Hafta sonunda haberleri okurken dikkatimi çeken birkaç haber gördüm. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar Tek Kavşağı, Mithatpaşa Kavşağı, Tunatan Kavşağı projelerinin son görüntüsünü paylaşmış. Projeleri inceledim. Şehrin en çok kilitlendiği güzergahlarda köklü değişiklikleri içeriyor. Üst geçit, bisiklet yolları, farklı seviyeli kavşak… Bu şehirde bu projelere büyük ihtiyaç var. Bu şehirde günü kurtaran değil, uzun vadeli projelere ihtiyaç var. Çünkü şehir hızla gelişiyor, araç sayısı da paralel olarak artıyor. Şehre şöyle bir kulak verdiğimizde vatandaşın mesai saatlerinde bu bölgelerde nasıl kilitli kaldığını, taksilerin dahi yoğun saatlerde şehir merkezine yolcu taşımadıklarını duymak fazlasıyla mümkün.

Bu durum trafik kazalarına da çok fazla yol açarak hem ekonomik hem de sosyal açıdan vatandaşa yük bindiriyordu. Ben bir şoför olarak başıma gelen kazaların 3/2’sinin kavşaklarda gerçekleştiğini söyleyebilirim. Sanayi yolu tutmaktan usta abilerle samimiyetimiz bile kurulmuştu. Yani diyeceğim o ki bu şehrin araç yüküne, durmadan akan yollar ve katlı kavşaklar farz oldu.

Projeler çok güzel, şehrimize de çok yakışacak. Ama akıllarda bir soru… ne zaman başlayacak ne zaman bitecek? Benim temennim Başkan Yusuf Alemdar’ın bu projeler için bir an önce düğmeye basması ve projelere başlanması. Şehrimi geliştirecek, şehrime değer katacak her bir proje için fazlasıyla sabırsızım.

Hepimiz biliyoruz ki bu projelerin bir inşa süreci var. En sıkıntılı ve zor kısmı da burası ama bu şehrin insanının daha rahat bir şehirde yaşaması için sabretmekte boynumuzun borcu. Şahsen ben bir müddet sıkışık gideceğim, belki trafikte zaman geçireceğim diye bir ömür aynı hatta artarak devam eden bir trafiğe katlanmak istemem. Kimsenin de katlanmak isteyeceğini sanmam.

İşin bir de şehir estetiği kısmı var. Tek, Mithatpaşa ve Tunatan Kavşakları deyince hatırıma sadece karışık bir trafik ve korna sesleri geliyor. Halbuki modernleştirmeye çalıştırdığımız şehrimize sadece yeni binalar dikmek değil, yeni ve düzenli yollar da inşa etmek de gerekir. Bugün İstanbul, Ankara veya Kocaeli gibi şehirlere baktığımızda bu kavşaklardan fazlasıyla görmek mümkün. Düzenli yollar, katlı kavşaklar, peyzaj düzenlemeleri ve ışıklandırmalarla şehrin çehresinin nasıl değiştiğine hepimiz şahit oluruz inşallah.

Dediğim gibi Sakarya, artık eski Sakarya değil. Nüfus hızla çoğalıyor, sanayi gelişiyor, şehir her geçen gün daha fazla hareketleniyor. SATSO Başkanı Akgün Altuğ, Türkiye’nin toplam ihracatının %60’ını sağlayan 4 şehirden birinin de Sakarya olduğunu belirtmiş. Bu da trafiğe yansıyan yoğunluğu ve bu yoğunluğu çözüme kavuşturacak projelere ne kadar ihtiyaç duyulduğunu yeterince kanıtlar vaziyette.

Projelerin hızla başlayıp şehrimize değer katması için bekliyor olacağım. Çünkü mesele sadece bugünün trafiği değil, yarının Sakarya’sı.