Özgür Özel ‘muhalefete muhalefet etmeme’ konusunda ısrarlı malumunuz. En azından tabanını üzmeme adına iktidar ortağı MHP’ye laf söylerken bile kılı kırk yarıyordu.

Ama son gelişmeler ışığında o da açtı ağzını yumdu gözünü…

Önce geçtiğimiz yıl yine TBMM açılışına gidelim.

Hatırlarsınız sabah “CHP Genel Başkanı’nın mahkeme kapılarında bir avuç MHP düşmanıyla esip gürlemesi batık gemileri gibi sallanması tek kelimeyle yüzsüzlüktür. Özgür Özel sana diyorum, iddiaların aynen şahsın gibi çürüktür, bastığın yaş tahta, bindiğin patlak lastikli dolmuş, tutsağı olduğun tezvirat cambazlığı seni hiçbir yere götürmeyecektir” diyen Bahçeli, akşam resepsiyonda

CHP lideri ile Özgür Özel ile selamlaşarak Özel’in elini sıkmış; “üzülme bazen siyaseten söylememiz gerekenler oluyor, siyasetin gereği olarak” demişti.

Bu sefer ki kapışma pek tatlıya bağlanacağa benzemiyor, iki tarafta gemileri yakmış gibi…

Bahçeli grup toplantısının yapılacağı gün yine tam anlamıyla ‘gününde’ yani gergindi.

Geçtiğimiz yıl Sinan Ateş cinayeti konusunu soran gazeteciyi fena haşlamış ‘hadi işine bak’ demişti.

Oysa, gazetecinin işi tam da buydu ve bu soruyu sormaktı kamuoyu adına…

İlahi tesadüf ki yeni açılış yılının gündemine de yine Sinan Ateş cinayeti ile bağlantılı Serdar Öktem cinayeti var.

Haliyle işi ‘soru sormak’ olan gazeteci sordu. Bu kez haşlamadı Bahçeli, sadece eliyle ‘hadi oradan’ anlamına gelen bir işaretle yürüdü gitti.

Yaşadığı gerginlik grup toplantısına da yansıdı haliyle ve hırsını CHP’den aldı.

CHP’nin cevabı gecikmedi.

Özgür Özel grup toplantısında şunları söyledi;

“Bir yandan da susuyoruz, sabrediyoruz. Aylarca Meclis’e gelinmemiş. Bir kelime etmemişiz. Yaşa hürmet ediyoruz ama dönüp dönüp haksızlıklar yapılıyor.

Bana söylenenlere sustum, yuttum. Bir sürü haksızlığı duymazdan geldim. Zaman zaman bazı önemli açıklamaları da kıymetlendirdim. ‘İddianameler yazılsın’ dendi diye, ‘Tutuksuz yargılamayı esastır’ dendi diye.

Şimdi bugün çıkmış, bu Meclis’in ilk grup toplantısında Sayın Bahçeli. Aynı promptere aynı metni kes-kopyala-yapıştır atmışlar. Okuyor oradan; ‘Şikayet eden CHP’li, şikayet edilen CHP’li, itirafçı CHP’li, rüşveti alan CHP’li, veren CHP’li.’

Külliyen yalan. Soruyorum buradan hangi şahitler CHP’liymiş? Gizli tanık dediği odun isimleri ile Ladinler, Çınarlar söylediği, çocuk tacizcisi olan gizli tanık mı CHP’li?

Ya da üç kuşak babasından kalan malına mülküne çökülüp ‘İmza atarsan, sana bunları geri veririm’ deyince iftira namelere imza atan işadamları mı CHP’li?

Ya da insanları çoluğu, çocuğuyla tehdit eden, ‘Bu imzayı atmazsan evladının yüzünü 20 yıl göremezsin’ diyen, 80 yaşında anasından 500 kilometre öteye evlatları yollayan, hasta 26 yaşındaki çocuğu hücreye tıkıp babasına ‘At artık imzayı, çıkar oğlunu’ diyen, kendini itirafname imzalamaya çağırıp yoldayken eşini gözaltına alıp ‘Onun çıkması senin atacağın imzaya bağlı’ diyenlerin kurduğu kumpasın ne tarafı CHP’li?

Ama Sayın Bahçeli buraya kadar geldi.

Kiminle konuştuğunuzu, nasıl konuştuğunuzu bileceksiniz.

Bakın bütün Türkiye konuşuyor, birileri susuyor. Ankara’nın ortasında vurulan MHP’li, vurup da yargılananlar, mahkemede söylüyorlar; MHP’li. Azmettirenler MHP’li. Serbest bırakıldıktan hemen sonra susturulan MHP’li. Susturanlar MHP’li. Azmettirenler MHP’li. Konuşmayan bir tek sensin MHP’li. Bir tek sensin.

Hak etmediğimi duyarsam hak ettiğini duyarsın. Bu partinin evlatlarına, suçsuz evlatlarına hazımsızlıkla iftira atanların hak ettikleri sözü duymalarının vakti çoktan gelmişti.

Bir daha duyduğum anda ‘Hırsız CHP’li, bilmem ne CHP’li’; anlatacağım kimler, hangi suç örgütleri ile ilişkili. Arkadaşlarımızın haysiyetiyle oynayan, hak etmediğimi duyuran, hak ettiğini duyacak bundan sonra.”

Evet, Özgür Özel Bahçeli’ye ‘işine bak, bırak başkalarıyla uğraşmayı önce aynaya bak’ dedi ve rest çekti; Suç örgütleriyle ilişkinizi açıklarım!

Hadi bakalım...