CHP’NİN Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu 19 Mart 2025’ten beri tutuklu. Yani önümüzdeki Mart’ın 19’unda tam 365 gün olacak... Hiçbir yere kaçma şüphesi olmayan bir başkanın, sonucu belli olmayan bir yargılama sisteminde baştan cezalandırılması, yani özgürlüğünün alınması Anayasal suçtur... Zaten Ekrem İmamoğlu ve onunla birlikte tutuklanan birçok belediye başkanı ve yöneticisi için uygulanan bu tutumun “hak ihlali” olduğunu tarafsız hukukçular her fırsatta söylüyor...
Yalnızca hukukçular değil, kararlarının her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını bağlayan Anayasa Mahkemesi de birçok tutuklu için “hak ihlali” görüşünü ortaya koyuyor...
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve aynı zamanda CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu’na, geride kalan hafta içinde ziyaret yasağı kondu...
Onu ziyaret etmek isteyen birçok milletvekili, Adalet Bakanlığı duvarına takıldı.
İmamoğlu ile görüşme yasağı ne kadar devam edecek bilemem, ancak İmralı’daki bebek katili Apo ile istedikleri zaman görüşüyor DEM Partili yetkililer.
16 MİLYONUN FİKRİNE KELEPÇE
Yani, 16 milyonun oyunu alarak ezici bir üstünlükle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’na yasak olan ziyaret; bu ülkede 50 bin insanımızın canına kastetmiş olan Abdullah Öcalan’a serbest durumda...
Sizin vicdanınız bu durumu kaldırıyor mu?
Bu nasıl bir adalet, bu nasıl bir anlayış?
Yemin töreninde, defalarca “Ben bu ülkenin Adalet Bakanıyım... 86 milyonun bakanıyım... Türkiye’de hukukun üstünlüğünü gerçekleştirmek ve sorunlarını çözmek için buradayım” diye demeç veren Bakan Akın Gürlek, aslında bu tutumu ile ülkemizdeki muhalefet partilerine nasıl davranacağının ipuçlarını da vermiş oldu.
Bunca insanı “suçlu” addederek ceza evlerine tıkmakla neyi ispat edeceksiniz?
Tüm muhalefet parti belediye başkanlarını ve yöneticilerini bu şekilde hapse atarak neyi ispat edeceksiniz?
Devletin temelini “adalet” mekanizması oluştururken, bu taraflı uygulamalarla hangi devletten ve hangi adaletten bahsedeceksin?
Bu keyfi uygulamalardan şunu anlıyoruz ki, dün muhalefet belediyelerine “taraflı” tutum sergileyen Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, oturduğu Adalet Bakanlığı koltuğunda da bu yanlı tutumunu artırarak devam ettirecek.
ZULUMLE ABAD OLUNMAZ!
2019’daki İstanbul Büyükşehir Belediye seçimini hatırlatayım... Ekrem İmamoğlu’nun karşısına çıkan son Başbakan ve Meclis Başkanı Binali Yıldırım 14 binlik oy farkına itiraz edince seçimler tekrarlanmış ve bu defa da fark 800 bine çıkmıştı...
2023’deki seçimleri hatırlatayım... Bu defa Ekrem İmamoğlu’nun karşısına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u çıkardılar... Seçimleri kazanmak için Ankara’dan Devlet desteği alan Murat Kurum, tüm çabalara rağmen “tuş” denebilecek bir farkla kaybetti...
İmamoğlu’nun karşısına kimi koydularsa bir yararı olmadı.
Demek ki neymiş? Sen ne yaparsan yap, insanların kalbinden, gönlünden o sevgiyi söküp atamazsın!
GEÇMİŞTE ÖRNEĞİ ÇOK!
Türkiye, aynı durumu aslında 1983 Genel Seçimlerinde yaşamıştı... Ama bundan demek ki dersler çıkarılmamış... O seçimlerde de rahmetli Turgut Özal, kurduğu ANAVATAN Partisi ile yola çıkmıştı... Darbeci askerler tarafından önüne birçok engeller kondu... 1980’de 12 Eylül Darbesi’ni yapan askerler, yine eski bir emekli paşa olan Turgut Sunalp’in Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin kazanması için insanlara olmadık baskılar yaptı...
Sonuç ne oldu?
Turgut Özal, ezici bir çoğunlukla seçimleri kazandı... Turgut Sunalp’in partisi ise eriyip gitti.
Şimdi de aynı durum... Olası bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ekrem İmamoğlu’nun kazanacağını herkes biliyor... Sen, haksız yere adamın 35 yılık diplomasını iptal eder, yine haksız yere “vatan hainliği” gibi çok ağır suçlarla İmamoğlu’nu hapse tıkarsan, bu milletin sevgisini köreltmez, tersine daha da kamçılarsın...
İnanmıyorsan... Ekrem’i sal ve seçimlerde nelerin olacağını görün... Sıradan bir başkanı kendi elinizde kahraman yaptınız...
***************
ANLAMLI SÖZ
“Bir insanı sevmek istiyorsanız, ona adaletle yaklaşın. Adaletli insan, dünyada en çok sevilen insandır...”
ANONİM