Hele bir çıksın, CHP’liler birbirinin yüzüne bakamayacak, insan içine çıkamayacaktı. Ailelerinin gözlerinin içine bile bakamayacaktı. Tuğla gibi bir iddianameydi.

Önceki gün o iddianame gün yüzüne çıktı nihayet.

Hukukçular, ‘dağ fare doğurdu’ şeklinde yorumladılar.

Evet, büyüklüğüne bakarsanız tuğla gibi ama içerik kağıttan kule dediler.

İnceleyenlerin ifadelerine göre; İlk 36 sayfası 200 sanığın bilgilerinden oluşuyor. Dosyada sadece 16 kez delillere atıf var. İlginç, 578 sayfada 16 kez ‘delil’ diyor, gerisi itirafçı, tanık ve gizli tanık iddiaları…

O iddialar da ilginç; ‘düşünüyorum, sanıyorum, öyle duydum, yapmış olabilir, paylaşmış olabilir’ falan…

CHP’liler üşenmemiş. Saymışlar; İddianamede 50 kez ‘öyle düşünüyorum’ lafı geçiyor.

Tanık, ‘rüşvet verildiğini düşünüyorum’ diyor ama ortada rüşveti kimin verdiğine, kimin aldığına dair kanıt, ispat, delil, para trafiği yok…

Bir yat resmi var konulmuş mesela. Sadece onun bir ‘yat’ olduğu kesin. Yat olduğu net ama ‘bu yat falanın, ben bunun rüşvet paralarıyla alındığını duydum’ dışında iddiayı destekleyen bir delil yok.

CHP’liler saymış, iddianamede 29 kez ‘İmamoğlu suç örgütü’ deniliyor.

Haliyle soruyorlar; “Nerede bu suç örgütü? Bir suç örgütünün olması için bunun iddia edilmesi, yargılanması, kanıtlanması, istinaftan geçmesi, Yargıtay’da kesinleşmesi lazım. Daha henüz iddianame bile ortada yokken yani ‘İmamoğlu suç örgütü’nü iddia ediyorsan, onu bile yazıp vermemişsin. İddia bile edemiyorsun” diyorlar.

Daha ilginç tarafı, ortada bir “Aziz İhsan Aktaş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” var.

Bu örgütün lideri “Suç İşlemek Amacıyla Örgütü Kurma ve Yönetme” suçundan 704 yıl hapis istemiyle yargılanıyor. Fakat kendisi dışarıda, özgür ve kanal kanal dolaşıp derdini anlatıyor.

Bu örgütün üyeleri yani “Suç Örgütüne Üye Olma”, “Suç Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüte Yardım Etme”, “Rüşvetin Temin Edilmesine Aracılık Etme” gibi suçlardan hapisteler.

Sanki bu suç örgütünü bunlar kurmuşlar, Aziz İhsan Aktaş’ı zorla ve tehditle örgütün başına geçirmişler…

Örgüt lideri neden dışarıda? Savunma çok trajikomik; Efendim gizli tanık oldu, örgütü çökertmek için çok önemli bilgiler verdi, falan…

Doğrudur, dünyanın her yerinde örgütü çökertme, örgütün üst düzey yöneticilerine ulaşma adına örgüt üyeleriyle pazarlıklar yapılır, gizli tanıklar üretilir.

Ama dünyanın hiçbir yerinde örgüt liderinden bir gizli tanık ya da itirafçı üretip, örgüt üyelerine ulaşmaya çalışılan bir suç dosyası görülmemiş, duyulmamıştır.

Haliyle bu şekli ile örgütün liderinden ziyade sözde örgüt üyelerinin hedef alındığı ve sadece onların cezalandırılmak istendiği akla gelmez mi?

Bu noktada; “Suç örgütü lideri aramızda geziyor. Suç örgütü lideri gezerken; belediye başkanlarımız, şoförleri, özel kalemleri ya da ailelerinden suçsuz, günahsız insanlar içeride tutuklu duruyorlar. Tutukluluk için suçun ağırlığı ya da terör örgütünde, suç örgütündeki hiyerarşi değil, sanığın kimliği belirleyici. Hedefe koymuşlar, o sanığı tutuklu tutmak için her şeyi yapıyorlar” diyen Özgür Özel haksız mı?

Ve “artık kanıtlar toplandı değil mi? İddianame de yazıldı mı? Mahkemeye devroldu. Tensiple birlikte arkadaşlarımızın tamamının tutuksuz yargılanmalarını bekliyoruz” derken de pek haksız sayılmazlar, değil mi?

Özgür Özel; “Nerede masumiyet karinesi? HSK’nın açıklamalarına göre, kararlarına göre, ‘Hiçbir soruşturma savcısı kendiliğinden sonra yapılacak yargılamada etki edecek iddialarda bulunamaz’ diyor. Sadece yazarsın. Kamuoyuna çıkıp da ‘Göreceksiniz, yargılamanın sonunda böyle olacak’ diyemezsin. Onlara hakim karar verecek. Sen sadece iddianameye lehte, aleyhte delilleri koyarsın ve bunu mahkemeye yollarsın. İddianamen kabul edilirse yargılama başlar” derken, bu dosyayla ilgili yargı pratiğini ve hedefini de ortaya koyuyor aslında ama anlayana…

Bir ilginçlik daha; Bu suç örgütü yıllar yıllar önce AKP dönemini de kapsayan bir süreç diliminde kurulmuş, bu suç örgütü 300’ünü AK Partili belediye, bakanlık ya da yönettikleri kurumlardan olmak üzere kamudan 388 ihale almış ama sadece 88 tanesi yani CHP’li belediyelerle yapılan ihaleler sorunlu, diğerleri tertemiz…

İşte böyle bir iddianame, evet kalınlığı tuğla gibi ama içeriği bomboş bir iddianame…

Bunun için mi aylardır gündemi meşgul ettiniz, bunun için mi ekonomiyi mahvettiniz diye sormamak mümkün değil…