Bir Adalet Bakanının saat başı ‘Yargı bağımsızdır, kimseden talimat almaz’ sözü bir de iktidarın ikide bir “Çalışanları enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz” sözü baydı artık.
Malumunuz 2026 yılı için net asgari ücret 28.075 TL olarak belirlendi.
Ve tarihte ilk kez asgari ücret, hem de TÜİK’in açlık sınırının altında kaldı.
Ve bu ülkede yine TÜİK’e göre ‘Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 39.123 TL’ olarak belirlendi.
Yani bekar bir çalışan daha aya başlarken en az 11.000 TL ekside başlıyor.
Bu şartlarda “Çalışanları enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz” sözü ne kadar doğru?
Ha, ‘ezdirmedik, üzerinden silindirle geçtik’ manasına söylüyorlarsa, bak o doğru…
Vergi uzmanı, Sözcü yazarı Ozan Bingöl, 2020 yılı Ocak ayından 2025 yılı Aralık ayına kadar olan dönemde temel harcama kapsamındaki olan mal ve hizmet gruplarındaki enflasyon oranları ile aynı dönemde asgari ücretteki artışı kıyasladı. Hem de TÜİK’in iktidarı üzmeme adına sunduğu veriler ışığında…
Buna göre Asgari ücretliyi enflasyona ezdirmedik diyenler TÜFE artış oranı üzerinden konuşuyorlar. TÜFE yani tüketici fiyat endeksi üzerinden bakılınca olay farklı çünkü o endeksin içinde pinpon topundan tutun tenis raketine kadar hayatta kullanmadığınız maddeler var.
Ama gıda, kira, ulaşım, eğitim gibi en temel ihtiyaçlar söz konusu olduğunda facianın asıl boyutu ortaya çıkıyor.
Son beş yılda asgari ücret yüzde 783 artmış…
Ama kira yüzde bin 134, margarin yüzde bin 207, dana eti yüzde bin 307, taze balık yüzde bin 020 artmış…
Dolayısıyla TÜİK’e göre bile asgari ücretli enflasyona ezdirilmiş.
Ozan Bingöl’e göre “Biz iktidara geldiğimiz de asgari ücret şu kadar Euro idi, şu kadar dolar idi şimdi
şu kadar Euro, şu kadar dolar oldu. Bakın yabancı para cinsinden bile asgari ücreti artırdık” savunması da doğru değil.”
Doğru olmadığının delili de bu konuda ülkeler içindeki yerimizi koruyamamamız.
Bakın, 2001 bir yılında yani eski Türkiye’de, euro üzerinden asgari ücret kıyaslamasında Avrupa 8’incisiyiz. Önümüzdeki ülkeler Almanya, Hırvatistan, Makedonya, Lüksemburg, Hollanda, Fransa, Yunanistan…
Bugün ise bu sıralamada 17’inci sıradayız.
Evet 2001 yılında 224 euro olan asgari ücret. 2025 yılında 558 euroya çıkmış ama Avrupa ülkeleri arasındaki sıralamada epey aşağı düşmüşüz.
Bu da ülkemizde asgari ücretli çalışanların hem enflasyona ezdirildiğinin hem de refahtan pay alamadığının göstergesidir. Bir de çalışanların büyümeden pay alamadıklarının…
İktidar, kesintisiz büyüme ile övünüyor. Elbette ekonominin büyümesi önemlidir. Ama asıl önemli konu; büyüyen ekonomide artan refahın, büyümenin sağladığı imkanların bölüşümünün adil olmasıdır.
Eğer büyüyen ekonomide, birilerinin porsiyonları büyürken; dar gelirlinin, emeklinin, işçinin, çiftçinin porsiyonları küçülüyorsa orada ciddi bir bölüşüm sorunu vardır.
Kesintisiz büyüyen ekonomi ile övünüyorsanız o zaman işçinin, emekçinin, dar gelirlinin, emeklinin, memurun payını da vereceksiniz.
Ozan Bingöl, Hazine ve Maliye Bakanlığının “2025’in muhasebesi” adı altında bir dizi savunmasını da ele almış.
Bakanlığa göre 2023-2025 yılı arasında muazzam başarılara imza atılmış adeta şahlanmışız!
Mesela 2023’de 703 olan ülke risk primimiz 2025 yılında 204’e düşmüş.
İyi de o ülke risk primini 703’lere çıkarıp astronomik oranlarla Hazine’nin borçlanma maliyetini artıran CHP hükümeti miydi?
Rezervlerimiz artmış! İyi de hazineyi tamtakır yapan başka bir iktidar mıydı?
Kur korumalı mevduattan başarıyla çıkılmış. İyi de ülkenin başına o KKM belasını saran kimdi? KKM nedeniyle trilyonlarca liralık maliyeti bütçenin ve Merkez Bankası’nın, en nihayetinde de vatandaşın sırtına yıkanlar kimlerdi? Hani o gözleri ışıldayan Nebati, CHP’li miydi?
2023 yılında yüzde 64.8 olan enflasyon 2025 Kasım ayında yüzde 31.1’e düşmüş.
Peki, 2018 yılı başında yüzde 10 seviyesinde olan bu enflasyonu yüzde 80’lere çıkaran hangi iktidardı.
2018 başında 3 lira 76 kuruş olan dolar, 31 Aralık 2025’de 42 lira 84 kuruşa çıktığında başımızda hangi iktidar vardı?
Mehmet Şimşek mealen “Ben tam bir enkaz devraldım. Ekonomi çok kötü yönetiliyordu. Toparladım ve bu hale getirdim” diyor. İyide Şimşek bu enkazı CHP’li bakandan mı aldı?
Bozan da kendileri sözde düzelten de…
Peki arada kim ezildi, kimler bedel ödedi?