Özgür Özel ‘iddianameyi yargılanmak için değil, yargılamak için bekliyoruz cümlesini aylardır kuruyor ama son söylediğinde sorun oluyorsa sebebi belli; İddianame çıktı…
Ve o iddianamenin, ne kadar içi boş ve mesnetsiz olduğu görüldü.
Haliyle yine yeni algı operasyonlarına sarılmak, tartışmayı başka taraflara kaydırmak, kamuoyunun meselenin aslına yoğunlaşmasını engellemek lazım da ondan...
Savunma yapması gerekenler, kamuoyunu yanlış yönlendirdikleri için hesap vermesi gerekenler yine aynı merkezden talimat alınmışçasına, kopyala yapıştır ifadelerle saldırıya geçtiler. Vay efendim darbe çağrısı yapmış, yok efendim Yassıada’yı hatırlatmış falan…
Özgür Özel’in aylardır ve son olarak dediği şu; “Aylardır iddianameyi ‘yargılanmamız için değil yargılamamız için artık ortaya koyun’ diyorduk. Nihayet biraz önce iddianamelerden biriyle birlikte bizim de ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. Dün dedim ya ‘Yargılanmak için değil, yargılamak için bekliyoruz o iddianameleri’ diye. O 578 sayfa iddianame böyle tel tel dökülüyor. Şimdi bir de bunun üstüne bugüne kadar onlar konuştu, şimdi savunma avukatları konuşacak. Bu iddiaların hepsi çapraz sorgulanacak, ispat istenecek, bakılacak, görülecek…”
Şimdi bu cümleden cumhurbaşkanını tehdit, hükümete karşı darbe çağrısı, CHP vesayetçi bir tutum sergiliyor gibi sonuçlar çıkarmak mümkün mü?
Ama maksat, algı oluşturmak ve algıyı yönetmek ve bir düşmanlık yaratıp tabanı konsolide etmek olunca mümkün…
Bakın neler neler dediler;
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik; "CHP Genel Başkanı Özgür Özel 'Sizi yargılayacağız' diye Cumhurbaşkanımızı ve partimizi sözde tehdit etmeye kalkmış. Tehditlere gereken cevabı vereceğiz.
Özel bu sözleriyle yeni bir "Yassıada çetesi" kurmak istediğini ifade ediyor. Millete kötülük yapma organizasyonunun yeni sürümü piyasaya sürüldü böylece.
Bir siyasi parti yönetimi ve genel başkanı için gerçekten çok vahim bir 'siyasi itiraf' bu.
Bu karanlık zihniyete geçit vermeyeceğiz. Tüm teşkilatlarımızla ve milletimizle beraber bu karanlık zihniyetle mücadele edeceğiz."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz; "Tehditle, öfkeyle, kinle siyaset yapılmaz; siyaset milletin gönlü kazanılarak yapılır. Bu üslup acziyetin ve suçluluk psikolojisinin dışa vurumu.
Aziz milletimizin tertemiz oyları ile ülkemizi dirayetle yöneten Sayın Cumhurbaşkanımıza ana muhalefet temsilcilerinin tehdit, nefret söylemi ve hakaret içeren sözleri her şeyden önce milli iradeye saygısızlıktır."
AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala; "Özgür Özel'in ağzından çıkan tehditler, aslında milletimizin tercihine, Türkiye'nin bağımsız duruşuna ve istikrarına yönelmiş bir saldırıdır.
Ortada söz söylenecek bir durum varsa o da kendilerinin içlerine düştükleri siyasi sefalettir.
Cumhurbaşkanımız, milletimizin iradesiyle defalarca yetkilendirilmiş, Türkiye'yi küresel ölçekte saygın bir konuma taşımış bir liderdir. Ona yöneltilen bu saldırgan dil, her defasında milletimizin vicdan duvarına çarpacak ve tarih önünde, tıpkı diğer ucuz siyasi hamleler gibi, değersiz bir yankıdan ibaret kalacaktır."
Bir de aylardır yargı darbesiyle mücadele eden, vatandaşın oylarının gasp edildiğinin, millet iradesinin çiğnendiğin mücadelesini yapan partinin genel başkanı Özgür Özel’in konuyla ilgili görüşlerini aktarıp, yorumu okurun ferasetine bırakalım;
“Ben diyorum ki ‘O iddianameyi yargılanmak için değil, bu iftiracıları yargılamak için, bu iftiralardan hesap sormak için bekliyoruz.’
‘Özgür Özel bizi yargılayacakmış. Yassıada zihniyetiymiş, bilmem neymiş.’
Bu nasıl bir tükenmişlik Ömer Çelik? Kala kala hiçbir zaman olumlamadığımız, 1960 darbesine mi kaldın? Kala kala rahmetli Başbakan’ın idamına mı kaldın?
15 Temmuz akşamı Meclis kapalıydı, ‘Ne istediyse verdik’ dedikleriniz, altına F16 verdikleriniz, tank verdikleriniz, cübbesini giydirip hakim yaptıklarınız, apoletlerini doldurduklarınız size karşı darbeye kalkıştı. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak o Meclis’i kurmuş parti olarak, bu Meclis’e sandığı ve seçimi getirmiş parti olarak darbenin karşısında durduk. Demokrasinin arkasında durduk. Kapalı Meclis’i açtırdık, ışıklarını yaktırdık, sizin semirttiğiniz o darbecilere karşı Gazi Meclis’i savunduk. Biz ne demokrasi dışı bir yerlerden medet umarız, ne Amerika’ya gider Trump’tan medet umarız. Sadece ve sadece milletimize güveniriz.”
Dediğim gibi, yorumu sizlerin ferasetine bırakıyorum…