Ne kadar iki yüzlü bir toplum olduğumuzun bir göstergesi de kınama ya da protesto adına yapılanlar…
Şu İsrail’e yönelik protestolar mesela, artık mide bulandırma seviyesini bile geçti.
Malumunuz İsrail asıllı Türk şarkıcı Linet, sahne alacağı mekan önünde protesto edildi.
Sebep? İsrail’in bütün bu son saldırılarının önünü açan, devrilmek üzere olan Netenyahu’nun koltukta kalmasını sağlayan sürecin başındaki ilk Hamas saldırısından hemen sonra "Hamas katildir" paylaşımı yapmış. Büyük suç!
9 Ekim 2023’te yaşandı, hatırlarsınız. Hamas, bir Yahudi Bayramı olan Shemini Atzeret sırasında açık hava konser alanına baskın yaptı, 364 sivil öldürüldü, yüzlercesi yaralandı, 40 kadar sivil rehin alındı.
İsrail tarihindeki en büyük terör saldırısı ve en büyük İsrailli sivil katliamıydı.
Üstelik Linet, 2010'da İsrail'in Gazze ablukasına karşı düzenlenen Milli Görüş mitingine katılan ve alkışlanan Linet’in bir sanatçı duyarlılığı ile öyle bir paylaşım yapması neden suç teşkil etsin ki?
Kaldı ki, Hamas’ın gerçek yüzünü, gerçek Filistin davasının engellemek için kimin tarafından kurulduğunu, yaptığı her eylem ile İsrail vahşetini uluslararası kamuoyunda meşrulaştırdığını bilen herkesin gözünde Hamas katil ve kukla bir örgüttür.
Benim için de öyle…
Dolayısıyla sözde İsrail zulmünü protesto etmek için Linet’ten çok daha öte ve öncelikli gerekçeleriniz olmalı.
Hani sözde sizin fethettiğiniz Suriye’de gerçekleştirdiği işgaller mesela…
Siz 82 Musul, bilmem kaç Şam diye plaka dağıtırken, İsrail Suriye’nin bütün stratejik noktalarını ele geçirdi. Buna gıkınız çıkmıyor da gücünüz Linet’e mi yetiyor?
Bunu soran AKP’liler de varmış bu arada, sevindim.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ile eski TBMM başkan vekili aynı zamanda AKP grup başkan vekili, şimdinin Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Bostancı arasında yaşananlar mesela…
Naci Bostancı, Linet Menaşi'nin konserinin iptal edilmesine sosyal medya üzerinden tepki gösterdi; "Ses sanatçısı Linet'i beğenir ya da beğenmezseniz, fakat İsrail zulmüne gösterilecek tepkinin adresi Linet'in konseri olamaz. Bu tür kastını aşan eylemlerin Filistinlilere faydası değil zararı var. Kaynağı ancak ve sadece kabilecilik olan konser engellemesi asla kabul edilemez" dedi.
Aslında bozuk saat misali kırk yılda bir doğru laf etti ama buna bile tahammülleri yok ki Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral küplere bindi; "Hayırdır Naci Bostancı! Gazze'de ve dünyanın birçok ülkesinde yapılan vahşete gıkın çıkmayacak, sessiz kalacaksın; ancak siyonist bir şarkıcı sözüm ona mağdur olmuş gibi ciyaklayacaksın! Sana ne Linet'ten! Bu sözler asla masum olamaz. İstifası alınmalı ve tahkikat yapılmalıdır" dedi.
Oktay Saral’ın sözleri, iktidar kanadının resmi görüşünü ve duruşunu aktarmak bakımından önemli elbet.
Haliyle de yürüttükleri ikiyüzlü politikanın göstergesi…
Biz milletçe protesto kültürümüz zayıftır. Bu bir de siyasilerin algı yönetimi ile birleşince ortaya trajikomik manzaraların çıkması doğaldır.
Geçen hafta İsrail ile ticaret yapan ülkeler listesi düştü gündeme. El Cezire’nin yayınladı.
Bir de baktık ki İsrail’i protesto etme yarışmasında birinciliği kimseye kaptırmıyoruz ama İsrail’e en çok mal satan ülkeler sıralamasında 5. sıradayız.
Sözde İsrail mallarını boykot ediyoruz ama İsrail’e mal gönderen gemilerin ardından mendil sallıyoruz.
Daha önce de yazmıştım. Müslüman ülkeler gıkını çıkaramazken, Haçlı zihniyeti, gavur, kafir dediğimiz ülkeler kınamakla kalmıyor, İsrail’e yaptırım uyguluyorlar.
İspanya, İsrail'i Eurovision şarkı yarışmasından atmayı önerirken kardeş ülke Azerbaycan, İsrail'e tam puan verdi, mesela…
Güney Afrika, İsrail'i Lahey'deki Adalet Divanında soykırımdan yargılatırken, Londra'daki Af Örgütü ile New York'taki İnsan Hakları İzleme Örgütü, İsrail'i savaş suçlarından Uluslararası Ceza Mahkemesinde sıkıştırırken, İsrail'in yeni Gazze saldırılarına karşı İngiltere, büyükelçisini çağırıp serbest ticaret görüşmelerini askıya alırken, Avrupa Birliği, tepki olarak İsrail'e tanıdığı ticari imtiyazları gözden geçirmeye karar verirken, biz tam gaz ticarete devam ediyor, toplumun gazı alınsın diye de sanatçı kovalıyoruz.
Gücümüz ona ve böylelerine yetiyor çünkü.
Bakın Trump, İsrail’i davalık eden Güney Afrika liderini fırçalamaya kalkınca ‘e tabi bizim size hediye edecek bir uçağımız olmadığı için’ cevabını aldı.
Biz de böyle bir erkek yönetici var mı? Ya da kaldı mı?