TÜRK ve İslam dünyasının inçin darmadağın olduğu bir kez daha ayan beyan ortaya çıktı. Çünkü “kardeşlik” ve “soydaşlık” bu zamana kadar hep sözde kaldı. Türkiye, bunca kardeş ve dindaş ülkeye rağmen dımdızlak ortada kalıverdi.

Bizim kardeş ve soydaş bellediğimiz Kazakistan, Özbekistan Türkmenistan, Kırgızistan ve Tacikistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ni tanıma kararı aldı. Güney Kıbrıs’ta büyükelçilik açma kararı alan bu Türk Cumhuriyetleri, hükümetimizin de sessiz kaldığı bir ortamda yaptı yapacağını…

Daha önce Avrupa Birliği’nin 12 milyar Avroluk yardımına fit olan bu ülkeler, tıpış tıpış gidip, Kıbrıs Rum Kesimi’nin safında yer aldılar.

Ve üstelik bunu da yaparken, “Adada Rum Kesimi’nin dışında başka bir topluluğun tanınmayacağı” sözünü de verdiler.

Kardeşliğin, soydaşlığın, dindaşlığın hiçbir işe yaramadığına da şahit olduk sonunda! Şimdi bu Türk Cumhuriyetlerine şu soruyu yöneltmek lazım;

“1974’ten bu yana Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak ilan ettiğimiz bu vatan toprağını niçin tanımadınız? Büyükelçiliklerinizi niçin burada kurmayı aklınızdan dahi geçirmediniz?”

Yukarıda isimlerini saydığım 5 Türk devleti, Avrupa Birliği’nin 12 milyar Avroluk teklifi karşısında saf değiştirip bir anda ülkemizi yalnız bıraktılar.

Dostluğu, kardeşliği, soydaşlığı unuttular!

Pekiyi hükümetimiz bu olaya neden sessiz kalıyor?

KKTC’yi yıllarca tanımayan Pakistan, Azerbaycan, dost ve kardeş bildiğimiz diğer İslam ülkeleri nerede? Mesela Libya, Arabistan, Mısır, Irak, İran, Filistinli kardeşlerimiz ve güney komşumuz Suriye nerede?

AKSAKALLI, SEN NEREDESİN?

Son 15 günlük bir zaman diliminde Türk Devletlerinde bunlar yaşanırken, Kızılelma’yı hedefleyen Aksakallılar Grubu nerede? Buradaki temsilcimiz Binali Yıldırım’ın sesi neden çıkmıyor? Dışişlerimiz, her lafa giren Cumhurbaşkanlığı danışman grubu sizler neredesiniz?

Demek ki, “İki devlet, tek millet” demekle iş bitmiyormuş…

Demek ki, “kardeş ülke” betimlemesi tamamen kelimeden ibaretmiş…

Daha neler göreceğim kestirmek zor… Yunanistan, Ege’de bize ait olan birçok adayı sahiplenirken, Türkiye’nin sesi çıkmıyor. Mavi Vatan, Libya ile aramızda imzaladığımız “mücavir alan” antlaşması nerede kaldı?

Ya Doğu Akdeniz’deki petrol kaynaklarımız?

Bu bölgelerde hakkımızı savunacak olan sismik petrol arama gemilerimiz nereye kayboldu?

Sakarya’nın kuzeyindeki Karadeniz derinliklerinde bulduğumuz petrol rezervi! Ülkeyi yönetenler, Türk halkının kafasındaki bu soruları ne zaman cevaplandıracak acaba?

TÜRKİYE YÜZYILI ÖYLE Mİ?

Üstelik 23 yıldan beri bu ülkeyi yönetenler, geçen 2024 yılını “Emekliler Yılı” olarak ilan ettiler; lakin emeklilere reva görülenleri çok iyi gördük. Yetmedi, bu defa “Türkiye Yüzyılı” diye bir masal uydurdular; ülkemizin uluslararası arenada kayıpları da en çok bu yıllarda oldu…

Ortağı olduğumuz F-35 projesine 2.5 milyar dolar ödememize rağmen, projeden çıkarıldık… Ortada bir uçak da yok…

Ruslara jest olsun diye S-400 hava savunma sistemlerine 2.5 milyar dolarlık bir ödeme yaptık… Silahlar da geldi ülkemize, lakin ambarlarda çürümeye terk edildi.

Mavi Vatan’da bizim değil, İsrail’in, Yunanistan’ın ve bunlarla çeşitli petrol antlaşması yapan ülkelerin borusu öterken, Türkiye sessizliğini koruyor.

Suriye topraklarında verdiğimiz bunca şehide ve maddi kayıplara rağmen şu anda resmen ilan edilmemiş bir Kürdistan devleti faaliyetlerini sürdürüyor…

Türkiye kaybediyor… İsrail ve onu destekleyen Yahudiler ve Emperyal güçler kazanıyor.  Kısacası her alanda irtifa kaybediyoruz… Sonra da “Türkiye Yüzyılı” diye cümle âleme ilan ediyoruz.

Bu nasıl bir Türkiye Yüzyılı, biri açıklasın da biz de öğrenelim.

***********************

ANLAMLI SÖZ

“Dünyada kesin olan tek şey geçmiştir… Fakat üzerinde çalışmak zorunda olduğumuz her şey gelecektir…”

AUGUSTE COMTE

**********************