Ülküdaşlık hukukumuz gereği İBB davasından tutuklu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın duruşmasını daha itinalı takip ettim. Gördüm ki tuğla gibi’ denilen iddianame sapır sapır dökülüyor.
İddianameye göre Ekrem İmamoğlu'nun liderliğini yaptığı büyük bir suç örgütü var.
Bu örgüt, 2015 yılında İmamoğlu tarafından Beylikdüzü’nde kuruluyor. Örgütün iki temel amacı var; CHP'yi ele geçirmek ve Ekrem İmamoğlu’nu önce İBB Başkanı sonra da Cumhurbaşkanı yapmak.
Nereden belli? Şuradan; İmamoğlu yani örgüt lideri, partisinin genel başkanı ya da il başkanı bile değilken İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasını sürecini organize ediyor. Bak sen!
Başka; Parti içerisindeki insanları kendi himayesine sokmak, partide tek söz sahibi olmak ve partisini ele geçirmeyi hedefliyor.
Hikaye anlatmıyorum, iddianameden aktarıyorum; "Bu amaç doğrultusunda şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak değişimi içeren yıl olan 2019 yılında gerçekleşen ancak basın ve yayın organlarına 2024 yılı içerisinde 'Para Kuleleri' olarak yansıyan görüntülerden yola çıkarak, Şüpheli Ekrem İmamoğlu tarafından kurulan ve yönetilen çıkar amaçlı suç örgütünün temel felsefesi, elde ettiği suç gelirlerini kişisel zenginleşme aracı ve siyasetin finansmanı için kullanmak olup örgütün siyasetin finansmanı ile amaçladığı örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nu Beylikdüzü Belediye Başkanlığından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına taşımak, Cumhuriyet Halk Partisini ele geçirmek, elde ettikleri bu suç gelirleri ve bu suretle ele geçirdikleri siyasi güç ile örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı yapmak olduğu tespit edilmiştir."
Yani önce CHP’yi ele geçirecek sonra cumhurbaşkanlığına zıplayacak. Ne büyük suç ama!
İddianameye göre; Çıkar amaçlı kurulduğu iddia edilen örgütün lider, yönetici ya da üyeleri, örgüt içerisindeki hiyerarşik silsileye göre hareket ediyor, İBB'de ya da bağlı iştiraklerinde görevli olan kamu personellerine emir ve talimatlar veriyorlar.
Örgüt üyeleri, görüşmelerini gizlilik ilkesine göre yapıyor, akıllı telefon kullanmıyor, yeni bilgisayarlar almıyor, buluşmaları kamu binaları dışında hem de kamera kayıtlarını engelleyerek yapıyorlar.
Toplantı esnasında sinyal kesici cihazların kullanılması, örgütsel bir davranışın tezahürü olduğunun delili!
İşte bizim Ali Sukas’ın suçu da konumunu kullanarak, ihaleler yoluyla bu örgüte maddi kazanç sağlamak…
O tarafını bilmiyorum ama Ali Sukas yönetiminde bu şirket, cirosunu ikiye üçe katlamış, binlerce istihdam sağlamış, Türkiye’nin en büyük şirketleri arasına girmiş, her türlü denetimden geçmiş ve tek bir kusur bulunmamış.
Ali Sukas, ihalelerde örgüte yardım sağlayan şirketlere imtiyaz sağlamakla suçlanıyor. Ama ne hikmetse bu şirketler yeni değil ve yıllardır AKP’li belediyelerden ve kamu kuruluşlarından ihale alan şirketler…
Haliyle Ali Sukas’ın avukatı Kaptan Yılmaz feryat ediyor; “Dosyada hesap hareketleri yok… Savcılık olmayan banka hareketini -olsa yine anlayacağım- ortaya hiçbir banka hareketi koymadan kişinin evdeki paramla rüşvet verdim beyanını, olmayan banka hareketiyle doğruladığını söylüyor savcılık. Şimdi ben bu iddianın neresine ne savunma yapayım. Sayın yargıç yani hukuk rayında gitse, “Suç atmaya yönelik beyanlardır” denilir, bunu yapmaya çalışıyorum saatlerdir… “
Ali Sukas’ın etkin pişman ya da itirafçı Özel Kalem Müdürü Murat Or ise ifadesinde, Ali Sukas’ın rüşvet pazarlığı içinde bulunmadığını, ikinci savcılık ifadesinde maddi hatalar bulunduğunu, hiçbir rüşvet iddiasına gözüyle şahit olmadığını söylüyor.
Duruşmanın önemli bir anı da İmamoğlu’nun müdahalesiydi.
İmamoğlu: “Ali Bey, muhtelif yöneticilerle çalıştınız. Bu altı yıllık süreçte çalıştığınız yöneticilerle ilgili herhangi bir baskı oldu mu? Yani “şunu işe al”, “şunu çalıştır”, “şunu genel müdür yardımcısı yap”, “şunu özel kalem müdürü yap” gibi, benim tarafımdan ya da başka bir kişi tarafından size bir dayatma yapıldı mı?” diye sordu.
Ali Sukas, kesinlikle hayır dedi.
Ekrem İmamoğlu’nun “Çalıştığınız kişilerle ilgili “şu AK Partiliymiş”, “şu şu partiliymiş” gibi ifadelerle, “bunu işten çıkarın”, “şu kişi çalışmasın” şeklinde herhangi bir dayatma aldınız mı? Şeklindeki ilave sorusuna da “Bu konuda da kesinlikle hayır” cevabını verdi.
Bu arada şunu da öğrendik ki İmamoğlu Ali Sukas’ı göreve başladıktan sonra tanıyor. Ali Sukas liyakatiyle görev alanlardan, alanında gerçek bir uzman…
Bırakın kamuyu zarara uğratmayı aksine kamuyu yağmadan kurtaran bir vatan sevdalısı…
Elbette ki devran dönecek hak yerini bulacaktır.