Sevgili okurlar,
Ülkemizde, yediden yetmişe herkesin bildiği ve yaşadığı, “15 Temmuz FETÖ( Fetullah Gülen Örgütü) Darbe Kalkışmasının bir yıldönümünde”, neler yazabiliriz, neleri sizlerle paylaşabiliriz ki?
Bir kere, Fetullah Gülen kimdir?
Nasıl oldu da, “ Hizmet hareketi” adını verdikleri bu hareket, Türkiye’de kartopu gibi büyütüldü?
-Sıradan bir din görevlisinin, başaracağı bir şey miydi bu?
Kimler bu harekete destek verdi?
-Bu harekete, içte olduğu gibi, dışarıdan destek sunanlar biliniyor mu?
-Devlet içinde, bu hareket nasıl yuvalandı, palazlandı ve darbe yapacak hale geldi?
-Bu darbe kalkışılmasına gelene kadar, “bu hareketi büyütenlerin, devlet içine alanların, bunlarla birliktelik yapanların” hiç mi suçu yoktu?
Sonuç, “15 Temmuz 2016 Darbe Kalkışılmasında, tam 253 Vatandaşımız hayatını kaybetti, 2 Bin 700 Kişiden fazlası” yaralandı.
Ülkeye, insanımıza pahalıya mal olan, bu kalkışmanın hala şifreleri çözülmüş değil..
-Bu konuda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde(TBMM) bir komisyon kuruldu, raporlar hazırlandı, ama sonuç sıfır!
-Siyasi cenahtan ve birçok kesimden yapılan açıklamalar kafa karıştırmıyor değil?
-Bu işte, bugün dost ilan ettiğimiz, NATO Müttefikimiz ABD’nin rolü neydi acaba?
-Pansilvanya’da üslenen FETÖ elebaşını Fetullah Gülen, tüm istemelere rağmen, neden Türkiye’ye iade edilmedi?
Bilen var mı?
-Ya, bir yolunu bulup ABD’ye ve Avrupa ülkelerine kaçanlar?
ETKİSİ SÜRÜYOR?
Darbe kalkışılması sonucu yakalananlar, içeri tıkılanlar ve sürdürülen operasyonlarda ele geçirilenlerin akıbeti ne olacak?
Bir tarafta, “bir bankaya para yatıranlar, öte yanda tatbikata gidiyoruz diye yola salınan ve yakalananlar, bir tarafta ise, bu işe uçundan, kenarından bulaşanların durumu”, izaha muhtaç değil mi?
Bunu, şunun için söylüyorum..
“Açılışlara katılanlar, FETÖ yapılanması içinde olanlar 17-25 Aralık süreci nedeni ile af mı” edildiler?
Yani, “operasyon kapsamına siyaset”, neden alınamadı?
Gördüğünüz gibi,” muallakta duran”, çok soru var?
Başta, “Ankara ve İstanbul olmak üzere ayaklananları, halkımız, güvenlik güçlerimizin kahır ekseriyeti” durdurdu..
Bu birliktelik, bu gün nerede?
HEDEFLERİ BÜYÜK İDİ
Yani, halkın ve güvenlik güçlerinin direnişiyle bastırılan bu, bu darbe kalkışılmasının bir başka merkezi de Sakarya idi..
“Genelkurmay Başkanlığı’nın, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile TBMM’nin, MİT Yerleşkesinin, TRT Binasının hedef alındığı”, o geceyi iyi hatırlıyorum..
“Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile sokağa çıkan halkın direnişi” elbette unutulacak gibi değil..
“Bu birlik ve beraberlik”, ne yazık ki, sonradan bozuldu?..
“Siyasi çıkarlar”, bunda etken oldu elbette!
Darbe gecesi, Adapazarı Harmanlık Spor Kulübü terasındaydık..
İstanbul ve Ankara’dan arkadaşlarımız, ilk hareketlenmenin ne anlama geldiğini soruyorlardı..
Meraklanmadık değil!
Sonra, “Sakarya’da da, bir hareketlenme” başladı..
KAYIPLAR BÜYÜK!
Uzatmayalım, “bu kalkışılmada 184 Sivil, 63 Polis, 6 Asker olmak üzere 253 Vatandaşımız”, hayatını kaybetti.
“2Bin 740 Kişinin ise yaralandığı” paylaşıldı.
Resmi bilgilere göre, “ülkenin 14 Milyar Dolar zararı” oldu..
Ülkede, “2 Yıl Boyunca, Olağanüstü Hal(OHAL)” ilan edildi.
Yine, resmi kayıtlara göre, “2016 ile 2025 Arasında tam 390 Bin kişi gözaltına alındı. 113 Binden fazlası” tutuklandı.
“125 Binden fazla kamu görevlisi”, görevden uzaklaştırıldı.
“4 Bin 13 Kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına” çarptırıldı.
BÜYÜK TEHDİT!
Kısaca, “demokrasimize yönelik büyük bir tehdit, halkın iradesiyle” bastırıldı.
Yaşanan olay sonrası sürdürülen tasfiyeler, hala devam ediyor..
Etkileri de, “kolay dinecek” gibi değil..
Sakarya’da gazetecilik yaptığım dönemde olduğu gibi yurtdışında bulunduğum sırada da, bu gruba hep mesafeli oldum.
Sonuçta, biz haklı çıktık!.
Ama devletimizi yönetenlerin, “uyuduk, aldatıldık, Allah bizi af etsin, ne istedilerse verdik, deme hakkı ve lüksü” yok!..
ÇİZGİMİZ BELLİ!
“Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, gençliğe hitabesi, 100 Yıl sonra da olsa, yaşanılacaklar için” bizlere bir değil, birçok ip ucu veriyor, yol gösteriyor..
“O ince çizgiden ayrıldığımızda, yaşadıklarımızdan dersler çıkartarak, geleceğe birlik ve beraberlik içinde” yürümeliyiz!..
Temennimiz, “acı tecrübeler ışığında, ülkemizi kalkındırmak, refaha kavuşturmak için”, üzerimize düşeni yapmalıyız..
Gerçekleri de paylaşmaktan, korkmamalıyız!
Yusuf Cinal yazıyor, 16 Temmuz 2026