Sevgili okurlar,
Hafta sonu yazımda, ”evli evine, köylü köyüne döndü” diyerek, “NATO Ankara Toplantısı’nda, ne kazandığımızı” sorgulamıştım..
Gerçekten, sizlerde sorguladınız mı?
Yoksa, “NATO, MATO umurunuzda” değil mi?
Brüksel’de ki, NATO Toplantılarını takip etmişlerden biri olarak, “Ankara’dan yansıyanlar, basının konu ettikleri yanında, bu sonuç bildirgesinde ne var, ne yok” diye bakmadan edemedim..
Hani, “yukarıda, toplantı da olup biteni, alınan kararları sorguladınız mı” derken, “asıl bu sonuç bildirgesi hakkında, bir bilginiz oldu mu” demeyi saklı tuttum..
Bildirgeye bir göz atalım mı?
“Türkiye'nin ev sahipliğinde, 7-8 Temmuz tarihlerinde, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin sonuç bildirisi” yayımlandı.
Peki, “ne tür bir karara imza atmış”, üye ülke temsilcileri?
GÜVENLİK TAMAM, YA REFAH?
Bildiride, üye ülkelerin NATO'nun kolektif savunma maddesi olan 5. maddeye ve transatlantik bağa yönelik "sarsılmaz bağlılıklarını" teyit etmek üzere Ankara'da bir araya geldiğine dikkati çekilirken, "Bir müttefike yönelik saldırı, tüm müttefiklere yönelik saldırıdır. Birliğimiz, dayanışmamız ve kolektif gücümüz, özgür ve demokratik uluslardan oluşan İttifak'ımızdaki, 1 milyar vatandaş için barış, güvenlik ve refahın temeli olmaya devam etmektedir. Caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 Derece yaklaşımımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Ya neymiş?
Ve devamla!
SAVUNMAYA YATIRIM!
"Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği ile istikrarına yönelik uzun vadeli tehdidine ve terörizmin devam eden tehdidine karşı koymak amacıyla, müttefiklerin Lahey Savunma Taahhüdü ‘nü hayata geçirdiği" belirtilen bildiride, “Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın 2025'te temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını, 139 Milyar dolardan fazla artırdığı” vurgulandı.
İşte, böyle Mehmet!?
ON NUMARA KARŞILAMA!
“Mehteran bölüğü, atlı süvariler ve Yeniçeriler ile karşıladığımız NATO Müttefiki temsilcilerini, görkemli karşılama törenleri ve onları ağırladığımız ihtişamlı sarayımızdaki yeme, içmeler ardından, temsilcilerini hediyeler ile uğurladığımızı”, yandaş medya mensupları ne güzel anlatılıyor, ne güzel!
Allah, eksik etmesin de?!
Ya, misafirperverliğimiz?
On Numara vallahi!
TARİHİ SÖZ?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, o tarihi sözü,” Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözü, maalesef bazı temsilcilerin anıtkabir ziyaretinde dile getirmesi ne acıdır..
Bildirgede geçen, “Özgür ve demokratik uluslar” kelimeleri, sizlere ne çağrıştırır bilemem ama, “bu manada söyleyecek sözünüz olduğunu” düşünüyorum!
AL SANA BOMBALAR!
“Cumhuriyet değerlerini örseleyen, demokratik yapımızı kulak arkası eden, kendi davaları ekseninde hareketi yeğleyen iktidarların keyfi tutumları” ne olacak?
NATO Ankara Toplantısı sırasında, “ABD’nin ve İsrail’in, komşumuz insanları başına bomba yağdırması”, ne ile izah edilecektir ki?
“Meşrutiyetini ABD’den alan bir iktidarın, içte sürdürdüğü hasma ne operasyonlar, zindana tıktıklarının yargılanması sırasında yaşananlar, hak, hukuk, adalet arayışlarının ülke insanı nezdinde tavan yapması, halkın fakrü-zaruret içindeki sıkıntılarını” nereye koyacağız?
ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ HA?
“Mutlak Butlan Kararı” ile ana muhalefet partisinin içini karıştırdığımız, “iktidar alternatifi olanları susturduğumuz, hakaret ve diğer mazeretlerle insanımızı korkuttuğumuzu, hayat pahalılığını bir türlü frenleyemediğimizi, ücret dengesizliğini, işsizliği, kutuplaşmayı, bir türlü önleyemediğimizi bilenlerin”, yayımladığı bildirgedeki maddelerine kim inanır?
Umurlarında mı?
“Pragmatikler” değişiyor ha?
“NATO, bugüne kadar nerede barışı kolladı, caydırıcılıkta” bulundu?
“NATO, barış adına, caydırıcılık adına”, hangi başarılı sınavı verdi ki?
“Birleşmiş Milletler(BM) gibi, NATO’da işlevini” yitirmiştir!
“NATO’ya yeni görev, yeni konsept sözleri inandırıcılığını” kaybetmiştir!..
NATO, BÜYÜK BİR KÜLFETTİR!
NATO, ülkelere ve insanlara büyük yük ve külfettir!..
Ülke insanları, yoksulluk ile pençeleşirken, NATO’ya para akıtmak, silahlanmaya hız vermek, düşman yaratmak, hedefe koymak yerine, ülkeler ve ülke insanları arasındaki dostlukları pekiştirmeye, refahı artırmaya ağırlık versek ne kaybederiz ki?
Bu yönde, “bizlere büyük hedefler gösteren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” mirası, vazgeçilmezimiz olmalıdır.
Biz evimizde, köyümüzde, bunu bilir, bunu yaşarız!
Yusuf Cinal yazıyor, 13 Temmuz 2026