Devletin geldiği getirildiği nokta karşısında ağız dolusu küfür etmemek için dişlerimi sıkıyorum.
Söylenecek çok şey var ama başım belaya girmesin diye topu muhalefete atmaktan başka da şansım yok.
Muhalefet ne demiş, nasıl tepki koymuş onu aktarayım.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, oldukça tepkiliydi. Nokta vuruşları yaptı, ağır konuştu. O ağır kısmını sansürleyerek bir özet sunayım;
“Bu yaşanan dijital skandal, diploma, unvan sahtekarlığı yalnızca eğitimle ilgili bir konu değildir. Bu, Türkiye'nin dijital egemenliğine açık bir saldırıdır. Bu, ulusal bir güvenlik krizidir ve yapısal bir krizdir.
Eğitimden sağlığa, tapudan güvenliğe, kamu kurumlarının diğer alanlarına, e-devlet sistemine kadar yerleşmiş, son derece fütursuz, müşterilerini neredeyse kendisi çağıran, açık ilanlarla onları toplayan, hiçbir çekincesi olmayan, cüretkar ve çok ilişkisi olan bir grupla karşı karşıyayız.
Türkiye'nin dijital kimlik altyapısı, kimlik doğrulama mevzuatı, kamu anahtar altyapısı tamamıyla tarumar edilmiştir.
2012 yılında 'TurkTrust ara sertifika skandalı' yaşanmıştı. Google bunu ortaya çıkarmıştı. Maalesef bizim kamu otoritelerimiz ortaya çıkaramamıştı ve Türkiye için uluslararası anlamda ciddi bir itibar kaybı oluşmuştu. O günden bugüne kadar hiçbir gelişme yaşanmadı. BTK gereken reformları yapmadı.
Bugün çok boyutlu bir sorunla karşı karşıyayız ve bu öylesi bir grup ki diploma dağıtıyorlar. Lise diploması, üniversite diploması dağıtıyorlar. Ehliyetlerde başarısız olanları başarılı hale getiriyorlar. Kendi deyimleriyle 400'den fazla akademisyenin unvanlarını değiştiriyorlar. O kadar utanma sıkılmaları yok ki depremde vefat eden avukatların 'başımız sağ olsun' diyerek isimlerini söylüyorlar. Onların diplomalarını iptal edip onların yerine başkalarını avukat olarak gösteriyorlar.
Bütün bu süreçte bizim siber güvenliğimizi sağlayacak olan kim? BTK Başkanı.
İyi de BTK Başkanı kendi e-imzasının bile kopyalanmasını fark etmemiş. Başkan yardımcısı da e-imzasının kopyalandığını fark etmemiş. Hiç açıklama yapmıyorlar. Sanki siber güvenlikten Tarım Bakanlığı sorumluymuş gibi.
Peki bunlar kime bağlı? Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu'na bağlı. Biraz utanma olsa Ulaştırma Bakanı ve BTK Başkanı şimdiye kadar çoktan istifa etmiş olurdu.
Bu işin sorumlusu ulaştırma bakanından tık yok. Milli Eğitim bakanından tık yok. Ama haksızlık etmeyelim hiçbir telefona çıkmayan, rektörlere randevu vermeyen, milletvekilleri ile görüşmeyen Erol Özvar ses vermiş. Ne demiş? ‘İstifa ediyorum’ mu demiş? Yok.
Tercih yapacak olan öğrencilere yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik alanlarında bölümler açtıklarının müjdesini vermiş. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin açıklamasını vermiş sonra kendisine bir 4 yıl daha atayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teveccühleri için şükranlarını sunmuş.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi “İddia, dosya şüphelilerinden birinin soyut beyanına dayanmaktadır” diyor.
CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar da soyut beyanlara dayandırıldı, gizli tanık beyanlarıyla belediye başkanlarımız tutuklandı. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, o zaman neden demedin ‘soyut beyanlarla bu işler yapılmaz’ diye?
Türkiye'nin bebeklerini yeni doğan çetelerinin elinde öldürdünüz siz. Ondan sorumlu İl Sağlık Müdürünü Sağlık Bakanı yaptınız.
Türkiye'nin kendi ticaretine bakan turizmcisini bakan yaptınız. 38'i çocuk 78 kişinin yanmasını engellemedi. Yanında getirdiği adamların yargılanmasını engelledi.
Memleketin ormanları yandı, yıkıldı. Türk Hava Kurumu'nun uçakları uçmadan orada duruyor. LGS'de, ÖSYM'de her yerde sınav soruları çalınıyor. Akademisyenler parayla torpille unvan alıyor ve utanmadan sıkılmadan bu düzeni devam ettiriyorsunuz.
Şimdi buradan sesleneyim. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sen ve arkadaşlarınızın ürettiği bu tek adam rejiminin yarattığı açıkla Türkiye'yi bir organize suçlar cennetine döndürdünüz.
Bir ahtapottan bahsediyordun Recep Tayyip Erdoğan. İşte sana bir dijital ahtapot, tapuya gitmiş, diplomaya gitmiş, milli emlak arazilerine gitmiş, sağlık sistemlerine girmiş. Her yerde bir dijital ahtapot var. BTK'da var, MEB’de var, YÖK'te var.
Al sana dijital ahtapot.”