CHP lideri Özgür Özel, grup toplantısında hakkı hukuku bilen bir esnafla aralarında geçen konuşmayı aktardı.
Allah’tan korkan esnaf diyor ki; “Kendisine hep oy verdim. Yetmedi gösterdiklerine de verdim. Ama artık bitti” diyor. Özgür Özel’in ‘neden’ sorusunu da şu cevabı veriyor; “Hak geçti!”
Bunu sıradan bir siyasetçi-seçmen diyaloğu olarak görmemek lazım. Çünkü hakka itibar eden çok büyük bir kesim böyle düşünüyor.
Derken yine ve yeni bir ‘hak geçti’ olayıyla karşılaştık. Bolu belediye başkanı Tanju Özcan da tutuklandı. Yetmedi, Bolu’da hapishane bitmiş gibi Ankara Sincan’a sevk edildi.
Sebebini Özgür Özel, Tanju Özcan’ı ziyareti sonrası şöyle açıkladı; “Niye Sincan’dayız? Şundan Sincan’dayız; Tanju Bey’e Bolu cezaevinde iyi bakarlarmış diye…”
İktidar ‘hukuk işliyor, bırakın yargı işini yapsın’ dedikçe yargı erki hukuki süreçleri bir nevi işkence fırsatına dönüştürdü maalesef. Mesela aylarca Silivri’de yatırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar. İBB dosyası sebebiyle yargılandığı ve ikamet adresi İstanbul olduğu halde farklı illere sevk edilen bir sürü isim de var. Şimdi listeye Tanju Özcan da dahil edildi.
Peki suçu ve tutuklanma gerekçesi neymiş?
Özgür Özel’den dinleyelim;
“Şunla suçluyorlar; Bolu’da bir vakıf kurmuş. Kendisi de kurucusu olmuş. Vakfın içinde AK Parti’nin Grup Başkanı var, MHP’nin yöneticisi, MHP’li belediye meclis üyeleri, esnaf odaları, şoförler odası, herkes var. Bolu’nun yoksul, fakir çocuklarına burs verecek bir vakıf. Bir de paramız olursa yaşlılarına huzurevi yaparız’ demişler. 518 öğrenciye dolgun bir burs veriyorlar.
Bağış toplanması için, Bolu’daki bazı billboardlar vakfa verilmiş.
İstanbul’da kurulmuş, Bolu’da her sokak başına çöreklenmiş ve Bolu’nun esnafını batırmış, vergiyi de gidip İstanbul’da veren üç harflilere de ‘reklamınızı bu billboardlara verin ki bu vakıf kazansın’ demişler. Tanju bir şey alıyor mu? Öyle bir iddia bile yok. Zaten bütün Bolu’nun gözü önünde o bağışlar. Şimdi buradan su çıkar mı? Vallahi taştan su çıkarsa buradan da suç çıkar.”
Suçlama, icbar yoluyla irtikap, ne demek? Kamu görevlisinin, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kişiyi tazyik ederek menfaat temin etmesi demek.
Peki suç oluşmuş mu? Özgür Özel’e göre hayır;
“Eğer buradan icbar yoluyla irtikap çıkarsa, bir AK Partili belediye başkanı, bir AK Partili milletvekili dışarıda kalamaz. Ne yolu açtığınızı görün. Bu Türgevlere, TÜGVA’lara yapılan yardımlar var ya bir açın dökün bakalım kim yapıyor? Bu yardımlar niye yapılıyor?
Mesela icbar yoluyla irtikabın bir patenti olsa, vallahi Tayyip Bey’den başkası kullanamaz bu işi. Eğer bu icbar yoluyla irtikapsa patenti Tayyip Bey’de. Bütün vakıflarda bir evladı ya da kızı ya da eşi, yıllardır işaret ettiler bu işi.
‘Bir vakfa bağış yap sonra gel yanıma’ demek suçsa, Türkiye’nin en büyük suçlusu Recep Tayyip Erdoğan. Erdoğan’ın ailesinin bütün olayı bu.
AK Partili yöneticilere söylüyorum, AK Parti’nin üyelerine söylüyorum. Sizin partinizde hangi vakıflara ne destekler verildi, millet ne destek versin, nereye kadar çok istendi? Hanginiz hangi vakıftan geliyorsunuz, o vakıflara ne destekler yapıldığını herkes biliyor.
İşin tuhaf tarafı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni yönetirken İBB’nin kaynaklarından hangi vakıflara ne kadar para yollanmış, hepsi liste liste çıktı.”
Özel’in iddiasına göre burada bir husumet var. Bunu da şöyle aktarıyor;
“Bir husumet var. Nedir? Kartalkaya yangınında bakanlığı yazdılar diye kızıp ‘Buraya Bolu Belediyesi’ni yazın’ diyen başsavcı var ya, hani görevlendirilen ve ‘Bakanlık sorumlu bu işte’ diyen bilirkişilere baskı yapan, bilirkişilerin raporunu kabul etmeyen, onlara zorla istifa ettiren var ya işte bu adamın bu hareketlerini Tanju HSK’ya suç duyurusunda bulundu. Husumetle. Tanju Özcan’la uğraşacak.”
Şunu da söyleyeyim. O başsavcı, normalde başsavcının ifade almaya girecek hali yok. Bir aydır bütün bu vakfa bağış yapanları çağırıyorlar. Savcı ifade arıyor, başsavcı kapıdan giriyor. Değilse inkar etsin. Şahitlerini çıkaralım teker teker. Diyor ki ‘Sizden zorla para almadı mı bunlar vakfa?’ Bağışçı diyor ki ‘Yoo zorla değil, biz de vermek istedik.’ ‘Başkaları öyle demedi, akıllı olun. Akıllı olun doğru ifade verin’ diye tehdit ediyor insanları. Sonunda da gelinen noktada Bolu’da şikayetçi yine kimse yok.”
Görünen o ki bir hak daha geçti.
Ve eminim ‘hak geçti’ diye tercihini değiştirenlere Bolu halkı da eklendi…