Bu hafta sonu iki akşam boyunca Millet Bahçesi'nde düzenlenen Kültür Yolu Festivali konserlerindeydim. Millet Bahçesi’nde öyle bir kalabalık vardı ki, bu şehrin kültür, sanat ve konserleri çok sevdiğini açıkça gösterdi. Adım atacak yer, sandalyemizi koyup oturacak alan zor bulduk. Tabii bu hoşumuza da gitti. Şehirce aynı alanda bulunup hep birlikte eğlenmenin, şarkılara hep bir ağızdan eşlik etmenin zevki çok başka.
Alanı dolduran yüzlerce insan, aileler, gençler, çocuklar aynı atmosferi paylaşırken şehrin böyle büyük organizasyonlara ne kadar ihtiyaç duyduğu da bir kez daha belli oldu. Yani müzik sadece eğlendirmedi; insanları bir araya getirdi. Bu tablo da şehrin bu gibi etkinliklere ne kadar güçlü yanıt verdiğini gösteriyor.
Ancak gecenin sonunda ortaya çıkan başka bir manzara vardı.
Konser sonrası alanda bırakılan plastik şişeler, bardaklar, çekirdek kabukları ve çöpler, ne yazık ki hâlâ şehrimize, yeşilimize nasıl baktığımız konusunda önemli eksiklerimiz olduğunu gösterdi. Saatlerce keyifle vakit geçirilen bir alanı bu denli kirletmek şehrimize yakışmıyor.
Bize Japon ahlakından lazım.
Gerek maç, gerek konser sonrası her toplandıklarında geriye tertemiz bir alan bırakıyorlar. Bundan üşenmeden sorumluluk bilinciyle hareket ediyorlar. Bu 1-2 kişiyle olacak bir iş değil. Tüm şehirce bu bilincin farkında olmalıyız. Umudum bundan sonraki etkinliklerde alanın temiz bırakılması.
Benim için asıl önemli nokta ise bu festivalin Sakarya'da düzenlenmesiydi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Kültür Yolu Festivali'ni başta 12 şehirde gerçekleştireceğini, Sakarya’nın 13. Şehir olarak Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın çabasıyla eklendiğini öğrendim. Bu gibi büyük emek isteyen organizasyonların şehrimizde olması, hem esnaf ekonomisine hem şehir markasına hem de şehrin kültürel kimliğine güzel bir getiri oluyor. Bu organizasyonun şehrimize kazandırılması için emek veren başta Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar olmak üzere katkı sunan herkese hakkını teslim etmek gerekir.
Özellikle dikkatimi çeken bir diğer konu ise Kültür Yolu Festivali Instagram sayfasında Sakarya’nın yeşil kimliği görülmeden bozkır bir şehir gibi gösterilmesi. Tarihinin Osmanlı’dan öncesine dayandığı, yeşilin ve mavinin her renginin olduğu bu şehrin daha iyi bir tanıtım videosu yapılabilirdi. Bu şehre o görüntü pek yakışmamış. Böylesine büyük organizasyonlar yalnızca şehirlere değil ülkeye hatta ulusala hitap ederken daha dikkatli olmak gerekir diye düşünüyorum.
Son olarak dileğim, bu festivalin gelecek yıllarda da devam etmesi ve her seferinde daha bilinçli bir toplum olarak konser alanlarını ilk günkü temizliğiyle teslim edebilmemizdir.