TERÖR örgütü PKK yönetimi kendini fesih ettikten sonra bir bildiri ile gerekçelerini de açıkladı. Açıklanan gerekçeler arasında, Türkiye’nin tapusu anlamına gelen Lozan Antlaşması’na da gönderme yaparak, bu anlaşma ile Kürtlerin devlet kurma hakkının elinden alındığı, Kürt halkına soykırım ve asimilasyon uygulandığı da yer alıyordu.

Bildiri uzun… Özetinde ve bundan sonraki hedeflerinde Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerine dinamit yerleştirmek, gelecekte daha başka hakların, mesela Ermeniler gibi -sözde- “soykırım” iddialarının gündeme gelmeyeceği ne malum?

Açıklanan bildiride savaşın bittiği, silahların gömüleceği vurgulanıyor. Lakin bu zamana kadar masum Türk halkına ölüm saçan, askerimizi kalleşçe pusularla şehit eden eli kanlı teröristlerin nasıl bir cezaya çarptırılacağından bahsedilmiyor.

Artık eli kanlı terör örgütünün bebek katili “sayın” oldu, “kurucu önder” oldu, “bilge kişi” oldu…

Kendilerini “milliyetçi” olarak vasıflandıranlar, bu durumu nasıl içinize sindirebiliyorsunuz?

Hükümetin, bu ikinci barış sürecini desteklemesi için genel ya da kısmi bir af vizyona sokacağı ve bunun için çalışmaların günler öncesinden başladığı da ifade ediliyor.

Yani bir yerde PKK’nın geride kalan 40 yıl içinde Türkiye’ye verdiği maddi ve manevi kayıplar, yurdu koruma adına şehit olan on binlerce vatandaşımızın defterleri de açık bırakılmış oluyor.

Bir zamanlar, “Devletin, şehitler adına affetme yetkisi yoktur” diyen hükümet erkânı, şimdi PKK türevlerini ülkenin huzuruna, aydın geleceğine ve barışına katkı sağlayacağı yönünde görüş belirtiyor.

Peki, bu uğurda verdiğimiz 40 bin canın hesabı ne olacak?

OYUN İÇİNDE OYUN!

Aslında Büyük Ortadoğu Projesi sinsi bir şekilde devam ediyor. Türkiye için önemli olan sadece bitme noktasına gelen ülkemizdeki PKK yapılanması değil, aslında onların türevi olan Irak, Suriye ve İran’daki kollarının ne olacağıdır.

Bugün güneyimizdeki Irak ve Suriye sınırları içerisinde 100 bin civarında PYD/YPG silahlı unsurları ABD ve İsrail sayesinde gücüne güç katmaya devam ediyor. 2002 yılında bitme noktasına gelen PKK, şu andaki AKP hükümetinin zaafları yüzünden yeniden yükselişe geçmişti.

Bunun için de PKK’nın gizliden yapılanmasına, güçlenmesine ve güneydoğumuzdaki birçok ilçede hendek ve tünel çalışmalarına seyirci kalındı. Sonunda ne oldu? İlk Çözüm Süreci’nin masasına tekme vuruldu. Buradaki PKK yapılanmasını söküp atmak için aylarca mücadele verdik ve yüzlerce şehidimiz oldu.

İşin gerçeği şu ki, Türkiye yanlış yönetiliyor. 2011 yılına kadar “Dostum Esat” bir anda “Diktatör Esed” oldu. Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Bir haftada Şam’daki Emeği Camii’nde namaz kılarız” gibisinden ipe sapa gelmez bir demeç verdi. Aynı Davutoğlu, bu defa düşürülen ve bedeli ağır ödenen Rus savaş uçağı için, “Yüz kere ihlal etse, yüz kere düşürürüz!” diye bir demeç verdi.

Sonra Rusya’dan 2.5 milyar dolar karşılığında S-400 hava savunma sistemleri satın aldık ve hangarlarda paslanmaya terk ettik…

Milli savunmamıza uymayan bu S-400 girişimi yüzünden de geleceğin savaş uçağı olarak nitelendirilen F-35 projesinde devre dışı bırakıldık.

Kısacası, yanlış üstüne yanlış, onlarca, yüzlerce yanlış… Yüz yanlış hiçbir zaman bir doğru etmiyor.

ŞEHİTLERİN HESABI NE OLACAK?

Şimdi, son derece yıpranan ve güven kaybeden Türk Adaletinden, PKK’ya “üstü örtülü” bir genel af planlaması bekleniyor!

Pekiyi, on binlerce ve hatta yüz binlerce masum vatandaşı bir “terör” yaftası ile içeriye tıkan Türk Adaleti şimdi bu eli kanlı PKK’lı teröristlere nasıl ve hangi saikle af çıkaracak?

Türkiye tarihinde PKK’dan daha büyük bir terör örgütü var mıydı?

Dünyada hangi terör örgütü 40 bin civarında insanı katletti?

Durum böyle iken, sen hâlâ çeşitli operasyonlarla masum insanları tutuklamaya, bu ülkenin öz evlatlarına hayatı zehir etmeye devam ederken, bir yandan da eli kanlı terör örgütlerine “zeytin dalı” uzatıyorsun!

Bu ülkenin öz evlatları, reva görülen bu adaletsiz muamele için başka ülkelere göç ederken, ülkemizde 10 milyon civarındaki yabancı güruh fink atıyor…

Her türlü yardım, koruma ve kollama onlara…

Bu ülkede masum Türk vatandaşı isen, senin modan artık geçti demektir!

Eli kanlı terör örgütünün bir üyesi olacaksın, can alacaksın, mal alacaksın ki, kıymetin biline öyle mi?

Ne güzel söylemiş Şairler Sultanı Necip Fazıl;

“Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya!

Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya.”

Emperyalizmin ve BOP’un da desteğiyle adım adım gelinen nokta burası ne yazık ki! PKK’nin sinsi bildirisi daha çok konuşulacak, çok yazılara konu olacak.

****************

ANLAMLI SÖZ

“Vatan müdafaası yolunda, bu topraklar için canlarını veren tüm şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz…”

***************