İkisi kamu kuruluşu olmak üzere sekiz kurum/şirkete elektronik imza lisansı veren, haliyle bunları denetlemesi gereken, son gelişmeler karşısında ‘lan oğlum e-devlet imzanızı nasıl çaldırırsınız ben şimdi sizin lisanslarınızı iptal edeyim de görün’ diye hesap sorması gereken BTK başkanı da e imzasını çaldırdığına göre şimdi kim kimden hesap soracak?

Hadi gel de sorma…

Allah nazardan saklasın BTK Başkanı çok zeki ve akıllı bir bürokrat.

Şu CV’ye bakın; İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Anadolu Üniversitesi İşletme bölümü, Anadolu Üniversitesi İktisat bölümü, Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü, Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümlerini bitirmiş...

Münih Teknik Üniversitesi Haberleşme Mühendisliği, İstanbul Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Yüksek Lisans Diplomalarını kapmış.

Yetmemiş, İstanbul Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliğinden doktora yapmış.

CV’sine göre 1995’te, 18 yaşında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmaya başlayan bu arkadaş, çalışmaktan bunca diplomayı almayı veya okumaktan çalışıp maaşını hak etmeyi ne ara becermiş?

Bir de CV’sinde sergilediği bu diplomalardan bir kısmını, sahte diploma skandalı patlayınca özgeçmişinden neden silmiş?

Gel de sorma…

Bir vatandaş, İmamoğlu’nun diplomasının iptal edildiği gün CİMER’e Hulusi Akar’ın kızının yatay geçişini sordu. CİMER soruyu YÖK-Hacettepe’ye iletti. Gelen yanıt olan biteni doğruladı ama 22 yıl önce için işlem yapılamayacağını da söyledi,

Gerekçe; “Sorumluların eylemlerinin disiplin ve ceza hukuku bakımından zamanaşımına uğraması nedeniyle…”

Peki, uygunsuz olduğunu kabul etsek bile İmamoğlu’nun diploması neden iptal edildi? İmamoğlu’na gelince ‘zaman aşımı’ gerekçesi neden geçerli olmuyor?

Gel de sorma…

AKP’liler CHP’li belediyelere karşı uygulanan yolsuzluk operasyonlarını ‘vallahi bizim dahlimiz yok, onlar birbirlerini ihbar etti, hukuk da gereğini yapıyor’ savunması geliştirdiler.

Peki, Bülent Arınç’ın, ‘Gökçek, Ankara’yı parsel parsel sattı’ sözleri neden ihbar sayılmadı? Bağımsı yargı(!) neden üzerine gitmiyor?

E hani Türkiye hukuk devletiydi, yasalar herkese eşitti?

İstanbul’da savcılığa verilmek üzere oluşturulan 37 büyük yolsuzluk dosyasının akıbeti ne oldu?

Ankara’da Melih Gökçek dönemine dair tam 97 büyük yolsuzluk dosyası hangi sumenin altında?

Gel de sorma…

“Türkiye'nin aylık ihracatı Temmuz'da rekor kırdı” diyorlar. Peki ithalat? Açıklamalara bakıyorsunuz sadece sattıklarımız konuşuluyor peki ya aldıklarımız? İhracatın ithalatı karşılama oranı kaç mesela? Ticaret açığı oranımız kaç?

Neden hep attığımız golleri söylüyorsunuz da yediklerimizden söz etmiyorsunuz?

Maç kaç kaç bitti arkadaş. Bize onu söylesenize. Kaç yediniz, kaç attınız?

Gel de sorma…

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, sahte diploma skandalı iddialarına yönelik ‘iddialar dosya şüphelilerinden birinin soyut beyanına dayanmaktadır. Bu ifade dışında herhangi bir somut bilgi, belge veya tespit mevcut değildir. Kamuoyunun manipülasyon amacı taşıyan bu tür içeriklere itibar etmemesi, yalnızca resmi ve doğrulanmış kaynaklardan yapılan açıklamaların dikkate alınması büyük önem taşımaktadır’ babından bir açıklama yaptı.

Peki, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar, zorla gizli tanık veya itirafçı yapılan dosya şüphelilerinin ‘duydum, sandım, tahmin ettim’ türü soyut ifadelerine dayanmıyor mu?

Bu operasyonların gerekçesinde somut bilgi, belge var mı?

Eğer varsa, onlarca kişi halen iddianamesi bile yazılamayan iddialar yüzünden neden hapiste?

İBB soruşturması ‘örgütlü suç’ kapsamında yürütülüyor. Örgütün lideri Aziz İhsan Aktaş.

Malumunuz örgütlü suçlarda dosyanın tekamülü için örgüt üyeleri yargıya yardımcı olma, itirafta bulunma hallerinde etnik pişmanlık hakkından yararlanır az ceza yer veya tahliye olur. Ki burada amaç örgütün temel yapısına ve liderine ulaşmak, örgütü çözmek, çökertmek ve cezalandırmaktır.

Bizde ki gibi, örgüt liderinin etnik pişmanlıktan yararlandığı ve itirafçı olduğu bir dosya yeryüzünde görülmüş müdür?

Yoksa amaç bir örgütü çökertmekten ziyade bir sözde örgüt üyesinin geleceğini karartmak mıdır?

Gel de sorma…

Gizli bilgiler ifşa olmasın diye ‘gizlilik kararı’ alınan, değme PKK’lı ve Hizbullahçıların içinde olduğu bir komisyonda, toplumdan saklanan ‘gizli bilgilerin’ teröristlerden gizli kalma ihtimali nedir?