BAŞKENT Ankara’nın göbeğinde Şehit yakınları ve Gaziler günlerden beri, özlük haklarının iyileştirilmesi için eylem yapıyor! Ne yazık ki, bu eylemlerin nasıl sonuçlanacağını göremeden hayata gözlerini kapatan gazimiz var.

Birçok Şehit yakını ve bu vatan için kolunu, bacağını, gözünü, kulağını vermiş olan Gazilerimiz zaman zaman güvenlik güçlerinin sert müdahalelerine maruz kalıyor!

Ne garip değil mi?

Bu insanlar, şimdilerde kıymete binen PKK mensupları ile canını dişine takmış bir ölüm kalım mücadelesi veriyordu dağlarda! Acaba gün gelecek, işte bu eli kanlı teröristlerle masaya oturulacağını, bu güruha, kendilerine tanınmayan birçok hakkın tanınacağını bilselerdi, acaba hangi motivasyonla savaşacak, hangi motivasyonla aç ve susuz, sevdiklerini geride bırakıp dağda savaşacaklardı?

ONLARA VAR, BİZE YOK MU?

ÖYLE ya... Bugün çıkarılması düşünülen kanunla, ceza evlerinde yatan binlerce PKK’lı teröristi özgürlüğüne kavuşturma çabası sergilenirken, bu teröristlerle gerek ülke sınırları içerisindeki dağlarda gerekse yurt dışında bir ölüm-kalım savaşı veren şehitlerimizin yakınlarına, gazilerimize neden, sadece rahat yaşayacakları bir iyileştirme yapılmıyor?

Günlük yaşamlarında rahat bir hayatı en çok da onlar hak etmiyor mu?

Öyleyse, neden hâlâ Ankara’da ve ülkenin birçok bölgesinde hak arayan bu insanların feryadına kulak kapatılıyor?

Ortada görülen tek şey var; teröristte af, vatanını korumak için savaşan, canından, bacağından, kolundan, gözünden, kulağından ve yaşamından olan o cefakâr insanlara çile çekmeye devam...

Merak ettiğim bir şey daha var... Ülkeyi çeyrek asırdan beri yönetmeye çalışan AKP’ye körü körüne bağlanan insanlar neden acaba vicdanlarını ve tavırlarını nedensorgulamıyor?

İşte bu gibi tutumları eleştiren ülke ozanlarından Nurullah Muslu, yaşananlara şöyle dile getirmiş;

VİCDAN SIZLAR, VATANSIZLAR

Vatansızlar, vatan sızlar,
Hain için, vatan sızlar,
Ne bilsin senin kıymetin;
Kahpe dinli vatansızlar!

Kıymetin ölçüsü yoktur,
Kalbimde kıymetin çoktur,
Senin ile gönlüm aktır;
Kıymet bilmez vatan sızlar!

Sen olmazsan ben yanarım,
Varlığınla ben de varım,
Sen benim hayatım canım,

Yandı pek çok masum canlar;
Akıtanlar vatansızlar...

Vatan dedik aktı kanlar,
Cellat oldu vatansızlar.
Masumlardan aktı kanlar;
Akıtanlar vatansızlar...

BİNDİK BİR ALÂMETE

EMPERYALİZMİN, yüz yıl önce uygulamaya soktuğu plan adım adım ilerliyor. ABD’nin, hadsiz ve sevimsiz Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, “Bu coğrafyada demokrasi ve cumhuriyet rejimi pek başarılı olamıyor... Eskiye dönmek daha faydalı olur kanısındayım!” diye Antalya’daki bir “demokrasi formu”nda konuştu. Ve ne yazık ki, çeyrek asırdır bu ülkeyi yönetenlerin gözlerinin içine baka baka gelmişti Barrack’ın sözleri. Hiçbir Allah’ın kulu tepki koymadı bu sözlere. Oysaki, Emperyalizmin bu hadsiz temsilcisi (persona non grata) “istenmeyen personel” ilan edilmeli ve ülkesine postalanmalıydı.

Görüldüğü gibi, bindik bir âlamete, gidiyoruz kıyamete!

Muhalefetin her icraatına cevap veren Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve Hükümet Sözcüsü Ömer Çelik’ten hiçbir ses çıkmadı bu sözler karşısında. Devekuşu misali dillerini yuttular, başlarını kuma gömdüler...
Gömün bakalım...

Bakalım kumun altında ne kadar nefessiz kalacaksınız!

***********************

ANLAMLI DİZE

Siz sakın sanmayın el vurdu bana!

Elini öptüğüm, el vurdu bana...”

OZAN ARİF