BİLİYORSUNUZ Türkiye ile Suriye arasındaki 911 kilometrelik mayınlı alan bundan tam 14 yıl önce temizlendi. Zaten bu temizleme işinden sonra da ülkemiz tam anlamıyla bir mülteci akınına uğradı…
Bir anlamda, ülkelerinden kaçan yabancıların deposu konumuna geldi…
Şimdi durduk yerde bu ”mayınlı alanı” niçin yazıyorum?
Yanı başımızdaki İsrail-İran savaşında yaşananlardan dolayı yazıyorum… Biliyorsunuz, Afganistan’dan İran’a ve oradan da Türkiye’ye başlayan Afgan göçü başlamıştı yıllar önce…
Özellikle İran topraklarında yoğunlaşan Afganların bir kısmı İsrail gizli servisi MOSSAD’ın eline düştü…
Geldikleri topraklarda Taliban’ın baskılarıyla bunalan Afganlı mülteciler, kendilerine en yakın ülke olarak İran’ı seçmişti…
İşsizlerdi…
Parasızlardı…
Karınları açtı…
“Ne olursa yaparım abi!” modunda idi her biri.
Bu insanlardan işine yarayacakları kullanan İsrail, onlara iş verdi, aş verdi ve gizliden çeşitli eğitimlere tabi tuttu…
İran, derin bir uykuda iken, İsrailli ajanlar bu başıboş Afganları çeşitli alanlarda eğitti, yeri geldiğinde patlatacak ve patlayacak hücreler haline getirdi…
İşte İsrail’in, bundan 10 gün önce İran’a başlattığı saldırılarda işte bu hücreler de faaliyete geçerek, Acem ülkesini içten çökertmeye başladı…
İşte bu İsrail adına çalışan “çakma” Afgan ajanlarının her birinin ayrı bir görevi vardı… Operasyon gününde her biri “adrese teslim” Dron saldırıları ile İran Ordusunun en yetkili komutanlarını bir anda etkisiz hale getirdi.
Çok sayıda Dron ile İran’ın stratejik noktalarına, en tepedeki yöneticilerine pusu kuran bu çakma ajanlar, İsrail’in değirmenine su taşıdı uzun süre…
GELELİM BİZİM MAYINLI ALANA
Biliyorsunuz, Suriye ile aramızda 911 kilometrelik bir sınır hattı mevcut… Ve yaklaşık 100 metre genişliğinde olan bu sınır hattı tamamen mayınların döşendiği geçilmez bir alandı.
Bölge insanları, çeşitli kaçakçılık faaliyetlerinde önce katır ya da eşeklerini sürüyordu bu mayınlı alana, birkaç hayvanı telef ettikten sonra hedeflerine ulaşıyordu. Ancak onlar ancak birkaç bölgede yapabiliyorlardı kaçakçılık faaliyetlerini…
Suriye’deki diktatör Esat rejimi ile çeşitli terör gruplarının başlattığı iç savaş sonrası on binlerce ve hatta yüz binlerce insan göçü başladı ülkemize…
Sanki “danışıklı” gibi bizim sınırlar mayından temizlendi, akabinde Suriye karıştı ve ne idüğü belirsiz mülteci akını başladı ülkemize.
O kadar çoğaldılar ki, bir araya 10 milyon civarında oldukları söylendi bu kontrolsüz insan sürüsünün.
İNCE ELEYİP, SIK DOKUMAK!
Pekiyi kimdi bu insanlar?
Aralarında başka ülkelerin hesabına çalışan ajanlar olabilir miydi?
Ya da İran’da olduğu gibi İsrail Gizli Servisleri, ülkemizde de böyle bir çalışma başlatabilir miydi?
Eğer düşmanın İsrail ise, çok dikkat edeceksin… Daha binlerce cep telefonunun planlı bir şekilde Hamas militanlarına satılıp, planlı bir şekilde patlatılmasını ve büyük insan kayıpları verilmesini unutmadık…
İran’daki Afgan mültecileri MOSSAD lehine kullanan ve onları gerektiğinde bir bomba gibi kullanan İsrail, aynı şeyi neden Türkiye için neden yapmasın?
Zaten sınırdaki bu mayınlı alanların temizlenmesi için herkesten önce teklif vermedi mi İsrail?
Sözde bu temizlenmiş alanlarda “tarım” yapacaktı İsrail!
Belki de “tarım yapıyorum” ayağına topraklarımızda, zamanı geldiğinde kullanılabilecek sistemler yerleştirecek, silahlar depolayacaktı İsrail!
İsrail, 1948 yılında Filistin topraklarında nasıl “planlı” bir şekilde kuruldu ve o zamandan bu yana nasıl Filistin halkını eriterek bugün bölge ülkelerine kafa tutan, korku salan bir ülke konumuna geldi…
Dedik ya, muhatabımız İsrail ise çok dikkatli olacaksınız… Bereket ki, o zamanki Türk yetkilileri bu “mayın temizleme” ihalesini İsrail’e vermedi de, belki de bilmeden hayırlı bir iş yapmış oldu…
Ne demiş Atalarımız; “Su uyur, düşman uyumaz…”
Ve mayınlı arazinin temizlenmesi Türkiye’nin değil, başka ülkelerin işine yarıyor. Devlet yönetimi hiçbir zaman hata kaldırmaz… Attığın her adımda ince eleyip sık dokuyacaksın…
***************
ANLAMLI SÖZ
“Devlet, hayat uğruna var olur… İyi bir hayat uğruna var olmaya devam eder…
ARİSTOTELES
**************