Bir şehri sadece yapılan yollar, yükselen binalar ya da açılan tesisler geliştirmez. Bir şehri asıl geliştiren; o şehirde yaşayan insanların fikrine değer verilmesi, kurumların birlikte hareket etmesi ve geleceğin ortak akılla planlanmasıdır. Çünkü şehir yönetimi, tek taraflı kararlarla değil; istişareyle, katılımla ve ortak sorumluluk anlayışıyla güç kazanır.

Sakarya son yıllarda bu anlayışı daha fazla hissettiren şehirlerden biri olmaya başladı. Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği pek çok proje ve programda sadece hizmet üretme değil, şehrin farklı kesimlerini sürece dahil etme yaklaşımı dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar; “Ortak akıl ve dayanışmayla, şehirlerimizin daha güçlü bir geleceğe ulaşacağına yürekten inanıyoruz. Azimle ve büyük bir sorumluluk bilinciyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz” sözleriyle ortak aklın önemini de vurgulamıştı. Bu da gösteriyor ki şehirler artık sadece yönetilmiyor, birlikte şekilleniyor.

Örneğin;

· “Senin Şehrin, Senin Planın” projesi; vatandaşların şehir hakkındaki görüşleri, beklentileri ve ihtiyaçları alınarak şehir planlamasına önemli ölçüde katkı sağladı.

· Ulaşımda vatandaşın talepleri doğrultusunda değişen ve çoğaltılan otobüs seferleri, Adaray’ın yeniden hizmete alınması yine ortak aklın meyvelerinden biri oldu.

· Muhtarlarla yapılan toplantılarda mahallelerdeki eksiklerin ve fikirlerin yerel yönetime iletilmesi, birebir iletişime geçmenin önemini gösterdi.

· Vatandaşların sahadaki deneyimlerinden gelen geri bildirimler, yeni alternatif güzergâhlar, kavşak düzenlemeleri, asfalt ve altyapı çalışmaları, yerel yönetimin planlama süreçlerine yansıdı.

Çünkü masa başında çizilen plan ile sokağın gerçeği her zaman aynı olmuyor.

Çocuklara yönelik etkinlikler, yaşlılar için bakım hizmetleri, gençler için sosyal kültürel programlar da gösteriyor ki; şehirde yaşayan herkesin hayatına dokunan çalışmalar, toplumun beklentisini dinlemenin en iyi yolu.

Kentsel dönüşüm ve çevre yatırımlarında da ortak akıl vazgeçilmezdir. Vatandaşın endişesini ve beklentisini anlamadan, uzman görüşünü almadan atılan her adım eksik kalır. Bu nedenle şehir planlamasında üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların sürece dahil edilmesi büyük önem taşır.

Bugün modern şehircilik anlayışı, “Ben yaptım oldu” döneminin kapandığını söylüyor. Yeni dönem; konuşan, dinleyen, paylaşan ve birlikte karar alan şehirlerin dönemi. Sakarya da bu yolda önemli bir potansiyele sahip. Sanayisiyle, tarımıyla, genç nüfusuyla, doğal güzellikleriyle güçlü olan bu şehir; ortak aklı büyüttükçe daha da güçlenecektir.

Çünkü unutulmamalıdır ki bir şehirde herkesin fikri varsa, o şehrin geleceği daha sağlam olur. Ortak akıl varsa şehir kazanır. Sakarya kazanır.