TBMM içinde ‘biji serok apo’ sloganları atılırken mutluluğu yüzünden okunan DEM’li Gülistan Kılıç Koçyiğit; “Birileri bu ülkede Kürtler eşit yurttaş olsun istemiyor! Bu ülkede Kürt halkı da eşit ve özgür yurttaş olacak; demokratik cumhuriyeti birlikte inşa edeceğiz” buyurmuş!

Bir okurumuz da haberin altına yorumu patlatıp bize göndermiş; “Bir sağına, bir soluna bak. Yan masada oturan Turhan Çömez ile neyin eşit değil? Murat Emir ile neyin eşit değil? Özlem Zengin ile neyin eşit değil? Maaşının miktarı mı? Makamın mı? Sıfatın mı? Bindiğin araba mı? Kırmızı plakan mı? Şoförün mü? Akaryakıtın mı? Mecliste yediğin yemeğin fiyatı mı? Neyin eşit değil?”

Gerçekten de hangi konuda eşit değilsiniz?

Hangi konuda farklı muamele görüyorsunuz?

Tıpkı Lozan’ın gizli maddeleri gibi Anayasamızda Kürtleri ikinci sınıf vatandaş yapan maddeler mi var? Hakim bir Kürdün işlediği cezaya "Sen Kürt'sün" diyerek iki kat fazla mı ceza veriyor?

Devlet Kürtlerden üç kat fazla mı vergi alıyor ya da gelirine mi çöküyor?

Doktor, öğretmen, mühendis, avukat, milletvekili, devlet adamı olmalarına izin mi verilmiyor?

Ak Parti'de 50 küsür Kürt vekil var, CHP'de yarıdan fazlası Kürt, İyi Parti'de bile Kürt vekil var. DEM Parti'yi söylemiyorum bile.

Siyaseten Kürt tabanlı olmayan partilerde bile söz hakları var. Zaten olması da gayet normal çünkü azınlık değil, bu ülkenin kurucu unsurları olarak belirtilmişlerdir.

Bir Kürt çocuğu okumak istediğinde devlet engel mi oluyor? Okutmuyor mu? Sen Kürt'sün üniversiteye gidemezsin mi diyor?

Üretip parasını kazanan, iş sahibi olan hangi Kürde devlet engel oldu? İstanbul ve Batı'da Güney'de sahil semtlerindeki birçok işletme hep Kürtlerin elinde yani ülkenin 81 ilinde rahat rahat yaşıyorlar. Hepimizin eşi, dostu, arkadaşı, komşusu; çevresinde Kürt vatandaşlar var.

Anayasa 10’uncu maddesi: “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” diyor.

Bu madde, eşit vatandaşlığı sağlamıyor mu?

Nedir bu eşit yurttaşlık gerçekten?

Bence fazla şımartıldınız. Buldukça bunadınız…

Korkarım ki sizin bu şımarıklığınız yarın bu ülkede bir ‘Türk sorunu’ yaşatacak.

Kaldı ki istatistikler bu ülkede Kürt sorunu değil, resmen bir Türk sorunu olduğuna işaret ediyor.

Sosyal yardım istatistiklerine bakılınca bu ülkede Kürt sorunu mu var yoksa Türk sorunumu, daha iyi anlaşılıyor.

Bir Türk, Doğu ve Güneydoğu illerinin sosyal yardımlardan aldığı paya bakıp, Aile Bakanlığı hangi aileyi koruyor, diye sorsa, ne cevap vereceksiniz?

İnleyin göreceksiniz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ayni ve nakdi sosyal yardımları malum bölgeye akıyor.

Mesela 2023 yılında gerçekleşen illere göre sosyal yardım alan hane oranı yüzdelik dağılımına göre, Şırnak'ın 69'u, Hakkari'nin 63'ü, Ağrı'nın 62'si, Şanlıurfa'nın 62'si, Van'ın 60'ı, Mardin'in 59'u, Muş'un 56'sı, Batman'ın 53'ü, Bitlis’in 53’ü, Diyarbakır'ın 51'i Sosyal yardım alıyor.

Adı geçen iller çok yoksul diye mi? Hayır.

TÜİK 2023 verilerine bakıldığında, bölgelere göre hesaplanan yoksulluk sınırına göre yoksul oranı dağılımında Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kastamonu, Çankırı, Sinop, Bursa, Eskişehir, Bilecik Türkiye’nin en yoksul bölgeleri çıkıyor.

Ve sıkı durun; Van, Muş, Bitlis, Hakkari, Mardin, Batman, Şırnak, Siirt yoksulluğun en düşük olduğu şehirler…

Ama bir yandan da Maliye Bakanlığı verilerine göre vergisini en az veren şehirler.

Yani az vergi veriyor ama toplanan vergiden en fazla yararlanan şehirler…

Kaçak elektrik kullanımında rekor kırdıkları kadar, tahakkuk eden vergi miktarının ancak yüzde 9,6’sının tahsil edilebildiği şehirler…

Buna rağmen sosyal yardımlar malum bölgelere kat ve kat fazla aktarılıyorsa, biri çıkıp ‘yahu bu ülkede Kürt sorunu yok, Türk sorunu var’ dese haksız mı?

Sizin barıştan ne anladığınızı ve eşit yurttaşlık derken derdinizin ne olduğunu bilmiyor değiliz.

Ümit Özdağ’ın dediği gibi: "Eşit vatandaşlık ve ortak vatan söylemleri, terör örgütünün Türk milletini parçalamak için kullandığı psikolojik operasyonlardır."

Haliyle sizin o operasyonlarınız bize sökmez.

Küreselcilerin 100 yıllık hayalini bize, devlet aklı diye, barış diye, demokrasi diye satmanızın bizim mahallede alıcısı çıkmaz.