan, ya da top çevirmeye benzer laf ebeliğiyle dolu yazılara da kamuoyu ve fındık üreticileri adına sormaya/sorgulamaya devam eder.

Ha, bunu siz yapmazsanız kamuoyu adına ben yaparım.

Ben sizin aracılığınız ile değerli fındık üreticilerine ve Fiskobirlik ortakları ile Kooperatif delegelerine sesleniyorum. Fiskobirlik, sadece Giresun’dan ibaret değil, doğusuyla batısıyla 50 kooperatifin olduğu 13 İli kapsamaktadır. Kendi hemşerimde olsa, haksıza, eksikliğe eksik, yanlış diyebilmeliyiz.

Bu arada yeğeniniz işe gelmeyen bekçi bozuntusunun da yaptığı yorum gözümüzden kaçmış değil.

Cevap bulmayan sorular var;

Akçakoca’dan S.Ticarete satışı yapılan taşınmazın akıbeti nedir?

OSB’ye yapılacak yatırımın doğru zamanı için daha kaç 7 yıl beklenir?

İhtiyaç yoksa, iade ederek başka bir yatırımcının önünü mü açsanız acaba?

Devraldığınız dönemdeki borç miktarını 2 Milyar lira diyorsunuz. Yani 2 Katrilyon.

Gazeteci Serap Cantürk’e verdiğiniz röportajda Fiskobirlik borcunun 800 Milyon lira olduğunu ifade etmiştiniz.

2007’de devraldığınızda 120-130 Milyon üretici borcu varken, (hem de faizsiz bir borçken), Fiskobirlik depolarında 20 bin ton fındık var olduğu kayıtlarda belli.

Geldiğinizden bugüne kadar, İstanbul Tuzla 10 dönüm, Ordu Merkez Avm 5 dönüm, Çarşamba tesisleri 6 dönüm, Terme tesisleri 20 dönüm, Ordu Yağ tesisleri 110 dönüm, Trabzon-Çimenli Fabrika tesisleri 30 dönüm, Ünye Fabrika tesisleri 15 dönüm, Ünye merkez 4 dönüm, Fatsa Merkez 8 dönüm, Tirebolu Fabrika tesisleri 20 dönüm vs. vs. Bunların hepsi sizin dönemde satılan taşınmazlar.

Sayın Bayraktar, devraldığı dönemdeki borçları önce döviz ya da altın hesabına atıyor.

Daha sonra da güncelliyor olsa gerek.

O zaman bizde soruyoruz.

Sattıkların, ödediğin faizler, zarar eden marketçilik sektörü vs. vs. Sadece Ordudakilerle Tuzla yeter söylediğinize.

Yatırımlara gelince, tesise 130 Milyon lira yatırım yaptık, diyorsunuz.

Siz gittiğinizde entegre teneke miydi.

Bilançosundaki yatırımlar bölümüne bir daha bakın Sayın Başkan.

2 Taşlı kırma fabrikası 500.000 Dolar, Ezme hattı 50.000 dolar, Krema hattı (konçlama+temperleme vs) 30.000, butik çikolata+helva hattı 50.000 Dolar vs.vs.

Bunların bir çoğu da Devlet destekli değil mi?

Hepi topu 700 bin dolar diyelim.

Çarp topla 12-13 Milyon işte. Hem de bu günkü kurdan...

Martavala gerek var mı?

Duyanda Entegreyi yeniden yaptı zannedecek. Orada hiç mi bir şey yoktu der. Allah’tan korkun!

Aklıma propaganda bakanı Paul Joseph Goebbels geliyor. Yalanı ne kadar büyük söylersen misali… Sözün özüne gelirsek, her fırsatta İktidar Partisi mensubu olmasına rağmen, 15 yıldır yapamadığı uyumu, seçim sathı mahalline girince mi aklına geldi.

Cumhur ittifakı mensuplarıyla geçmişte yaşadığı polemikler/restleşmeler, hükumetin fındık politikalarına başkaldırısı, hakkında açılmış nahoş davalar gibi birçok konu arşivde sıcaklığını korurken, üretici adına “tarihe not düşmek” ve bey-tül mal olan Fiskobirlik’in Başkan Bayraktar gibi kişilerin siyasi oyuncağı olmaması için, soruyor ve sorguluyoruz. Sonucun ne olup olamayacağını hep birlikte yaşayarak göreceğiz.

Gördüğünüz gibi kaynağım boş değil, boş konuşmuyor, boş atıp dolu tutmuyor.

Şimdi Lütfü Bayraktar, basın toplantısında yaptığı gibi ‘bak senin kaynağın seni ve Sakarya basınını aşağılıyor falan demesin yine…

Herkes gibi ben ve biz de uyarıya ve eleştiriye açık olacağız. Hem öğrenmeye hem eleştirilmeye…

Ben kaynağıma şahsım ve tüm fındık üreticileri adına teşekkür ediyorum.