HÜKÜMETİMİZİN Ortadoğu politikaları Türkiye’yi büyük bir tehlikenin eşiğine getirdi.

Gelinen bu noktada, ülkemizde büyük bir hayat pahalılığı ve işsizlik yaşanıyor. Vatandaşlarımızın gelecek kaygısı bir kartopu misali katlanarak büyüyor…

Artık boşa koysak dolmuyor, doluya koysak almıyor noktasındayız…

Oysaki baştan düğmeler yanlış iliklenmeseydi, şimdi Ortadoğu’da yaşanan bu ateş çemberinden bile büyük bir kazançla çıkan bir ülke konumunda olurduk…

Emperyalizmin bizleri cendere altına alacak, ülkemizin geleceğini sıkıntıya sokacak olan projeleri adım adım işliyor. Ortadoğu’da esen bu Emperyalizm rüzgârında bir yaprak gibi savrulan Türk dış politikası, tembel bir öğrencinin umutsuz karnesi gibi…

KOMŞULARIMIZ DAĞILIRKE

Aslında Amerika’nın Irak’ı işgale başladığı yıllarda başladı bizim yanlış politikalarımız… Komşumuzun ülkesindeki değerler bölüşülürken, gençliği soykırıma uğrarken seyirci kalmak bir yana, nerede ise alkış tutacaktık.

Aynı facialar Mısır’da, Libya’da ve Filistin topraklarında da fazlasıyla yaşanmaya başladı. Ve en son olarak da güney komşumuz Suriye bölünüp parçalandı. Daha önce insanların kafasını kılıçla koparan İŞİD’çi zihniyetin devamı olan Ahmet El Şara ya da Colani ile aynı masaya oturdu başarılı (!) dışişleri yetkililerimiz.

Saddam Hüseyin’in, Kaddafi’nin devrildiği gibi, Esad’ın da paketlenmesine hem seyirci kaldık hem de bu kanlı devrimlere destek verdik.

Oysaki Irak’ta, Suriye’de, Libya’da ve Filistin topraklarındaki eski yönetimler bize her bakımdan daha yakındı. Birer İslam ülkesi olarak daha sıcak ilişkilerimiz vardı.

Şimdi gelinen bu noktada güney komşumuz Suriye, tamamen Emperyalizmin elinde bir oyuncak haline geldi… Şu ana kadar terörist olarak ilan ettiğimiz PYD ve YPG güçlerini NATO’dan stratejik ortağımız (!) Amerika donattı. Suriye’nin üçte ikisinde artık YPG güçlerinin hükmü sürüyor. Suriye’nin diğer kısmında ise İsrail’in emirlerine harfiyen uyan bir Colani yönetimi hüküm sürüyor…

BOP’UN AYAK İZLERİ!

Bir anlamda Amerika’nın ve dolayısıyla İsrail’in oyuncağı olan bu insanlar şimdi Suriye’yi bu Emperyal güçlere peşkeş çekmeye devam ediyor.

Bir anlamda, Amerika’nın ve onun deli lideri Trump’ın desteğini de arkasına alan terörist İsrail geldi, sınırımıza kadar dayandı!

Şimdi ayıkla bakalım pirincin taşını!

Bir terör devleti olan İsrail’in, kuruluş yıllarından bu yana uyguladığı yayılmacı politikalarına hepimiz şahit olduk. Şu avuç içi kadar Gazze şeridinde bile 60 binin üzerinde masum cana kıydılar.

Şimdi istediği zaman, istediği bölgeyi bombardıman yapan saldırgan bir İsrail ile dolaylı yönden komşu olduk…

Tabii ki İsrail’den korkacak değiliz… Ancak İsrail demek, bir anlamda Amerika, Fransa, Almanya, Fransa ve dünyayı yöneten tüm Yahudi âlemi demek… Zaten arkalarında bu güçler olmazsa, İsrail bu Kenan çölünde bir hiçti…

Büyük Ortadoğu Projesi dediler, Arap Baharı dediler, Demokrasi dediler ve başımıza bunca çorap ördüler…

Şimdi Suriye’de birçok operasyon ve harekât gerçekleştiren, bu uğurda çok sayıda şehit veren ve üstelik ülkesinde 10 milyon yabancıyı ağırlayan Türkiye’nin kazancı ne oldu?

İsrail, sinsi bir şekilde Vadedilmiş Topraklar hedefine doğru ilerlerken, başarısız ve öngörüsüz Türk dış politikası bu kadim ülkeyi, canım Türkiye’mizi adım adım felakete doğru sürüklüyor…

Bunca şehidimize, bunca maddi kayıplarımıza rağmen…

****************

ANLAMLI SÖZ

“Dürüst yönetim, pahalı bir mülktür… Her insanda bulunmaz…”

HZ.ÖMER

****************