Elektrik üzerinde oynanan oyunlar bitmiyor maalesef…
Malumunuz, elektrik faturalarıyla ilgili yeni dönem başladı.
Artık biz elektrik abonelerine gelen SMS’lerde kullandığımız elektrik bedeli ile birlikte devletin sübvanse ettiği bedel yani devlet desteği tutarı da belirtiliyor.
Mesela; “... nolu elektrik aboneliğinize ait 17-04-2025 son ödeme tarihli ilgili donem tüketim bedeli 807.36 TL olup, 437.36 TL'lik devlet desteği sonrasında ödenmesi gereken fatura tutarı 370.00 TL'dir.”
Ne güzel değil mi? Yüce devletimiz kullandığımız elektriğin bile yarısını ödüyor.
Öyle diyor ve size öyle dedirtmek istiyorlar.
Yine de ben bu bilgilendirme için teşekkür etmekle birlikte her vatandaş gibi bir tavsiyede bulunmak istiyorum.
Bu bilgilendirme mesajlarına, enerji şirketlerine yönelik kıyakları, teşvikleri ve vergi aflarını da ekleyiniz lütfen.
Maksat bizi bilgilendirmekse bunları da bilelim, değil mi?
Haliyle bunların bizi doğru bilgilendireceği yok. Biz de muhalefet ne diyor ona bakalım.
CHP’nin gölge bakanlıkları var malumunuz.
Bunlardan birisi de CHP Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz…
Bakalım bu gelen SMS’lerle ilgili neler söylemiş;
“AK Parti’den sübvansiyon aldatmacası! Vatandaşa maliyetine elektrik vermesi gereken hükümet, elektriği özel sektör santrallerinden pahalıya alıp, elektrik dağıtım şirketlerine ucuza satıyor.
Aradaki farkı Hazineden ilave ödenek alarak kapatıp, bu şirketlere aktarıyor.
Aktarılan bu tutar kadar faturalarda indirim yaptık deyip, vatandaşlara bu tutarda ilave vergi getiriyor. Bunun adı sübvansiyon değil, vatandaşı soymaktır!”
Dedim ya yandaş holdinglerinize, bu holdinglere bağlı elektrik üretim/dağıtım şirketlerine getirdiğiniz vergi affı ve indirmeli ve dahi teşvikleri de söylesenize.
Deniz Yavuzyılmaz da onu diyor hem de belgeleriyle;
“AK Parti’nin KOLİN’e ait Soma Kolin Termik Santrali’ne yaptığı devasa teşvik tutarı ödemesini tespit ettik.
2024 yılında Şirkete ödenen kapasite mekanizması teşvik tutarı: 1 trilyon 135 milyar TL.
Bir önceki yıla göre ödenen teşvikteki artış oranı yüzde 899…
Bu teşvik tutarı 51.391 adet asgari ücrete veya 78.509 emekli maaşına denk geliyor!
Üretilmemiş elektrik için ödenen bu teşvik tutarı bir servet transferidir!”
Deniz Yavuzyılmaz boşa konuşmuyor, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Resmi İnternet Sitesi’nden aldığı belgeleri ortaya koyuyor.
Başka?
“2022 yılında AK Parti’nin Cengiz-Kolin-Limak’a ait olan Akdeniz Elektrik’in özelleştirme borçlarını Dolar’dan TL’ye çevirip devasa bir soygun yaptığını tespit ettik. Kamu zararı 910 milyon TL…
Başka?
“AK Parti’nin Kazancı Holding’e ait Bolu Göynük Termik Santrali’ne yaptığı devasa teşvik tutarı ödemesini tespit ettik. 2024 yılında Şirkete ödenen kapasite mekanizması teşvik tutarı: 386 Milyon Lira. Bir önceki yıla göre ödenen teşvikteki artış oranı yüzde 541… Bunun adı soygundur!”
Bir de aylık elektrik tüketimi 295 TL’nin üzerine çıkan konut abonelerine dair bir gelişme yaşandı.
Onun esprisi de şuymuş;
“Aylık elektrik tüketimi 495 TL’nin üzerinde olan konut abonelerinin de değişken fiyat tarifesine dahil edilerek faturalara %140 oranında zam gelmesinin beklendiğini belirttim. AK Parti’den gelen itiraf gibi yanıt: ‘Bir düzenlemeyle 500 lira üzerindekilerle ilgili olarak, bunun üzerine geçtiği zaman bir kademeli artışla ilgili bir planlama var’ Vatandaşı çarpacak bu elektrik zammından derhal vazgeçin!”
Bir not da benden; Dünyanın hiçbir yerinde elektrik dağıtım bedeli üretim bedelinden fazla değildir. Biz dünyanın enayi miyiz?
Elektrik Mühendisleri Odası verilerine göre; Düşük tüketimli konut faturasında enerji bedeli sadece yüzde 19,1…
Vergi ve fonlar da toplam faturanın yaklaşık yüzde 10’u.
Başka bir deyişle, elektrik faturasının yüzde 70,9`unu ise dağıtım bedeli oluşturuyor.
Yani, enerji bedelinin yani faturanın asıl özünü oluşturan unsur devede kulak…
Giderek şişen dağıtım bedellerinin Cengizler, Limaklar, Zorlular, Çalıklar, Kolinle, Kazancılar, Türkerlerler, Kilerler, Sabancılar, Akkökler’in kasalarına aktığı bir düzen işliyor.
Milyonlarca çalışanın alın teri, özelleştirme adıyla yağmalanan kamu kaynakları üzerinden holdinglerin kasalarını dolduruyor.
Ama olsun nasılsa devlet faturamızın yarısını ödüyor değil mi?