TÜRKİYE özellikle son 15 yılda adalet, hukuk ve insan hakları konusunda büyük değerler kaybetti. Artık insanlara hayatı zehir eden, yaşam alanlarını daraltan bir ülke konumunda hızla ilerliyoruz…
Fikir adamlarını, seçilmiş belediye başkanlarını ve hür basının temsilcileri olan gazetecileri hapse atmakta dünya zirvesindeki yerimizi kimselere kaptırmıyoruz!
Çünkü dünyanın hiçbir yerinde, belirlenmiş olan bir Cumhurbaşkanı adayını hapse atan bir ülke yoktur…
Çünkü hükümete muhalif liderler, fikir adamları, gazeteciler ve sanatçılar ancak totaliter rejimlerde sık sık hapse atılır.
Demokrasi ile yönetilen ülkelerin yapacağı iş değil bunlar…
Ne yazık ki, Türkiye’miz, yönünü yıllar önce Avrupa’ya çevirmesine rağmen, gelinen bu noktada, muhalif insanları hapse atan ülkelerin başında geliyor… Aşağıda sıralanan ülkeler safındayız ne yazık ki. Artık demokraside, özgürlükte, adalette ve güven ortamında dibin de dibine vurmuş bir durumdayız… Aşağıdaki listeyi vermekten utanç duyuyorum;
1-Türkiye, 2-Rusya, 3-Belarus, 4-Zambiya, 5-Uganda, 6-Malezya, 7-Mali, 8-Senegal,. 9-Nikaragua, 10-Kamboçya, 11-Gürcistan…
Dünyadaki 200’e yakın ülke arasında bizi konumlandırdıkları yer maalesef burası…
TERÖRİSTE VAR, VATANDAŞA YOK!
Güçlülerin hukukunu savunmaya devam eden adalet mekanizması, hangi facialara sebep olmadı ki! Ardında onlarca cinayeti olan mafya babalarını salmak için bile özel kanunlar çıkarıldı bu ülkede.
Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş cinayetinin, failleri bilindiği halde üstü kapatıldı bu ülkede.
Muhsin Yazıcıoğlu cinayetinin üzerine bile sis perdeleri çekildi bu ülkede.
Eli kanlı terör örgütünün elebaşına “önder” ve “sayın” yakıştırmaları yapılırken, görevleri halkı aydınlatmak olan gazeteciler hapse tıkıldı bu ülkede… DEM heyetinin MHP’yi ziyaretinde, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, eli kanlı teröriste methiyeler düzen DEM Heyeti önünde başını aşağıya eğdi…
Hani insanın sorası geliyor: Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman olan ülkücüler, milliyetçiler neredesiniz?
Ankara’yı parsel parsel satan Melih Gökçek ve avanelerine adalet işlemezken, son birkaç ay içinde Cumhur İttifakı’ndan olmayan onlarca belediye başkanı ceza evlerine gönderildi bu ülkede.
Çaldıkları, rüşvet aldıkları ayan beyan belli olan 4 bakan yargılanmasın diye, önlerine set çekildi bu ülkede…
Altın kaçakçılığı yapan MHP’li milletvekillerinin önüne “dokunulmazlık” zırhı çekildi bu ülkede…
GRAND KARTAL HALÂ SAHİPSİZ!
Oysa daha birkaç ay öncesinde yanarak ve boğularak ölmüştü 79 insanımız… Aralarında bebeler ve çocuklar da vardı. Adalet Bakanı, daha yangının ilk gününde, “Sorumluların yakasına en geç 10 gün içinde yapışacağız” diye demeç vermişti; olay soğumaya bırakıldı…
Tıpkı Soma’daki 301 madencimizin bırakıldığı gibi…
Tıpkı Çorlu’daki tren kazasında olduğu gibi…
Tıpkı yurt faciasında olduğu gibi…
Tıpkı 6 Şubat depreminde kaybettiğimiz 50 binin üzerinde vatandaşımız gibi…
İnsanların adalete güveni kalmadı. Sadece gariban ve sade vatandaşın yakasına yapışıyor Türk adaleti…
Şu anda Cumhur İttifakı bileşenleri, ortadaki bu hukuksuzlukları gidermesi, adaletin -geç de olsa- tecelli etmesi için gayret etmesi gerekirken, yeni tutuklamalar, yeni hapisler, yeni gözaltılar, sindirme ve bindirme hareketleriyle adalet mekanizmasını da bitirdiler.
Türkiye, ta 102 yıl önce temeli atılan Cumhuriyet ve demokrasi değerlerini daha da geliştirilmesi gerekirken, tam tersine otokrat rejimlere doğru yol alıyor…
Türkiye dönüşüyor… Türkiye yönünü değiştirmiş… Türkiye tam anlamıyla bir Ortadoğu ülkesi olma yolunda son sürat ilerliyor!
*************
ANLAMLI SÖZ
“Demokrasinin bütün hastalıkları, daha fazla demokrasi ile tedavi edilir.
ALFRED E.SMİTH
*************