Şehirlerin kaderini bazen bir proje, bazen bir ihale, bazen de tek bir karar belirler. Kocaeli’ye metro geliyor denildiğinde, Sakaryalıların aklında ilk beliren soru şu oldu: “Peki ya bize ne düşüyor?”
Kocaeli, yıllardır tartışılan ve nihayet hayata geçirilen metro hattıyla şehrin geleceğine büyük bir yatırım yapıyor. Bu yatırım, sadece ulaşımı kolaylaştırmayacak, aynı zamanda Kocaeli’nin marka değerini de yükseltecek. Çünkü metro, bir kentin vizyonunu gösteren projelerden biridir.
Sakarya ise neyle anılıyor? Gündeme gelen metrobüs hattıyla. Aslında “metrobüs” kelimesi bile, metroya göre bir “yarım çözüm” gibi algılanıyor. Komşumuz raylı sistemle geleceğe koşarken, biz hâlâ lastik tekerleklere mahkûmuz.
Neden bizde raylı sistem konuşulmuyor? Neden Sapanca’dan Arifiye’ye, Adapazarı’ndan Serdivan’a uzanan bir metro hayal değil de hâlâ bir ütopya gibi görülüyor?
Sakarya, ihracatta Türkiye’nin ilk 10 ili arasında. Otomotiv devi fabrikalara ev sahipliği yapıyor. Nüfusu her yıl artıyor, üniversite gençliğiyle büyüyor. Böyle bir kente metrobüs değil, raylı sistem yakışır.
Metrobüs hattı elbette bir başlangıç olabilir. Ama sadece başlangıç. Asıl mesele, Sakarya’nın geleceğini planlarken “geçici çözümlerle” oyalanmak değil, kalıcı vizyon projelerini hayata geçirmek.
Komşuya metro, bize metrobüs denklemi aslında şunu söylüyor: Sakarya hâlâ ikinci planda görülüyor. Oysa bu şehir, tarihiyle, ekonomisiyle, insanıyla daha fazlasını hak ediyor.
Kocaeli metroya kavuşuyorsa, Sakarya da raylı sistemle buluşmalı. Çünkü bu şehir, ikinci sınıf çözümlere razı olacak bir şehir değil.