A Milli Kadın Voleybol Takımımız, VNL finalinde Brezilya'yı 3-1 yenerek kupayı yeniden Türkiye’ye getirmeyi başardı. Yeniden dünyanın en iyileri olduklarını gösterdiler. Yeniden al bayrağımızı uluslararası arenada gururla dalgalandırdılar. Tebrikler kızlar! Tebrikler Şampiyonlar!
Kızlar kupayı getirdi, bizi gururlandırdı ama benim sormak istediğim çok farklı bir soru var. Ülkenin en başarılı milli takımı olmak, hak ettikleri değeri görmek için yeterli değil mi?
Son yıllarda A Milli Futbol Takımı için konuşulan özel uçaklar, yüksek primler ve hatta villa hediyesi gibi ödülleri hepimiz duyduk, okuduk. Hatta daha 2. Maçta elenmeyi garanti eden futbol takımı kaptanımız FIFA’da oynamak bile bir başarı diye durumun vahametini göstermişti. Futbolun ekonomik büyüklüğü elbette tartışılmaz. Milyarlarca liralık bir sektörde elbet daha yüksek rakamları göreceğiz. Ancak mesele bütçe değil, başarıya verilen değer.
Avrupa şampiyonluğunu almış, Milletler Ligi kupasını kaldırmış, dünya sıralamasında zirveye çıkmış ve bugün yeniden VNL şampiyonluğunu kazanmış bir kadın voleybol milli takımımız var.
Filenin Sultanlarının başarısının bir hikayesi var. Türkiye'nin uluslararası spor markasını inşa ediyor. Gençlere rol model oluyor, salonları dolduruyor, milyonları ekran başına çekiyor ve her turnuvaya madalya adayı olarak gidiyor. Yani kızların başarısı tesadüf değil, verdikleri emeklerin hak edilmiş sonuçları.
Buna rağmen yıllardır ekonomi sınıfı uçuş tartışmalarını, imkân eşitsizliği, gördükleri değeri ve para ödülü yetersizliğini tartışıyoruz. Kimse kızlar için çıkıp “Villa sözü veriyorum” demiyor. Başarı kriteri herkese aynı şekilde uygulanmıyor. Ülkece bunu bir sorgulamamız gerekir. Başarıya göre mi kutluyoruz, popülerliğe göre mi?
Çünkü bugün Türkiye'nin vitrininde sporu temsil eden apaçık Filenin Sultanları. Ve kızlar başarılarını vaatlerle değil, kupalarla anlattılar.
Ve özellikle kadın voleybol milli takımının her başarısını yalnızca ideolojik bir söylemin içine sıkıştırmaya çalışanların kaçırdığı büyük bir resim var. Bu kupaların arkasında yılların emeği, disiplini, profesyonel çalışma anlayışı ve son yıllarda kadın voleyboluna yapılan sistemli yatırımlar var. Bu başarı, her şeyden önce o formayı terleten sporcuların kendi başarısıdır. Unutmamak gerekir.