Sosyal medya, olaylara olan tepkilerimizi hızla yansıtan bir platform... Ancak, bu tepkiler çoğu zaman geçici oluyor, kayboluyor ve ardında hiçbir iz bırakmıyor. Mesela, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda ya da herhangi bir milli bayramda herkesin sosyal medya hesaplarında paylaşımlar yapması, coşkuyla kutlama mesajları yazması, “ne kadar duyarlı ve bilinçli” olduklarını gösterme çabaları, birkaç gün sonra her şeyin unutulması...

Ya da daha güncel bir örnek verelim: Bir yangın çıkar, büyük bir felaket yaşanır, hatta bir olay, felaket ya da afet meydana gelir. Herkes telefonlarını eline alır, o an duygusal paylaşımlar yapar, "duyarlıyız", "yardıma koşuyoruz" mesajları verir. Ancak ertesi gün ne olur? Sosyal medya, bir gün önceki olayla ilgili paylaşımlarla dolup taşarken, herkes hızla normal hayatına geri döner. Ne yardım ne dayanışma, sadece anlık paylaşımlar. Gerçek bir farkındalık, bir katkı bırakmak yerine yalnızca sanal dünyada geçici bir "sosyal sorumluluk" gösterisi sergilenir.

Ama işin asıl can alıcı noktası şu: Duyarlılık bir günle, anlık paylaşımla sınırlı olmamalı. Gerçek duyarlılık, olaylar geçtikten sonra da devam etmeli. Sosyal medya üzerinden "farkındalık yaratmak" kolay. Ama esas mesele, bu farkındalığı günlük hayata taşımak. Bir yangın söndü, bir doğal afetin yaraları sarıldı diye o konuda sessizleşmek, o konuda hareketsizleşmek, aslında duyarsızlık değil mi? Gerçek duyarlılık, sadece bir günün coşkusuyla değil, her günün, her anın sorumluluğuyla yaşanır.

Örneğin, 19 Mayıs’ı kutlamak, gençliği yüceltmek, sadece o günle sınırlı olmamalıdır. Her gün gençlerin sorunlarına duyarlı olmak, onlara fırsat yaratmak, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak, devletin ve halkın her bireyine fırsatlar sunmak gerekir. Toplumda gerçekten değişim yaratmak istiyorsak, duyarlılığımızı sadece sosyal medyada bir günlük performansla sınırlamamalıyız. Gerçek anlamda duyarlı bir toplum olabilmek için, bu davranışları günlük yaşamımıza entegre etmeli ve sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz.

Hadi hep birlikte duygusal paylaşımlar yapalım, milli bayramlarda coşkuyla kutlama mesajları atalım ama sadece bir günle yetinmeyelim. Duyarlılığı, günübirlik sosyal medya paylaşımlarına hapsolmuş bir gösterişten öteye taşıyalım. Duyarlılık bir gün değil, her gün olsun!