Seçim bitti. Seçim sürecinin hayal dünyasından acı gerçeklere döndük.

Hoş, bilenler ve görenler için tablo o süreçte de karanlıktı ama gaz bulduk, petrol bulduk, Togg ürettik türü illüzyonlarla milyonlarca insana asıl tablo unutturuldu.

O tablonun önemli bir göstergesi işsizlik oranımız…

Nitekim Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 Nisan İşgücü İstatistiklerini açıkladı.

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2023 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 74 bin kişi artarak 3 milyon 585 bin kişi oldu.

İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 10,2 seviyesinde gerçekleşti.

İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,1 iken kadınlarda yüzde 14,3 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı 2023 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 521 bin kişi artarak 31 milyon 610 bin kişi, istihdam oranı ise 0,8 puan artarak yüzde 48,4 oldu.

Bu oran erkeklerde yüzde 65,9 iken kadınlarda yüzde 31,2 olarak gerçekleşti.

İşgücü 2023 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 594 bin kişi artarak 35 milyon 195 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,9 puan artarak yüzde 53,9 olarak gerçekleşti.

İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,7 iken kadınlarda yüzde 36,4 oldu.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,2 puanlık azalış ile yüzde 19,1 oldu.

Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 15,7, kadınlarda ise yüzde 25,4 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2023 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 0,2 saat azalarak 44,4 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2023 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 1,7 puanlık artış ile yüzde 23,8 oldu.

Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 17,1 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 17,5 olarak tahmin edildi.

Tablo vahim…

Bir diğer gösterge de akaryakıt zamları…

Aktarmadan önce bir parantez açayım; Akaryakıt fiyatlarını belirleyen Brent petrol fiyatı 14 Mayıs’tan yâri ilk tur seçimimizden bu yana yüzde 12 oranında düştü.

Sağlıklı bir ekonomide bu indirimin halka yansıması gerekiyordu.

Yansıyor mu? Hayır…

Aksine sürekli artış var ki seçim sonrası yaklaşık 4 TL ortalama yüzde 21 zamlandı.

Çünkü iktidar enerji ve akaryakıta ticari gözle bakıyor. İktidar bu yolla özellikle de seçim ekonomisi uygulayarak yarattığı bütçe açığını kapatmak istiyor.

Malumunuz enerji ve akaryakıt zamları vatandaşa sadece tüketim artışı olarak yansımıyor.

Enerji ve akaryakıt zamları iğneden ipliğe zam furyasına sebep olduğu için vatandaşa iki kere yansıyor.

CHP’li Ahmet Akın önceki gün basın toplantısında aktardı;

“Türkiye’de akaryakıt fiyatlarını belirleyen BRENT petrolün fiyatı, seçimin yapıldığı 14 Mayıs’ta 85 dolarken bugün 75 dolar seviyesine kadar geriledi. Başka bir deyişle bu süreçte BRENT petrolün fiyatı yüzde 12 oranında düştü. Ancak 14 Mayıs’ta 19 lira 81 kuruş olan benzinin litre fiyatı, 4 lira 18 kuruş artarak 23 lira 99 kuruşa yükseldi. Benzer bir şekilde, 14 Mayıs’ta 18 lira 58 kuruş olan motorin litre fiyatı ise 3 lira 59 kuruş artarak 22 lira 17 kuruşa yükseldi. Motorin yüzde 19,3, benzin yüzde 21 oranında zamlandı. Zamların temel nedeni, Türk lirasının döviz karşısında yaşadığı olağanüstü değer kaybı. Yerli ve milli paramız değer kaybettikçe akaryakıt başta olmak üzere iğneden ipliğe her şeye maalesef zam gelmeye devam edecek.”

Kamuoyunun bir kesimine göre dış güçler milli ve yerli hükümetimize operasyon çekiyor.

Alakası yok elbette…

Ey ahali! “Türkiye’de ve dünyada akaryakıt fiyatları düşerken, senin ülkene zamlı akaryakıt mı veriyorlar?

Elbette hayır.

Zamların en temel nedeni, Türk lirasının döviz karşısında yaşadığı olağanüstü değer kaybı.

Yerli ve milli paramız değer kaybettikçe akaryakıt başta olmak üzere iğneden ipliğe her şeye maalesef zam gelmeye devam ediyor.

Ayrıca Dolar artmıyor, Türk lirası düşüyor, değer kaybediyor.

Peki Dolar neden artıyor ve TL neden değer kaybediyor?

Dış güçler gece yarısı Türklere şu fiyattan döviz vereceğiz diye karar alıp mı belirliyor?

Hayır. Döviz kurunu serbest piyasa ve haliyle senin döviz ihtiyacın belirliyor.

Dış borcun yüksek, hazinen ve haliyle kasan tamtakır olunca piyasadan döviz çekmek zorunda kalıyor ve haliyle bu dövizi oldukça pahalıya alıyorsun. Bütün mesele bu…

Paranın değerini arttırmak da üretimden ve Türk lirasını cazip hale getirmekle mümkün.

Sizin yerli ve milli iktidar özellikle TL’nin değerini arttırmak konusunda sıkıntılı.

Çünkü nas var! O nas gereği faizler ha bire düşüyor.

Faiz düşük olunca da yerli ve yabancı yatırımcı altın ve dövize yöneliyor. Altın ve dövize talep artınca da senin TL yerlerde sürünüyor.

Sen hala dış güçleri sorumlu tutmaya devam et!